Ankara
20 Eylül 2018 Perşembe
Bugün
Güneşli
26 °C
12 °C
Cuma
Güneşli
26 °C
11 °C
Cumartesi
Güneşli
27 °C
14 °C
DOLAR
6.3095
EURO
7.3766
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Son Yorumlananlar
Bugün bana yarın sana lazım olacak nedir? ADALET GENE ADALETTİR

Unutma !
BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ? -Hapşırdığınız zaman kalbinizde dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur. (Ya bi kez griptim hesapladım 120 kez hapşırmışım demek ki kalbim 1 dakika durmuş o gün) -Eiffel kulesinin tepesine çıkana kadar

İlginç Bilgiler
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Ankara için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:17 08:01 13:01 15:25 17:43 19:15
Dünya kurtarılabilir mi?
Elit Gazete
Tarih: 6.6.2017 09:32:25 / 473okunma / yorum
Nermin Aydınlı

Dünya kurtarılabilir mi?       

 Dünya´da en tehlikeli varlık nedir? Haksızlık ediyor gibi görünsem de en tehlikeli varlık insandır desem tespit yanlış olmaz sanırım! Çevremize şöyle bir baktığımızda insanın hem insana, hem de doğaya ne kadar zarar verdiğini görürüz!

Dünya´da yaşayan canlılar iki büyük tehlikeyle karşı karşıyadır. Birincisi güneş enerjisinin tükenmesi, ikincisi ise egemen kapitalist sistemin (nükleer, biyolojik, kimyasal silahlarla)tüm canlıları ölümün eşiğine sürüklemesidir.

Bilim ve teknikte kapitalist engel aşıldığında yaşam için yeni yollar mutlaka aranacaktır!

Ne yazık ki kapitalizm ve emperyalizmin çarkında dünya yaşanmaza çevrilirken insanoğlu elinden geleni yapmaktadır ki; havayı, toprağı, suyu her şeyi kirleterek dünyanın sonunu da hızlandırmaktadır.

Doğa katledilirken bizler birçok şeyin yani, insan için önem arz eden kaynaklarında yok edildiğinin farkında bile değiliz!

Gelişmişliği beton yığınlarında gören anlayışın hâkimiyeti geleceğe miras olarak dev binalar arasında sıkışmış sevgisiz büyüyen nesiller olacaktır!

Bunca küresel savaşlar neden çıkıyor acaba düşündük mü?

Sosyal devletin çöküşüne neden olan Neoliberal politikalar hızla göçle birlikte açlık ve yoksulluğu artırmış, gıda güvenliğini yok etmiş, işsizlik artarken çalışma koşulları kötüleşmiş, adalet sorununu da eklersek güçlünün güçsüze hakimiyeti ile dünya bir avuç kişinin elinde yok edilme aşamasına gelmiştir!

 Dünya´da kaynaklar tükendikçe arayış içinde olan küresel sermaye kaynakça zengin olan az gelişmiş veya geri kalmış ülkelere kaynak aramak için yönünü çevirerek ya bu ülkelere politik veya iç pazarına girerek ekonomisine müdahale etmiştir.

 Bilhassa ekonomik krizle boğuşan yoksul ülkeler artan dış borç nedeniyle emperyalist devletlerce kendilerine verilen borçlarına karşılık özelleştirmelere fırsat sağlayarak, ülke kaynaklarını yabancı sermayenin hakimiyetine teslim etmektedir.

 Türkiye yer altı ve yer üstü zenginlik kaynakları ile coğrafya sayesinde dünyada zengin ülkeler arasında olup, tarımsal açıdan oldukça önemli topraklara sahiptir.

Yüzyıllardır Anadolu önemli savaşlara neden sahne olmuştur biraz düşünelim mi?

Özellikle bizim gibi ekonomisi tarıma dayalı ülkeler bu gidişattan nasibi almış, tarımsal potansiyeli yüksek olan ülkemizde tarım arazileri boş bırakılarak ithalata yönelik tarım politikalarının benimsenmesiyle dışa bağımlı hale getirilmesi geçmişten bu güne kadar izlenen yanlış politikaların sonucu değil midir?

Hayvancılıkta da keza aynı durumdadır ki, bugün et ihracat yerine ithal edilmektedir.

Doğa bize ne kadar cömertse biz de o kadar nankörüz!

 Coğrafi açıdan önemli konumda olan ülkemiz Asya, Avrupa ve Afrika birleşme noktasında önemli bir köprü durumundadır. Türkiye´nin coğrafi önemini diğer ülkelerden ayıran ve komşu ülkelerin açık denizlere açılmasını sağlayan tek suyolu İstanbul ve Çanakkale boğazlarıdır!

 Kısaca Türkiye sınırlar ülkesidir!                 

Coğrafi açıdan zengin olan Ortadoğu´da neden hiç kan durmaz?

 Petrol, doğalgaz pazarının hakimiyeti´ni ele geçirmek için bu kaynakça zengin coğrafi bölgelere müdahale açıkça dile getirilmez. Demokrasi, insan hakları, terörle mücadele gibi argümanlarla bu ülkelere müdahale edilir.

Eğer Türkiye kalkınmada hür, bağımsız bir şekilde ileriye dönük projeler üretemezse, zengin kaynaklı topraklarını ve başlı başına bir servet olan coğrafi durumunu iyi kullanamazsa ne yazık ki büyük tehlike altında demektir!

 Teknoloji hayatımızda da kolaylıklar sağlarken sağlıklı ve uzun ömürlü yaşamın kaynağı hava, su, toprak kirlenmesine yani tabiata ve çevreye verdiği kirliliği de ne yazık ki hesap etmemekteyiz.

 Her gün ortalama 20.000 litre hava soluyan insanın her nefes alışında havada bulunan zararlı kimyasallar vücuda girmektedir. Bu zararlı maddeler aynı şekilde hayvan ve bitkileri de etkilemektedir ki, kısaca yaşam alanımız tehlikelerle doludur!

Zararlı kimyasallar nasıl yayılmaktadır sorusuna gelince; Küresel ısınma, fabrikalar, kimyasal silahlar, kanserojen madde üretim tesisleri, sanayi atıkları, şehirleşmenin getirdiği yoğunluk, ormanların azalması ve her türlü atıkların doğaya atılmasıyla çevrenin insan eliyle kirletilmesidir.

 İnsanoğlu kişisel hırslarıyla yüzyıllardır çevreye, doğaya verdiği zararların kendisine döneceğini her ne kadar hesap etse de hırslarına yenik düşmektedir!

 Doğanın yok edilmesi insanların da yok edilmesidir.

 Dünya kurtarılabilir mi?                                     

Çevre bilincinin yerleşmesiyle neden olmasın! 

Ekosistem konusu ilkokuldan başlamak üzere ders olarak müfredata konulmalı,  üniversite´de doğa ile uyumlu enerji kaynakları geliştirilmelidir! 

Devlet yönetimlerinin neoliberal politikalardan uzaklaşarak insan odaklı ve yaşama elverişli yatırımlarla birlikte özellikle enerji kaynaklarına yönelik yanlış yatırımlara son verilerek elde kalan doğanın korunmasıyla geri dönüşümler sağlanabilir.

Çarpık kentleşmeye son verilmelidir!

Geri dönüşüm konusunda halkın bilinçlendirilmesiyle birlikte belediyelerin ve yerel yönetimlerin katkılarıyla ülke ekonomisine katkı sağlanabilir.

Doğa bize cömert davranırken neden insanoğlu onu yok etmek için uğraşır?

Bencil olan insanoğlu ‘ben yapmıyorum, yapanlar suçludur´ diyebilir! Maalesef bu cümle insanı temize çıkarmaz. Buna neden olanlar kadar seyirci kalınması da dünya´ya kötülük etmektedir!

İnsan ihtiyaçları için kullanılan kaynaklar sonsuz değildir!

Bilinçsiz tüketimle mücadeleyle başlayıp, duyarlı, bilinçli bir toplumla, insanın egolarını bir kenara bırakarak, bencilliğinden arınması, kapitalizm, duyarsızlık, kötülük ve düşünce kirliliğine neden olan her türlü siyasi atmosferlerden uzaklaşmak kaydıyla dünya yaşanacak güzel, cennet bir yer haline gelebilir ne dersiniz?

Dünya üzerinde bir cennet inşa etmek mümkün. Yeter ki çevre sorunlarıyla ilgilenelim!

 

SON SÖZÜM: İnsanoğlu karar vermek zorundadır. Sınırsız tüketim hırsıyla gezegenimizi yaşanmaz hale mi getireceğiz, yoksa sürdürülebilir bir hayat yaşayıp gelecek nesillere iyi örnek mi olacağız?

 

06.06.2017

 

 

Anahtar Kelimeler: Dünya, kurtarılabilir
Yazarın Diğer Yazıları
Kaybeden yine vatandaş! (12 Ağustos 2018 - Pazar)
BİZE BİZDEN BAŞKA DOST YOK! (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SON TAHLİLDE! (10 Nisan 2018 - Salı)
SAHİ NEYDİ DOĞRU OLAN? (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
YA ÇARE OLUN, YA ÇEKİP GİDİN! (19 Ocak 2018 - Cuma)
YAPMAYIN EFENDİLER! (20 Aralık 2017 - Çarşamba)
BİLMEDİĞİMİZ YAŞAMLAR! (28 Kasım 2017 - Salı)
BU ÇOCUKLAR HEPİMİZİN! (30 Ekim 2017 - Pazartesi)
VATAN KUTSALDIR! (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
BU GEMİDE HEPİMİZ VARIZ! (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
BEĞENİN VEYA BEĞENMEYİN! (06 Ağustos 2017 - Pazar)
Tehlikenin farkındayım ya siz? (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ADALETİN RENGİ OLMAZ! (23 Haziran 2017 - Cuma)
NERDEN NEREYE! (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
NEDEN CHP? (16 Mayıs 2017 - Salı)
HALA GEÇ KALMIŞ DEĞİLİZ! (27 Nisan 2017 - Perşembe)
İnsanlar Makamla Onur Kazanmaz! (13 Nisan 2017 - Perşembe)
İYİ DÜŞÜNELİM! (01 Şubat 2017 - Çarşamba)
PANDORA´NIN KUTUSU! (15 Aralık 2016 - Perşembe)
BU HANGİ VİCDANA SIĞAR! (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
Sayfa: