Ankara
16 Aralık 2018 Pazar
Bugün
Bulutlu
7 °C
2 °C
Pazartesi
Bulutlu
7 °C
3 °C
Salı
Sağanak
5 °C
4 °C
DOLAR
5.3710
EURO
6.0755
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Son Yorumlananlar
Ankara için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:17 08:01 13:01 15:25 17:43 19:15
Bugün bana yarın sana lazım olacak nedir? ADALET GENE ADALETTİR

Unutma !
Soğuk iklimde yaşayan tatlı su kaplumbağası türü olan kaplumbağaların,sonbaharda derin bir nefes alarak girdikleri sudan,ilkbaharda çıktıklarını ve bu kaplumbağaların üç ay oksijensiz hayatta glikolizden enerji sağlayarak kalabildiklerini ve bunların kalp atışlarının dakikada bir olduğunu,

Su kaplumbağları hakkında bilgi
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
OLİGARŞİ, DEMOKRASİ, HUKUK DEVLETİ
Elit Gazete
Tarih: 23.10.2017 14:35:12 / 237okunma / yorum
Prof.Dr.Av.Nurullah Aydın

OLİGARŞİ, DEMOKRASİ, HUKUK DEVLETİ

 

Parlamenter sistem, anayasal sistem, demokratik kurum ve kurallar, yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı ilke kavram ve kurumları artık ortadan kaldırılmış durumdadır. İlkel sapkın çağdışı bir çete ve sistemi şimdilik var.  Halk ise sanal ve topal bir demokrasiden, gerçek çağdaş demokrasiye kavuşmak için çırpınmakta, arayış içinde.  

 

İddialar hep şu noktada sürdürülmektedir: Millet iradesinin ipotek altına alındığı, vesayetin bürokratik oligarşiye dönüştüğü artık anlaşılmış ve bunu değiştirecek bir istikâmete doğru yönelmiştir. Seçimler “başları boyunlarından burgulu heykeller gibi” sadece iktidarın başını değiştirmiş ama beden hep aynı kalmış ve bürokratik oligarşi fiili egemenliğini hep sürdürmüştür. Gecekondu ve çarpık yapılaşmayı onlar yapmış, düzeltilmesi seçilen iktidarlara kalmıştır. Ekonomiyi onlar “har vurup harman savurmuş”, derlenip toparlanması seçilmişlere bırakılmıştır.

 

Bu kesimin dediği şu; hiçbir alanda yeteneğini gösterememiş, üretken olmayan kişi ve kişiler seçimi kazanınca ülkeyi istediği gibi yönetmeli, hiç ama hiç kimse müdahale etmemeli, hiçbir kural kurum müdahale etmemelidir.

 

Böyle bir devlet var mı dünyada acaba! Devletler organizmalardır. Kalıcı kurumları, her zaman herkesin uyacağı temel kurallar yani yasalarla işler. Demokrasi yani seçimlerle yönetenlerin değişimi ayrı devlet ayrıdır. Demokrasi halkın; devleti yani kurumları kurallarla yöneteceklerin belli dönemlerde seçimi ile değiştirilmesi demektir.

 

Tutturmuşlar vesayet rejimi diye! Peki ama neden?

Çünkü her kesim kendi vasi olmak ister, kendi mutlak iktidarını kurmak ister. Destek istedikleri ise paryalar yani halk yığınlarıdır. Eğitimi düşük geliri düşük, sloganlara kavramlara biat edebilen yığınlar. İnsanlık tarihinde tüm diktatörler, oligarşik güçlerin kullandığı, istismar ettiği kesim halk yığınlarıdır.

 

Demokrasi ile vesayet rejimi arasındaki en önemli fark, üstünlerin hukukunun mu? yoksa hukukun üstünlüğünün mü? egemen olması kavramında düğümlenmektedir. Bu kavram, kurumların hukuka tâbî olmasını ve evrensel hak ve özgürlüklerin herkes için dikkate alınmasını, hukukun önünde "herkesin bir tarağın dişleri gibi eşit olmasını" gerektiriyor.

 

Şimdiye kadar dokunulmazlıkların arkasına saklanarak millet iradesini hiçe sayanlar, şimdilerde mutlak otoriterlik sistemi kurdular. Muhalif olanları sürekli gündemde tutarak arap sapkın dincilik çığlığı atmakta halk uyutmaya uyuşturmaya devam etmekteler. Oysa ne yargı siyasallaşmalı, ne de siyaset hukuksuzlaşmalıdır.

 

Türkiye´de yargı başta olmak üzere bazı kurumlar, oligarşik güç anayasalarının verdiği imtiyazlı konumdan yararlanarak kendilerini hukukun tanımlayıcısı ve tamamlayıcısı olarak görmektedir. Anayasa Mahkemesi bir senato gibi kendisini Meclisin; Danıştay da Hükümetin üzerinde görerek karar vermekte, siyaseten hemen her şeyden sorumlu tutulan hükümet ise kişiye odaklı bir yapını emrinde. Halk ise “eli kelepçeli, ayağı prangalı” bir halde sanki engelli yarış pistinde koşar gibi yol almaya yaşamaya çalışmaktadır.

 

İktidar ve oligarşik güçler arası iktidar kavgaları ile çıkarılan suni engeller olmasaydı belki de Türkiye bu gün on kat daha büyük olurdu. Bazen askeri müdahaleler, bazen de yargı yoluyla hükümetin "ayağına karpuz kabuğu konularak" başarısız olması ve toplumsal desteği kesilerek zayıflatılması hedeflenmiş, ürkütülen ekonomi ve azdırılan terörle bozulan istikrardan "parsa" toplanmaya çalışılmıştır. "Bulanık suda balık avlama" hesabı yapanlar, ikbal ve istikballeri uğruna milletin sıkıntısını hiçe saymakta, hatta bunu bile kendi lehlerine istismâr etmeye çalışmaktadır.

 

Çağdaş dünya`da soğuk savaşın en etkili silahı terör ve terör örgütleridir. Günümüz savaşları teknoloji ağırlıklı olduğu için galibin de mağlubun da yıkımına ve iki tarafta da iktidar değişikliğine sebep olmaktadır. Özellikle demokrasi ile yönetilen ülkelerde iş başındaki idareciler "maşa varken elle ateş tutmanın" zararına inandıkları için, terör örgütlerine eylem sipâriş etmeyi daha kolay, ucuz ve risksiz bularak tercîh etmektedir.

 

Bugün yüzümüze gülen dost kılıklı bazı ülkelerin, sırtımızı dönünce nasıl terör örgütünün sırtını sıvazlayarak eylem yaptırdıklarını bilgi ve belgeleriyle biliyoruz. Tırmandırılmaya çalışılan terörün arkasında, "kendi çalıp kendi oynayan" din maskeli hırsız sahtekar siyasi kadrolar oluşturdular.

İpleri ellerinde olan çete yönetiminde bir Türkiye gerçekleştirdiler. Karşılarında “kabına sığmayan” bir Türkiye buldular. Ama ne olursa olsun Türkiye geri dönülmez bir yola girmiş ve artık “cin şişeden çıkmıştır.”

 

Terörden siyasi ve maddi rant sağlayanların engelleme ve sulandırma çabalarına rağmen Millî Birlik ve Kardeşlik Türk Milletinin vazgeçilmez gerçeğidir. Anadolu´daki gönül bağımıza kezzap dökerek bizi bölmeye çalışanların ayrılıkçı gayretleri, kültürel köklerimizden aldığımız güçle yapıştırılıp geçmişte olduğu gibi şimdi de yok edilecektir.

 

Günün Sözü: Doğmalara göre düşünen insan, insan değil robotlaşan mekanik bir varlıktır.

Av. Prof.Dr.Nurullah AYDIN

23 Ekim 2017-ANKARA

Anahtar Kelimeler: OLİGARŞİ, DEMOKRASİ, HUKUK, DEVLETİ
Yazarın Diğer Yazıları
1954-2018 (25 Ekim 2018 - Perşembe)
İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA (15 Ekim 2018 - Pazartesi)
SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME (09 Ekim 2018 - Salı)
ABD-NATO VE TÜRKİYE (01 Ekim 2018 - Pazartesi)
SOYTARILARIN MUHBİR ÇETELERİ (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
EĞİTİM-ÖĞRETİM (17 Eylül 2018 - Pazartesi)
HEDEF TÜRKİYE AMA NEDEN? (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
HAK, HUKUK, VİCDAN (04 Eylül 2018 - Salı)
ARAPÇI YOBAZLAR, MÜRTECİLER VE İSLAMCILAR (27 Ağustos 2018 - Pazartesi)
KURBAN, DİN´LER, MÜSLÜMANLAR (20 Ağustos 2018 - Pazartesi)
MESELE DOLAR ARTIŞI DEĞİL ARKADAŞ (13 Ağustos 2018 - Pazartesi)
MEDYA SİLAHI İLE YÖNLENDİRMEK (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
KİŞİLİKLER VE YAŞAM ANLAYIŞLARI (17 Temmuz 2018 - Salı)
HİTLER SEÇİMLE İKTİDARA GELDİ YA SONRA.. (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
BİATÇILIK, DESPOTİZM, HUKUK VE DEMOKRASİ (02 Temmuz 2018 - Pazartesi)
YÖNETİM, ALGI VE STRATEJİK AKIL (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
YÖNETİM, ALGI VE STRATEJİK AKIL (19 Haziran 2018 - Salı)
KONU EKONOMİDE FIRTINA AMA.. (19 Haziran 2018 - Salı)
SAĞLIKLI GÜÇLÜ TOPLUM (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
VATANDAŞ VE MİLLETVEKİLLERİ AYRICALIĞI (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
ABD-TÜRKİYE ANTLAŞMALARI (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
SİNSİ GİZLİ EMİRERLERİ, YANDAŞLAR (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SÖZLER VE YAZILAR (07 Mayıs 2018 - Pazartesi)
ÜZÜLMEK VE ÖZELEŞTİRİ (01 Mayıs 2018 - Salı)
SUÇLAYANLAR VE SUÇLANANLAR (24 Nisan 2018 - Salı)
SOSYAL AJANLAR, MUHBİRLER (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
TETİKÇİ İSPİYONCULAR (09 Nisan 2018 - Pazartesi)
DÜŞÜNMEYE FIRSAT VERİLMEYENLER (02 Nisan 2018 - Pazartesi)
HUKUKTA KEYFİLİĞE YER YOKTUR (26 Mart 2018 - Pazartesi)
BİLİM; BİR ESERİ YOK AMA PROFESÖR (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
TÜRK MİLLETİ VE ORTAK DOKU (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
ÇARESİZLİK VE ACİZLİKLİK Mİ? (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
GÜVENSİZLİK VE AYRIŞMA (29 Ocak 2018 - Pazartesi)
REJİM DEĞİŞİRKEN (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
DEVLET-TOPLUM-İNSAN VE HUKUK (02 Ocak 2018 - Salı)
2018 YILI KUTLAMA MESAJI (31 Aralık 2017 - Pazar)
ANAYASAL DÜZENDE-HUKUK DEVLETİNDE EROZYON (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
KİMLİĞİNİ GİZLEYEN SİNSİ HAİNLER (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
İSLAMCILARDA PANİK (12 Aralık 2017 - Salı)
YÖNETİMLER, DEMOKRASİ VE HALK (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
DEĞİŞEN NE? ALGIDA FARKLILIK (21 Kasım 2017 - Salı)
SIRITARAK KİMLİK DEĞİŞTİREN FIRILDAKLAR (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
GÜÇLÜ YÖNETİM, STRATEJİK AKIL (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
CİDDİYET, TUTARLILIK VE YÖNETİM (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMA MESAJI (29 Ekim 2017 - Pazar)
MASKELİ FIRILDAKLAR (20 Ekim 2017 - Cuma)
İHANET ÇETESİ VE İLİZYONU (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
HALK UYUTULURKEN AJANLAR SAVAŞI (25 Eylül 2017 - Pazartesi)
DİKKAT DİNLENİYOR TAKİP EDİLİYORSUNUZ. (11 Eylül 2017 - Pazartesi)
1 Eylül Dünya Barış Günü (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
MİKRODALGA İLE BEYİN KONTROLÜ (29 Ağustos 2017 - Salı)
KİMLER NELERİ TARTIŞIYOR (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
EGEMENLİK DUYGUSU STRATEJİK ALDATMA VE YANILTMA (14 Ağustos 2017 - Pazartesi)
SİNSİ HAİNLER VE ROBOTLAŞTIRILANLAR (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
SAPKIN İSLAMCI ARAPÇILARIN ÇIĞIRTKANLIĞI (24 Temmuz 2017 - Pazartesi)
DERS ALMASINI BİLMEK (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
GÜVENİ İSTİSMAR EDENLER (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
KİRLETİLEN, SOLAN ADALET (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
KÜRESEL ODAKLAR VE TÜRKİYE (30 Haziran 2017 - Cuma)
ÇIĞIRTKANLAR, GÜVEN VE UMUT (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası (12 Haziran 2017 - Pazartesi)
BİLGİ, ALGI, MEDYA, HUKUK (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
DUYARLI OLMAK AMA NEDEN, NELERE? (22 Mayıs 2017 - Pazartesi)
KUKLALAR, GÖREVLİLER VE KARAR VERİCİLER (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
İSLAMCILIK, CEMAATLER VE TARİKATLAR (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
UYUYAN AJANLAR, CASUSLAR (02 Mayıs 2017 - Salı)
BUNALIM, ARAYIŞLAR (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
İNSANLAR VE HAYVANLAR (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
ZİHNİYET VE KİMLİK ŞAŞKINLIĞI (10 Nisan 2017 - Pazartesi)
KİRLİ PROPAGANDA VE MİLLİ İRADE (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
KİME KİMLERE GÜVENİLİR? (27 Mart 2017 - Pazartesi)
HESABI; KİM KİMLERE NASIL SORACAK? (27 Şubat 2017 - Pazartesi)
HEM KANDIRAN, HEM KADIRILANLAR (20 Şubat 2017 - Pazartesi)
AYRIŞTIRMA- ÇATIŞMA- BÖLME (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
İSLAMCI TERÖRİSTLER (06 Şubat 2017 - Pazartesi)
SOSYAL ŞİZOFRENLERE DİKKAT (01 Şubat 2017 - Çarşamba)
AYRIŞTIRICI, UYUŞTURUCU DİL (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
DÖNMELER, DÖNEKLER VE SİYASET (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
REJİM, OTORİTER VE DEMOKRATİK YÖNETİM (09 Ocak 2017 - Pazartesi)
YÖNETİCİ VE AYDIN SORUMLULUĞU (26 Aralık 2016 - Pazartesi)
KİM DOĞRU SÖYLÜYOR? (13 Aralık 2016 - Salı)
NEYİN MÜCADELESİ BU? (06 Aralık 2016 - Salı)
GERÇEKLER VE TARAF OLMAK (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
Sayfa: