Ankara
25 Eylül 2018 Salı
Bugün
Güneşli
25 °C
15 °C
Çarşamba
Bulutlu
14 °C
10 °C
Perşembe
Parçalı bulutlu
18 °C
7 °C
DOLAR
6.1240
EURO
7.2057
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Son Yorumlananlar
Ankara için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:17 08:01 13:01 15:25 17:43 19:15
Bugün bana yarın sana lazım olacak nedir? ADALET GENE ADALETTİR

Unutma !
BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ? -Hapşırdığınız zaman kalbinizde dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur. (Ya bi kez griptim hesapladım 120 kez hapşırmışım demek ki kalbim 1 dakika durmuş o gün) -Eiffel kulesinin tepesine çıkana kadar

İlginç Bilgiler
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Öğretmen!…
Elit Gazete
Tarih: 23.11.2017 09:27:03 / 208okunma / yorum
Arzu Kök

Öğretmen!…
  
Öğretmenlik mesleği açısından, uluslararası anlamda “5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü” var olmasına karşın, Türkiye´de 12 Eylül sonrasında ilan edilen “24 Kasım Öğretmenler Günü” var ona ek olarak. O gün, her fırsatta mağdur edilen, “az çalışıyorlar”, “çok tatil yapıyorlar” diyerek siyasiler tarafından her fırsatta aşağılanan öğretmenlerin aslında ne kadar “kutsal” bir iş yaptıkları o gün hatırlanır ve hatırlatılır olagelmiştir. Acil çözüm bekleyen en temel sorunlar bile gündeme getirilmeyecek belki de o gün. Bir bayram edasıyla kutlanacak yine… 

 

 Hani derler ya bir kurbağayı soğuk suya koyup ateşte kaynatırsanız kaçmaz, hissetmeden yavaş yavaş ölür. Yazık ki ülkemizde öğretmenler de kurbağa gibi ateşin üzerindeki suya konmuş durumdalar.  Yavaş yavaş ölmeleri bekleniyor. Ama tüm bunlar hiç göze görünmeden, öğretmenlerin yaptıkları görevin kutsallığından söz edilecek yeniden… Öğretmenin o kutsal görevi yaparken yaşadıklarından bahsedilmeyecek çoğu yerde.

Yaklaşık 15 yıldır aynı iktidar tarafından yönetiliyor canım ülkemiz. Ancak bu süreç içerisinde öğretmenlerin giderek ağırlaşan çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirmek, artan iş yükünü azaltmak, insan onuruna yaraşır bir ücret almasını sağlamak ve eğitimin niteliğini en azından OECD ülkeleri ortalamasına taşımak gibi bir hedefi olmamıştır hiç iktidarın. 

Zaten sorunlu bulunan eğitim sisteminde 4+4+4 dayatmasıyla büyük bir alt-üst oluş yaşanmıştır. Öğretmenler, öğrenciler ve veliler büyük sorunlarla karşı karşıya bırakılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı attığı her adımda, başlattığı her uygulamada öğretmenlerin, yardımcı hizmetli ve memurların daha fazla çalışabilmelerinin önünü açmış, en temel ihtiyaçları bile görmezden gelmiştir. Çalışma koşulları giderek esnek, kuralsız ve güvencesiz hale getirilmiş, angarya çalışma uygulamalarının artması ve son olarak iş güvencesine göz dikilmiş olması tüm öğretmenleri büyük bir tedirginlik ve karamsarlık duygularıyla baş başa kalmaya itmiştir. 

Öğretmen nedir diye sorarsak alacağımız yanıt; “Toplumunun aydın bir üyesi, dünya topluluğunun uyanık bir üyesi ve mesleğinin yeterli bir üyesi” olacaktır. Daha sonra ise her koşulda tarafsız olması ve kendisini her zaman yenilemesi gerektiği söylenir. Ne kadar güzel özellikler. Ve bu özellikler öğretmeni toplumun bir bireyi olarak kabul eder ve bu toplumda onu saygın bir yere koyar. Ancak ülkemizde, bugünün koşullarında öyle mi?

Maalesef değil. Yıllardır çözülemeyen eğitim sisteminin sorunları, hem öğretmenleri hem de diğer eğitim emekçilerini olumsuz etkilemektedir. Tüm bunlar aslında bilinen gerçeklerdir ama bir türlü onlara çözüm bulmak gibi bir telaş içerisine kimseler düşmez nedense. Öğretmen çok değerlidir, kutsal bir görevi vardır denir ama öğretmen hangi sorunlarla uğraşmak durumunda kalır; bilen, gören olmaz pek. 

Yazıktır ki Eğitim-Sen´in ortaya koyduğu verilere göre:

- Öğretmenlerimiz tüm OECD ülkeleri arasında en çok çalışan ve en düşük ücreti alan öğretmenler arasındadırlar.

- Öğretmenlerimizin %80´i geçinebilmek adına ek iş yapmak durumundadırlar.

- Sık sık değişen eğitim sistemi nedeniyle öğretmenlerimiz siyasi iktidarın ve bakanlığın elinde bir oyuncak haline gelmiştir.

- Öğretmen açıklarının giderilmesi adına gerekli çalışmalar yapılamamış, günümüze değil 40 kişiden fazla öğretmen adayı resmen intihara sürüklenmiştir.

- Son yıllarda eğitimde benimsenen esnek çalışma uygulamaları nedeniyle aynı işi yapan farklı statüdeki öğretmen istihdamı gündeme gelmiş, kariyer basamakları ve performans değerlendirme sistemi nedeniyle de öğretmenler birbirlerine rakip hale getirilmiş, hatta öne geçmek adına iftiralara varan çirkin olaylar cereyan etmeye başlamıştır.

- Demokratik haklarını kullandıkları, sendikalara üye oldukları, düşüncelerini özgürce ifade ettikleri için birçok öğretmenimiz sorgulama geçirmekte, sürgün ve cezalarla karşı karşıya gelmekte, yetmezmiş gibi görevlerinden el çektirilmektedir. 

- Eğitime bütçeden yeterli bir pay ayrılmadığı için çeşitli gerekçelerle öğrencilerden para toplayan bir tahsildar gibi görev yapmak mecburiyetinde kalmışlardır öğretmenlerimizin çoğu.

 Atatürk; “Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” demiştir fakat hep korkmuşlardır öğretmenlerden. Atatürk sonrasında hep korktular öğretmenlerden. Peki ne yapıyor bu öğretmenler? Atatürk günü düzenliyorlar, Atatürk´e bağlılıklarını belirtiyorlar; demokrasi denen düzenin, ağaların, beylerin yönetimi olmadığını, halk çocuklarına ve halka öğretiyorlar. Ezilmeden de yaşamanın olanaklarını, cennet özlemiyle her gün kahrolmaktansa mutlu bir dünya yaratmanın da kendi ellerinde olduğunu öğretiyorlar. Aslında onlara bu anlamda, demokrasinin gerçek öncüleri demek gerekmez mi?

Suçlan ne? Filanca gazeteleri. filanca dergileri okuyorlar; fakir çocuklarla daha çok ilgileniyorlar; içlerinden biri tutuyor: “Ben memleketimin fakir halkından yanayım...” diyor; çok kitap okuyorlar, çok kitap… Bazıları gibi aylıklarını alıp, devlete millete dua etseler, sık sık devlet büyüklerini övseler, tavla, altmışaltı, pişti oynasalar, sağı solu çekiştirseler, yollarının üstündeki meyhanede, kulüpte ya da bakkalda tekelle ilgili vergilerini ödeseler kimse karışmaz onlara değil mi? Ama halktan yana olup halkla hareket edince işten kovuluyor, hapse atılıyorlar… Yok yere işlerinden uzaklaştırılan Nuriye ve Semih haklarını alabilmek adına girdikleri açlık grevinde ölüm kalım savaşı veriyorlar ama umursanmıyorlar bile; devlet ve devlet büyükleri tarafından. Vicdanlar kör, sağır. Ve o iki öğretmen yok yere ölümün eşiğindeyken atılacak yine öğretmenin değeri üzerine nutuklar…

Korkuyorlar! Bütün telaşları, saldırıları, korkularından. Öğretmenlerin halkı uyarmasından korkuyorlar.

Siz!... Memleketimin inanmış öğretmenleri, siz!... Korkmayın, bir gün başaracaksınız toplumu uyandırmayı; işte o zaman kimse tutamayacak bu güzel ülkeyi ve cümle alem anlayacak bu ülkenin ne demek olduğunu… 

24 Kasım Öğretmenler Gününü kutlayacağız!... Evet onlara bir gün bahşedilmiş ama bu kadar çok sorunla boğuşurken öğretmenler bu günü nasıl kutlayacaklar? Tartışılır doğrusu. Tüm öğretmenlerimize kolaylıklar diliyor, Öğretmenler Günlerini kutluyorum.

Anahtar Kelimeler: Öğretmen
Yazarın Diğer Yazıları
Havalimanı… (17 Eylül 2018 - Pazartesi)
Buğday!... (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Savaş ve Barış Üzerine (04 Eylül 2018 - Salı)
Cumartesi Anneleri (27 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Eğitim Sistemimiz!... (09 Ağustos 2018 - Perşembe)
Çocukluğum ve Şimdi (31 Temmuz 2018 - Salı)
Beter Olsunlar!... (17 Temmuz 2018 - Salı)
Kayıp Çocuklar ve İdam!... (10 Temmuz 2018 - Salı)
Cargill (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Kambur Felek!... (26 Haziran 2018 - Salı)
Kıraathane!... (22 Haziran 2018 - Cuma)
Karar Sizin!... (19 Haziran 2018 - Salı)
Babam (19 Haziran 2018 - Salı)
Düşman!... (05 Haziran 2018 - Salı)
Ankara Demiryolları Müzesi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Gençlerden Mesaj!... (18 Mayıs 2018 - Cuma)
Hakkını Aramak!... (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Bekçi Murtazalar (06 Mayıs 2018 - Pazar)
Çocuklar Ölmesin!... (24 Nisan 2018 - Salı)
Eğitim ve Köy Enstitüleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
Akkuyu!... (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
Simgeler Üzerinden Siyaset… (03 Nisan 2018 - Salı)
Korkuyorum!... (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Heykel!... (14 Mart 2018 - Çarşamba)
Türkiye´de Kadın Olmak!… (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Şeker Fabrikaları!... (27 Şubat 2018 - Salı)
Nasıl Oldu?... (20 Şubat 2018 - Salı)
Yaşamı Sevmek!… (13 Şubat 2018 - Salı)
Yerli ve Millî (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Ölüyoruz!… (30 Ocak 2018 - Salı)
Çocuklar Size Ne Yaptı? (21 Ocak 2018 - Pazar)
Ötekileştirmek!... (16 Ocak 2018 - Salı)
9 Yaşında!... (07 Ocak 2018 - Pazar)
Tehlikeli Kitaplar!... (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bitmeyen Yıl (24 Aralık 2017 - Pazar)
Müzik!... (17 Aralık 2017 - Pazar)
Korku!... (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Spastik Yaşamlar (03 Aralık 2017 - Pazar)
Çıkmaz Sokak (10 Kasım 2017 - Cuma)
Kültür - Sanat ve AKM (05 Kasım 2017 - Pazar)
Anadolu ve Cumhuriyet (29 Ekim 2017 - Pazar)
Ulus´u Yıkmayın!... (20 Ekim 2017 - Cuma)
Müftü Nikâhı (20 Ekim 2017 - Cuma)
YOKSULLUK (02 Ekim 2017 - Pazartesi)
Dil Giderse (25 Eylül 2017 - Pazartesi)
Eğitim ve Yeni Müfredat (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Yıkın Odtü´yü!... (11 Eylül 2017 - Pazartesi)
Çocuk İstismarına Susma!... (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Z…- Arzu KÖK (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Kooşş Vatandaş Kooşş!... (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Suç Kimde? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Ses Çıkarma!... (06 Ağustos 2017 - Pazar)
Sevgisiz Vicdanlar... (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Matematik ve Cihat (25 Temmuz 2017 - Salı)
Yozlaşan Demokrasi ve Çirkinleşen Politika (19 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Ubuntu (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Destan!... (12 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Bizdik!... (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kimdir Yazar? (30 Haziran 2017 - Cuma)
Kadınlara Özel!... (21 Haziran 2017 - Çarşamba)
Karar Sizin!… (18 Haziran 2017 - Pazar)
Satın Bu Cenneti!... (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Zeytin!... (04 Haziran 2017 - Pazar)
İnsan Hakları… (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Bugün 19 Mayıs (16 Mayıs 2017 - Salı)
Daha Bitmedi (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
1 Mayıs!… (01 Mayıs 2017 - Pazartesi)
23 Nisan (23 Nisan 2017 - Pazar)
Sevgili Ulusum!... (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
Milletin Parası… (10 Nisan 2017 - Pazartesi)
Ulus Atatürk Anıtı (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Doğa İçin Hayır... (29 Mart 2017 - Çarşamba)
Gençler!... (17 Mart 2017 - Cuma)
Ankara´da Adalet Var mı? (12 Mart 2017 - Pazar)
KADINLARIMIZ (08 Mart 2017 - Çarşamba)
Kültür-Sanat!... (01 Mart 2017 - Çarşamba)
Anlayacak mısınız?... (14 Şubat 2017 - Salı)
1984 ve Günümüz (07 Şubat 2017 - Salı)
Kadınlar!... (01 Şubat 2017 - Çarşamba)
Çok Şükür!... (09 Ocak 2017 - Pazartesi)
MIHLI DEĞİLMİŞ!... (01 Ocak 2017 - Pazar)
2016´ten Mektup (26 Aralık 2016 - Pazartesi)
Düşünüyorum da… (13 Aralık 2016 - Salı)
Yangın Ülkesinin Yanan Çocukları… (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
Sayfa: