Ankara
16 Aralık 2018 Pazar
Bugün
Bulutlu
7 °C
2 °C
Pazartesi
Bulutlu
7 °C
3 °C
Salı
Sağanak
5 °C
4 °C
DOLAR
5.3710
EURO
6.0755
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Son Yorumlananlar
Ankara için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:17 08:01 13:01 15:25 17:43 19:15
Bugün bana yarın sana lazım olacak nedir? ADALET GENE ADALETTİR

Unutma !
BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ? -Hapşırdığınız zaman kalbinizde dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur. (Ya bi kez griptim hesapladım 120 kez hapşırmışım demek ki kalbim 1 dakika durmuş o gün) -Eiffel kulesinin tepesine çıkana kadar

İlginç Bilgiler
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Müftü Nikâhı
Elit Gazete
Tarih: 20.10.2017 20:23:33 / 237okunma / yorum
Arzu Kök

Müftü Nikâhı

Bildiğiniz üzere, nüfus kanununda yapılacak bir değişiklikle resmi nikâh kıyma yetkisi, belediye memuru ve muhtarlardan başka il-ilçe müftülerine de genişletilmek üzeredir. Kanun tasarısı TBMM gündemindedir.

 

TÜİK´in 2016 yılında yaptığı araştırmaya göre bu ülkede yaşayan bireylerin yüzde 97.1´i hem resmi hem de dini nikah yaptırmış. Örneğin 2006 yılında hem resmi hem dini nikah yaptıranların oranı yüzde 85.9 imiş… 10 yıllık süre içinde uygulanan toplumu muhafazakârlaştırma uygulamalarına bakıldığında bu 10 puanlık artış hiç de şaşırtıcı değil.

Rakamlara baktığınızda: 1- Dini nikâh yaptırmanın önünde herhangi bir engel yok. 2- Bu ülkede insanlar resmi nikâhın yanında bir de dini nikâh kıydırmayı zaten bir ‘gereklilik´ olarak görüyor. Durum böyle iken bu ısrara ne gerek var?

Aslına bakarsanız halka kabul ettirmek adına sürekli savundukları gibi gerekli prosedürler yerine getirildikten sonra, nikâhı belediye memurunun kıymasıyla il-ilçe müftülerinin kıyması arasında bir sıkıntı ben de görmüyorum… Ancak keşke bu kadar masum olsaydı bu tasarı… Gözüne fener tutulan tavşan örneğindeki gibi tasarının diğer maddelerine baktığınızda bu durumun ciddi riskler taşıdığı gözlerden kaçmıyor. 

Bu tasarı ile sadece aile değil, devlet ve egemenlik parametrelerini de tahrip edecek boyutlar söz konusudur:

1) Bildiğiniz gibi ülkemizde, 16 yaşından küçük kız çocuklarının evlilikleri ve bu evlilikten doğan çocukları ve buna izin veren aileler ceza almamak adına bu durumu devlete bildirmiyorlar. Sonuç olarak bu evlilikler kayıt dışı, doğan çocuklar ise yasal olmayan bir birleşme sonunda doğan(nesebi gayri sahih) statüsünde sayılıyorlar… İşte bu yasa aslında; hacmi ve boyutları iyice artan ve toplumsal hasarların ötesine taşacak raddede tehlikeler üretmeye başlayan “nesebi gayri sahih” kapasitenin idari bir değişiklik hamlesiyle “nesebi sahihleştirme" projesidir… Tasarıya göre; bundan böyle sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların (evde doğumlar gibi) nüfus müdürlüklerine doğum bildirimi, resmî belgeye dayanarak yapmak yerine sadece sözlü beyanla yapılabilecek. Ne yazık ki son yıllarda taciz, tecavüz ve çocuk istismarı gibi iğrenç cinsel suç vakaları en üst seviyelere çıkmıştır. Bu tasarı, bu haliyle erken yaşta zorla evliliklerin ve diğer bazı cinsel suçlarla alakalı meşruiyet üretebilir... Toplumun baskısı ile geri çekilen “tecavüzcüsüyle evlendirme”yasasıyla yapılamayan şeyin yapılması anlamı da taşır bu. Çünkü bu vakaların çoğu genelde doğum nedeniyle gidilen hastanelerde kimlik çıkarma zorunluluğu nedeniyle ortaya çıkmaktaydı! Şimdi bu madde ile sözlü beyanın aslı astarını araştırmak mülki idare amirinin emriyle yapılacak araştırmanın insafına bırakılıyor. Bu iş yapılırken doğabilecek gevşeklik ve istismar alanlarıyla ilgili ne tür yaptırımların uygulanacağı konusunda ise ortada hiç bir şey yok. 


2) Mevcut İl-ilçe sayısı/müftülük sayısı ve yılda kıyılan resmi ve gayri resmi nikâh kapasitesinin aritmetiği ile bu tablonun doğurduğu iktisadi-sosyolojik durum öne çıkartılacak ve böylece müftüler resmi nikâh kıyma yetkisini alt kadrolarla paylaşmak durumunda kalacak ve bu anlamda da bir yasal düzenleme yapılacak gibi düşünüyorum nedense. Çünkü toplam il-ilçe sayısı dolayısıyla müftülüklerin sayısı ve yıllık nikâh kıyma sayısı ile müftülerin günlük iş akışı dikkate alındığında, müftülerin bu işi özellikle Doğu ve Güneydoğu´da imamlara ve “mele” denilen kişilere devretme ihtimali çok yüksek. Eğer il-ilçe müftülerinin resmi nikâh kıyma yetkisi imam-vaizlere dek indirgenecek olursa, ortaya siyasi ve toplumsal istikrarı ciddi risklere atacak bir tablo çıkar.


3) Kanun taslağında ayrıca il-ilçe idare kurul kararlarıyla soyadlarının tashih edilebilmesi veya değiştirilebilmesi gibi bir madde de var. İdari kararla nüfus kaydı değişimi, bir kitleyi tehcire kadar götürebilecek bir potansiyel taşıyor olup mevcut medeni hukuk (kişiler, aile, miras, vd.) düzenini alt üst etmekten başka problemlere de yol açacaktır. Dinî-etnik-mezhebi sivil toplumcu fay hatları, soyadlarından sterilize edilmek ya da baskıya dönüştürülerek keskinleştirilmek istenebilecektir. Bunun sonucu da her açıdan tam bir felâket olacaktır.


Kısaca yukarıda gördüğüm bazı konulardaki endişelerimi dile getirdim. İyimser olmak istiyorum ama bunun için ne yazık ki zemin çok çok zayıf. 

Son açıklanan 2016 Çocuk İstismarı Raporu´na göre son 10 yılda çocuk istismarı vakaları yüzde 700 arttı. Ama aynı dönemde çocuk istismarı vakalarında “iyi hal ve saygın tutum indirimi” rutin uygulama halini aldı. Salgın hale gelen çocuk istismarı vakalarına karşı, cinsel eğitim ve istismardan korunma eğitiminin yaygınlaştırması gerekirken eğitim cihat naraları ile giderek gericileştiriliyor. Eğitimdeki bu gerileşme ise kadın düşmanlığını daha da tetikliyor.

Yine son verilere göre Türkiye, 18 yaş altında evlendirilen kız çocukları oranında Avrupa´da birinci sırada ve neredeyse her 3 evlilikten biri çocuk evliliği.  Dini nikâh çocuk evliliklerini yaygınlaştırıyor; çocuk evliliklerinin normalleşmesi, çocuk istismarını ve erkeklerin çok-eşliliği kültürünü besliyor: Erken yaşta evlendirilen kız çocuklarının çoğu ikinci eş, kuma olarak verilmekte ne yazık ki. Şimdi söyleyin bana devletin kendi yaptığı istatistiksel sonuçlar bile böyle iken nasıl iyimser olsun insan? Nasıl bu yasaya karşı çıkmasın?

Şimdi sorarım sizlere:

Bundan sonra daha fazla kadın tecavüze uğrayacak; daha fazla genç kız, masum “Özgecan”ın uğradığı duruma maruz mu kalacak?

13 yaşındaki çocuk gelinlerin dünyasında mı yaşayacağız artık?

15 yaşındaki küçük kızın tecavüze uğradıktan sonra aile büyüklerinin bir araya gelerek anlaşması sonucu 30 yaşındaki adamla evlenmesine mi şahit olacağız? 

Küçük yaşta evlendirilen bu küçük kızların, kadınların İntiharlarına mı tanık olacağız?

Tecavüzcüsüyle evlenmek istemeyen bir kızımızın sokak ortasında namus cinayetine kurban gitmesine mi tanıklık edeceğiz? 

Karanlığa bir toprak daha mı atacağız?..

Anahtar Kelimeler: Müftü
Yazarın Diğer Yazıları
Çocuk ve Şeytan!... (15 Aralık 2018 - Cumartesi)
Atatürk´ü Özlemek… (10 Kasım 2018 - Cumartesi)
Cumhuriyet Bayramı (27 Ekim 2018 - Cumartesi)
Türkiye İş Bankası!... (16 Ekim 2018 - Salı)
AF!... (09 Ekim 2018 - Salı)
Geçmiş Olsun!... (02 Ekim 2018 - Salı)
Havalimanı… (17 Eylül 2018 - Pazartesi)
Buğday!... (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Savaş ve Barış Üzerine (04 Eylül 2018 - Salı)
Cumartesi Anneleri (27 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Eğitim Sistemimiz!... (09 Ağustos 2018 - Perşembe)
Çocukluğum ve Şimdi (31 Temmuz 2018 - Salı)
Beter Olsunlar!... (17 Temmuz 2018 - Salı)
Kayıp Çocuklar ve İdam!... (10 Temmuz 2018 - Salı)
Cargill (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Kambur Felek!... (26 Haziran 2018 - Salı)
Kıraathane!... (22 Haziran 2018 - Cuma)
Karar Sizin!... (19 Haziran 2018 - Salı)
Babam (19 Haziran 2018 - Salı)
Düşman!... (05 Haziran 2018 - Salı)
Ankara Demiryolları Müzesi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Gençlerden Mesaj!... (18 Mayıs 2018 - Cuma)
Hakkını Aramak!... (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Bekçi Murtazalar (06 Mayıs 2018 - Pazar)
Çocuklar Ölmesin!... (24 Nisan 2018 - Salı)
Eğitim ve Köy Enstitüleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
Akkuyu!... (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
Simgeler Üzerinden Siyaset… (03 Nisan 2018 - Salı)
Korkuyorum!... (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Heykel!... (14 Mart 2018 - Çarşamba)
Türkiye´de Kadın Olmak!… (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Şeker Fabrikaları!... (27 Şubat 2018 - Salı)
Nasıl Oldu?... (20 Şubat 2018 - Salı)
Yaşamı Sevmek!… (13 Şubat 2018 - Salı)
Yerli ve Millî (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Ölüyoruz!… (30 Ocak 2018 - Salı)
Çocuklar Size Ne Yaptı? (21 Ocak 2018 - Pazar)
Ötekileştirmek!... (16 Ocak 2018 - Salı)
9 Yaşında!... (07 Ocak 2018 - Pazar)
Tehlikeli Kitaplar!... (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bitmeyen Yıl (24 Aralık 2017 - Pazar)
Müzik!... (17 Aralık 2017 - Pazar)
Korku!... (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Spastik Yaşamlar (03 Aralık 2017 - Pazar)
Öğretmen!… (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Çıkmaz Sokak (10 Kasım 2017 - Cuma)
Kültür - Sanat ve AKM (05 Kasım 2017 - Pazar)
Anadolu ve Cumhuriyet (29 Ekim 2017 - Pazar)
Ulus´u Yıkmayın!... (20 Ekim 2017 - Cuma)
YOKSULLUK (02 Ekim 2017 - Pazartesi)
Dil Giderse (25 Eylül 2017 - Pazartesi)
Eğitim ve Yeni Müfredat (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Yıkın Odtü´yü!... (11 Eylül 2017 - Pazartesi)
Çocuk İstismarına Susma!... (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Z…- Arzu KÖK (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Kooşş Vatandaş Kooşş!... (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Suç Kimde? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Ses Çıkarma!... (06 Ağustos 2017 - Pazar)
Sevgisiz Vicdanlar... (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Matematik ve Cihat (25 Temmuz 2017 - Salı)
Yozlaşan Demokrasi ve Çirkinleşen Politika (19 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Ubuntu (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Destan!... (12 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Bizdik!... (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kimdir Yazar? (30 Haziran 2017 - Cuma)
Kadınlara Özel!... (21 Haziran 2017 - Çarşamba)
Karar Sizin!… (18 Haziran 2017 - Pazar)
Satın Bu Cenneti!... (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Zeytin!... (04 Haziran 2017 - Pazar)
İnsan Hakları… (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Bugün 19 Mayıs (16 Mayıs 2017 - Salı)
Daha Bitmedi (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
1 Mayıs!… (01 Mayıs 2017 - Pazartesi)
23 Nisan (23 Nisan 2017 - Pazar)
Sevgili Ulusum!... (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
Milletin Parası… (10 Nisan 2017 - Pazartesi)
Ulus Atatürk Anıtı (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Doğa İçin Hayır... (29 Mart 2017 - Çarşamba)
Gençler!... (17 Mart 2017 - Cuma)
Ankara´da Adalet Var mı? (12 Mart 2017 - Pazar)
KADINLARIMIZ (08 Mart 2017 - Çarşamba)
Kültür-Sanat!... (01 Mart 2017 - Çarşamba)
Anlayacak mısınız?... (14 Şubat 2017 - Salı)
1984 ve Günümüz (07 Şubat 2017 - Salı)
Kadınlar!... (01 Şubat 2017 - Çarşamba)
Çok Şükür!... (09 Ocak 2017 - Pazartesi)
MIHLI DEĞİLMİŞ!... (01 Ocak 2017 - Pazar)
2016´ten Mektup (26 Aralık 2016 - Pazartesi)
Düşünüyorum da… (13 Aralık 2016 - Salı)
Yangın Ülkesinin Yanan Çocukları… (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
Sayfa: