17 Temmuz 2018 Salı
Ankara için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:17 08:01 13:01 15:25 17:43 19:15
DOLAR
4.6560
EURO
5.4274
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Son Yorumlananlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ? -Hapşırdığınız zaman kalbinizde dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur. (Ya bi kez griptim hesapladım 120 kez hapşırmışım demek ki kalbim 1 dakika durmuş o gün) -Eiffel kulesinin tepesine çıkana kadar

İlginç Bilgiler
Bugün bana yarın sana lazım olacak nedir? ADALET GENE ADALETTİR

Unutma !
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Simgeler Üzerinden Siyaset…
Elit Gazete
Tarih: 3.4.2018 22:13:12 / 105okunma / 0yorum
Arzu Kök
 
Simgeler Üzerinden Siyaset…
              
          Andımız kaldırıldı okullarımızdan...
          T.C ifadesi kaldırıldı pek çok yerden…
          Atatürk heykellerine saldırılar başladı…
          Atatürk´e alenen hakaret edenler ceza almaz duruma geldi…
          Atatürk Orman Çiftliği arazisi, hadi Saray´ı geçtik ABD´ye elçilik yeri olarak        satıldı…           
          Okullarımızın müfredatından neredeyse Atatürk tamamen çıkarıldı…

          Okullarda artık Atatürk´ü kötülemek adına ödevler dahi verilir oldu…
          Bir anda Anıtkabir çevresinin imara açılması gündeme geldi…
          Millî mücadeledeki en değerli yapılar kaderine terk edildi…
          Adında Atatürk geçen yapılar, kurumlar tek tek yok ediliyor…
          Adında ‘Türk´ sözcüğü geçen toplumsal kuruluşların adından çıkarılmaya  çalışılıyor... 
          Şimdi de İstiklâl Marşı´nın bestesine kafayı takmış, hatta değiştirmek istiyorlar…
 
 
Aslında çok merak ediyorum bu ülkenin var olmasının en büyük nedenlerinden biri olan Atatürk ve onun yaptığı her şeyi yok görme, yerine bir şeyler koyma çabasının nedeni nedir? Nüfusun büyük bir bölümü için manevi değeri olan bu kavramlara, Atatürk´e ve İstiklâl Marşı´na bu kadar laf etmek ne demek?… Artık tüm bunlar Kemalizm ile hesaplaşmayı da geçti, ulusun tüm değerlerini yerinden oynatma, bir ulusu ulus olmaktan çıkarma noktasına geldi ve bu çok çok acı veriyor…
 
Siyasetin bu ulusun ortak simgeleri üzerinden yapılması maalesef ülkemizde çok yaygın. Anlamlı ya da anlamsız, tarihsel ya da güncel, genellikle dinsel ama zaman zaman da seküler sorunlar üzerinden toplumu ayrışma siyasetinin adıdır oysa bu. Özgürlükçü ve birleştirici olmak dururken ne gerek var ki bunlara? Bu toplumun simgelerini yok etmeye çalışırken yerine başka simgeler koymaya çalışmaları da aslına bakarsanız çok trajikomik bir durum. Ancak farkında değiller ki güya yerine koydukları şeylerin hiçbiri milli mücadelemiz ve Atatürk´ün yerini dolduramaz.
 
Evet bu ulusun simgeleri vardır. Bu konuda kimsenin sakin kalabildiğini görmedim açıkçası. Örneğin uluslararası spor yarışmalarında ya da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının başka ülke vatandaşlarıyla yan yana/karşı karşıya geldiği ve kendilerini tanımlama ihtiyacı duyduğu bütün durumlarda ve tabii ulusal bayramlarda ay yıldızlı al bayrağımıza ve de İstiklâl Marşı´mıza yer var diye düşünüyorum. Ancak günümüzde bayrağımız herkes için aynı şeyi ifade ediyor olmasına rağmen artık insanımız birbirine kılıç çeker gibi bayrak çekiyor.  Bugün birçok durumda bayrak, “bu ülkeyi siz değil biz temsil ediyoruz!” anlamında kullanılıyor; tıpkı 80 milyonluk Türkiye nüfusunun 50 milyona inmesi gibi!… Bakın bu simge; etrafında birleşmek dururken, bölmeyi pekiştirmek adına kullanılıyor ki bu da büyük bir uçurumdan aşağı düşer gibi yuvarlandığımız felâketi daha da büyütüyor, hızlandırıyor…
 
Diğer bir simgemiz de İstiklâl marşımızdır. O bir milli mutabakat menidir ve “Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın.”  O düşmanı topraklarımızdan kovmaktır… O özgürlüktür… O vatandır… O yarınlarımızdır… O Türkiye´dir… Bu niteliğini de ne tek başına sözlerinden alır ne de müziğinden. Bütünlüğünden alır. O sözler ve müzik birlikte güzeldir. Evet yıllardır müzik ile bestenin uyumsuz olduğu tartışmaları yapılır ama bu topluma mal olmuş, bu şekliyle benimsenmiş bu marşı bundan sonra ısrarla değiştirmek istemenin anlamı nedir, anlamıyorum bir türlü. Cumhurbaşkanı bestecileri göreve çağırdı bu hususta ve her gün yeni bir versiyon çıkıyor ortaya. Emin olun ki hiçbiri bizim İstiklâl Marşı´mızın tırnağı bile olamaz. Hiçbiri onun verdiği coşkuyu ve umudu vermiyor, vermeyecek de… Bizler marşımız ile çok çok mutluyuz, kimse değiştirmeye kalkmasın lütfen…
 
Bir de şu vardır ki marşımız sözleri veya müziği bakımından değişikliğe uğratıldığında ya da bütünüyle değiştirildiğinde de evet ortada resmi bir milli marş olacaktır ama bu yeni marş, herhangi bir şeyin varlığına delalet eden bir alamet ve insanları belirli bir şekilde davranma konusunda ikaz eden bir işaret olmanın ötesine geçip de bir toplumsal simge işlevini yitirecektir.  Zira toplumsal simgeler, sadece bir şeylerin varlığına işaret etmekle kalmayıp, insanları, varlığına delalet ettikleri şeyle bütünleşmek suretiyle kendi aralarında birliktelik oluşturmaya çağırır. İnsanları böyle bir varlığa katılmaya çağıran ve insanların kendilerini söz konusu birlikteliğin bir parçası olarak hissetmelerine köprülük eden şeylerdir. Bu simgelere dokunulması da bir anlamda bu ulusu bitirme çabalarının bir sonucu değil de nedir?
 
 
Unutulmamalıdır ki toplumsal simgeler, fiziken birbirlerinden ayrı ve farklı bireysel özneleri birleştirici bir özne halinde süreklileştiren bir çimento veya harç işlevi görür. Bu simgelere saldırmak, onların altını boşaltmak ise bu çimentonun tutmaması ve yıkımın kolaylaşması anlamı taşıyacaktır. Bu simgelere saldırılması ülkenin sokulmak istendiği cenderenin bir göstergesidir. Bir totaliterlik inşası adına toplumu derinden parçalamaya kalkmak, bu yolda her türlü cepheleşmenin önünü açmak ülkeyi bir felakete sürükleyecektir ki, en son ihtiyacımız olan da budur.
 
Ulusun ortak simgelerine kimse dokunmasın artık… Zira kenarında olduğumuz uçurum yutacak bizleri… Toplum olarak aklımızı başımızı almalı, Atatürk ve Kemalizm altında birleşmeliyiz… Yoksa…
Anahtar Kelimeler: Simgeler, Üzerinden, Siyaset
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kayıp Çocuklar ve İdam!... (10 Temmuz 2018 - Salı)
Cargill (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Kambur Felek!... (26 Haziran 2018 - Salı)
Kıraathane!... (22 Haziran 2018 - Cuma)
Karar Sizin!... (19 Haziran 2018 - Salı)
Babam (19 Haziran 2018 - Salı)
Düşman!... (05 Haziran 2018 - Salı)
Ankara Demiryolları Müzesi (29 Mayıs 2018 - Salı)
Gençlerden Mesaj!... (18 Mayıs 2018 - Cuma)
Hakkını Aramak!... (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Bekçi Murtazalar (06 Mayıs 2018 - Pazar)
Çocuklar Ölmesin!... (24 Nisan 2018 - Salı)
Eğitim ve Köy Enstitüleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
Akkuyu!... (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
Korkuyorum!... (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Heykel!... (14 Mart 2018 - Çarşamba)
Türkiye´de Kadın Olmak!… (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Şeker Fabrikaları!... (27 Şubat 2018 - Salı)
Nasıl Oldu?... (20 Şubat 2018 - Salı)
Yaşamı Sevmek!… (13 Şubat 2018 - Salı)
Yerli ve Millî (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Ölüyoruz!… (30 Ocak 2018 - Salı)
Çocuklar Size Ne Yaptı? (21 Ocak 2018 - Pazar)
Ötekileştirmek!... (16 Ocak 2018 - Salı)
9 Yaşında!... (07 Ocak 2018 - Pazar)
Tehlikeli Kitaplar!... (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bitmeyen Yıl (24 Aralık 2017 - Pazar)
Müzik!... (17 Aralık 2017 - Pazar)
Korku!... (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Spastik Yaşamlar (03 Aralık 2017 - Pazar)
Öğretmen!… (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Çıkmaz Sokak (10 Kasım 2017 - Cuma)
Kültür - Sanat ve AKM (05 Kasım 2017 - Pazar)
Anadolu ve Cumhuriyet (29 Ekim 2017 - Pazar)
Ulus´u Yıkmayın!... (20 Ekim 2017 - Cuma)
Müftü Nikâhı (20 Ekim 2017 - Cuma)
YOKSULLUK (02 Ekim 2017 - Pazartesi)
Dil Giderse (25 Eylül 2017 - Pazartesi)
Eğitim ve Yeni Müfredat (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
Yıkın Odtü´yü!... (11 Eylül 2017 - Pazartesi)
Çocuk İstismarına Susma!... (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Z…- Arzu KÖK (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Kooşş Vatandaş Kooşş!... (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Suç Kimde? (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Ses Çıkarma!... (06 Ağustos 2017 - Pazar)
Sevgisiz Vicdanlar... (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Matematik ve Cihat (25 Temmuz 2017 - Salı)
Yozlaşan Demokrasi ve Çirkinleşen Politika (19 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Ubuntu (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Destan!... (12 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Bizdik!... (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kimdir Yazar? (30 Haziran 2017 - Cuma)
Kadınlara Özel!... (21 Haziran 2017 - Çarşamba)
Karar Sizin!… (18 Haziran 2017 - Pazar)
Satın Bu Cenneti!... (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Zeytin!... (04 Haziran 2017 - Pazar)
İnsan Hakları… (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Bugün 19 Mayıs (16 Mayıs 2017 - Salı)
Daha Bitmedi (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
1 Mayıs!… (01 Mayıs 2017 - Pazartesi)
23 Nisan (23 Nisan 2017 - Pazar)
Sevgili Ulusum!... (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
Milletin Parası… (10 Nisan 2017 - Pazartesi)
Ulus Atatürk Anıtı (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Doğa İçin Hayır... (29 Mart 2017 - Çarşamba)
Gençler!... (17 Mart 2017 - Cuma)
Ankara´da Adalet Var mı? (12 Mart 2017 - Pazar)
KADINLARIMIZ (08 Mart 2017 - Çarşamba)
Kültür-Sanat!... (01 Mart 2017 - Çarşamba)
Anlayacak mısınız?... (14 Şubat 2017 - Salı)
1984 ve Günümüz (07 Şubat 2017 - Salı)
Kadınlar!... (01 Şubat 2017 - Çarşamba)
Çok Şükür!... (09 Ocak 2017 - Pazartesi)
MIHLI DEĞİLMİŞ!... (01 Ocak 2017 - Pazar)
2016´ten Mektup (26 Aralık 2016 - Pazartesi)
Düşünüyorum da… (13 Aralık 2016 - Salı)
Yangın Ülkesinin Yanan Çocukları… (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
Sayfa: