Ankara
22 Kasım 2018 Perşembe
Bugün
Sağanak
10 °C
5 °C
Cuma
Güneşli
9 °C
-2 °C
Cumartesi
Güneşli
10 °C
-2 °C
DOLAR
5.3497
EURO
6.0935
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Son Yorumlananlar
Ankara için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:17 08:01 13:01 15:25 17:43 19:15
Bugün bana yarın sana lazım olacak nedir? ADALET GENE ADALETTİR

Unutma !
-Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. -Kadınlar erkeklere oranla 2 kat fazla göz kırpar.(Çok yalan söyledikleri için olmasın) -İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. -Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır. (Bir rivayete görede gözleri açık hapşırı

İlginç Bilgiler 2
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Türkiye´de insan hakları bakımından 2018´den umutluyum
Elit Gazete
Tarih: 10.12.2017 18:44:11/ 263okunma / 0yorum

Korur Fincancı: Türkiye´de insan hakları bakımından 2018´den umutluyum
Bugün İnsan Hakları Günü. 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL şartlarında Türkiye´nin insan hakları karnesini, önümüzdeki yıldan beklentileri Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Korur Fincancı DW Türkçe´ye değerlendirdi.
Deutschland türkische Menschenrechtlerin Sebnem Korur Fincanci in Düsseldorf (picture-alliance/dpa/M. Becker)
Bugün İnsan Hakları Günü. 10 Aralık 1948´de kabul edilen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi´nin yıl dönümü tüm dünyada insan haklarının temel prensiplerinin tesis edilmesi ve korunması için hatırlatıcı bir nitelikte.
Türkiye´de özellikle 15 Temmuz 2016´daki darbe girişimini takiben ilan edilen olağanüstü hal şartlarında ülkenin insan hakları karnesini, mevcut durumun 1980´li ve 1990´lı yıllardaki hak ihlalleri ile bir karşılaştırmasını ve önümüzdeki yıldan beklentileri Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı ve insan hakları aktivisti Şebnem Korur Fincancı ile konuştuk.
DW Türkçe: Türkiye´de insan hakları bakımından nasıl bir yıldı? İhlaller sizce münferit mi, yoksa sistematik ihlallerden bahsedebilir miyiz?
Şebnem Korur Fincancı: Türkiye´de sistematik ihlallerden her zaman bahsedebiliriz. Zaten Türkiye´de münferit kavramı hiçbir zaman geçerli olmadı. İnsan hakları savunucuları uzun yıllardır mücadele ediyorlar ve bir takım usül güvencelerinin hayata geçirilebilmesini sağlayabilmiş durumdalar. Ama bunlara rağmen Türkiye´de cezasızlık çok önemli bir sorun. Cezasızlık sorunu da bizim için zaten sorunun ne kadar sistematik olduğunu gösteren bir bulgu. Çünkü ihlallerin bütün bir şekilde görünür kılınmış olmasına karşın, sorumluların yargı önüne getirilmesinde, yargı önüne gelseler bile ceza kararlarının çıkmasında ve cezaların uygulanmasında sorunlar var.
DW Türkçe: 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden bu yana kamuda açığa alınmalar, meslekten çıkarmalar ve kimi zaman tutuklamaların sistematik yapısı sizce insan hakları ihlalleri bağlamında değerlendirilebilir mi?
Korur Fincancı: Elbette değerlendirilebilir. Başta yaşam hakkı olmak üzere, (Birleşmiş Milletler´in) Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi´nde de, Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi´nde de çalışma hakkının düzenlenmesinde de ve çalışma hakkına yönelik ihlallerde de insan hakları kavramından söz ediyoruz. Her birinin öncülü İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi geniş olarak tanımlamakla birlikte ardından onu izleyen (ve yukarıda adı geçen çeşitli sözleşmelerle) çalışma hakları ayrıntılı olarak tanımlanmış durumda.
Herhangi bir somut delil göstermeden ve yargılama süreçleri işletilmeden insanların işlerinden çıkartılmış olması başlı başına çalışma hakkının ihlali niteliğindedir. Bir yılı aşkın bir süredir insanlar işsiz. Ek olarak (devletin, bu insanların) özellikle başka işlerde çalışmasını da engelleyecek bir biçimde Sosyal Güvenlik Kurumu´na (SGK) yaptığı bildirimlerle uyarı verdiği için insanlara iş verilmemesi ya da iş verilse bile bunun işveren tarafından bir sömürü aracı olarak kullanılması, SGK´da haklarında uyarı çıkan kişilerin uyarı belirdiği için düşük ücretli işlerde çalıştırılmaları söz konusu oluyor.
DW Türkçe: Her ne kadar Türkiye´nin insan hakları durumu halen idealden uzak olsa da, 1980´li ve 1990´lı yıllar hatırlandığında sizce bu alanda bir ilerlemeden bahsedebilir miyiz?
Korur Fincancı: 1980´ler ve 1990´larda özellikle yaşam hakkı ihlallerinin çok ağır düzeyde olduğu, faili aslında belli, devlet eliyle gerçekleştirilen ölümlerin, yargısız infazların söz konusu olduğu süreçler yaşadık. (Yine aynı dönemde) gözaltı süreçlerinin uzunluğu nedeniyle işkencede ölümler, kaybedilmeler söz konusuydu. Tabii, usül güvencelerinin geliştirilmesiyle, insan hakları mücadelesinin ilerlemesiyle ve bir takım yasal düzenlemelerle birlikte bu tip ihlallerin sınırlandırıldığını görebiliyoruz.
Ama yine de, örneğin 15 Temmuz (2016 darbe girişimi) sonrasında gözaltında ölüm olaylarıyla, ağır işkencelerle karşılaştık. Elbette geçmişteki bir takım işkence yöntemlerinin yaygın olarak kullanılması söz konusu değilse de bu, devletin iyi niyeti ve insan haklarına saygısı nedeniyle değil, insan hakları mücadelesi yürütenlerin, özellikle de bu anlamda sağlık çalışanlarının konuyla ilgili yaptığı araştırmaların işkence uygulayıcılarına geri adım attırmasıyla mümkün oldu. Dolayısıyla, o anlamda bir karşılaştırmada yöntemlerin ağırlığı ve ortaya yaşam hakkını ihlal ederek koyduğu boyutu eskisi gibi olmasa da, farklı boyutlarda ağırlıklar taşıyan işkence ve hak ihlalleri söz konusu. Örneğin insanları sivil ölüme mahkum etmek; bir aileyi çocuklarıyla okulsuz, işsiz, evsiz bırakmak; onların damgalanmasına neden olmak; dışlanmasına yol açmak gibi durumların her biri aslında çok ağır ihlaller.
İnsanları ülkeden kaçmak zorunda bıraktırmak, bundan başka çarelerinin olmaması ve bu kaçışlar sırasında yollarda ölümle karşılaşmaları (diğer örnekler). Sonuçta her dönemin kendine özgü, daha ağır, daha yıkıcı ihlalleri var aslında.
DW Türkçe: Sizce insan haklarının evrensel bir şekilde tesisi için Türkiye´nin önündeki en büyük engeller nedir?
Korur Fincancı: Bu süreçte özellikle toplumun sessizliğe mahkum edilmiş olması en önemli engellerden bir tanesi. Çünkü toplum tarafından tartışılması, kamuoyunda farkedilmesi ve ayrım yapılmaksızın herkes için hak ihlallerine eleştirel gözle bakılabilmesinin aslında toplumun bu konudaki duyarlılığıyla mümkün. Ama tabii bu ihlaller tam da toplumda korku yaratmak, insanları sessizleştirmek için yapılıyor. Dolayısıyla karşılıklı bir kısırdöngünün ortaya çıkması söz konusu.
Burada özellikle pek çok insan hakları örgütünün 15 Temmuz sonrasında kanun hükmünde kararnamelerle kapatılmış olması, bir darbe girişimi sonrası hakları kısıtlayacak olağanüstü hâl sisteminin Türkiye´de yeniden hayata geçirilmesi gibi unsurlar maalesef (insan haklarının tesisini) engelleyen ciddi sorunlar.
DW Türkçe: Gelecek seneyle ilgili beklentileriniz nelerdir? OHAL şartlarının sonlandırılması mevcut ihlallerin azalmasını beraberinde getirir mi?
Korur Fincancı: Türkiye´de ciddi bir sistem sorunu bulunuyor. Tabii ki bu sistemde demokratik bir ortamın olmadığı muhakkak. Toplumun bütün bu baskılara, şiddete ve sindirmeye belli bir dayanma ölçüsü bulunuyor ve demokrasiyi olanaklı kılacak mekanizmaları devreye sokması gerekiyor. Dolayısıyla önümüzdeki yıl içinde, özellikle iktidarın çok fazla teşhir olması nedeniyle toplumda daha fazla tepki ve bu süreç içinde de bir değişim bekliyorum. Özellikle (beklenen) ekonomik krizle birlikte (ülkeyi) toparlayabilmek ve baskıları arttırmak amacıyla ufukta bir erken seçim ihtiyacı görünüyor. Ama bu erken seçim de onların (iktidarın) siyaset tarihinin çöplüğüne gömülmesine yol açacak gibi görünüyor. 2018 için umutluyum yani.
Söyleşi: Çağrı Özdemir
© Deutsche Welle Türkçe

http://www.dw.com/tr/korur-fincanc%C4%B1-t%C3%BCrkiyede-insan-haklar%C4%B1-bak%C4%B1m%C4%B1ndan-2018den-umutluyum/a-41730745








Kaynak:

1,5 ay sürecekti, 1,5 yılı geçti: İşte OHAL´in ağır faturası
1,5 ay sürecekti, 1,5 yılı geçti: İşte OHAL´in ağır faturası
Elit Gazete
Türk ve Amerikalı Askeri Uzmanlar Afrin Operasyonu´nu Anlattı
Türk ve Amerikalı Askeri Uzmanlar Afrin Operasyonu´nu Anlattı
Elit Gazete
‘Yazar okuyucuyu gündemden uzaklaştırmalı´
‘Yazar okuyucuyu gündemden uzaklaştırmalı´
Elit Gazete
Duvar gerçekten yıkıldı mı?
Duvar gerçekten yıkıldı mı?
Elit Gazete
Hukukun üstünlüğünde de gerileme
Hukukun üstünlüğünde de gerileme
Elit Gazete
İktidar Da Muhalefet De Koltuğa Japonla Yapışmış…
İktidar Da Muhalefet De Koltuğa Japonla Yapışmış…
Elit Gazete
İklim Savaşları: H.A.A.R.P
İklim Savaşları: H.A.A.R.P
Elit Gazete
Komşunuzu almaya geldiklerinde ne yapacaksınız, karar verdiniz mi?
Komşunuzu almaya geldiklerinde ne yapacaksınız, karar verdiniz mi?
Elit Gazete
Özgür Suriye Ordusu´nun çöküşü
Özgür Suriye Ordusu´nun çöküşü
Elit Gazete
Türkiye ve Rusya´nın Afrin´deki hedefi ne?
Türkiye ve Rusya´nın Afrin´deki hedefi ne?
Elit Gazete
Kuvayi Milliye
Kuvayi Milliye
Elit Gazete
Ağır çekim tren kazasına tanık oluruz
Ağır çekim tren kazasına tanık oluruz
Elit Gazete
 Ortadoğu
Ortadoğu
Elit Gazete
Nedir Bu “Kızıl Elma” Dedikleri? /2
Nedir Bu “Kızıl Elma” Dedikleri? /2
Elit Gazete
“Türkiye´de korku hukuk sistemini zehirliyor”
“Türkiye´de korku hukuk sistemini zehirliyor”
Elit Gazete
ABD´nin Türkiye planı çöktü
ABD´nin Türkiye planı çöktü
Elit Gazete
“FETÖ TARİKATINI TEMİZLEMEYE ÇALIŞIRKEN YENİ TARİKATLARA YOL AÇIYORSUNUZ”
“FETÖ TARİKATINI TEMİZLEMEYE ÇALIŞIRKEN YENİ TARİKATLARA YOL AÇIYORSUNUZ”
Elit Gazete
Erdoğan´ın kefil olduğu ‘Milli Ordu´
Erdoğan´ın kefil olduğu ‘Milli Ordu´
Elit Gazete
Zeytin Dalı´na katılan milisler, uyumsuz, dağınık ve başıbozuk bir koalisyon
Zeytin Dalı´na katılan milisler, uyumsuz, dağınık ve başıbozuk bir koalisyon
Elit Gazete
Gelecek geçmişe benzeyecek mi?
Gelecek geçmişe benzeyecek mi?
Elit Gazete
Zeytin Dalı´nda riskler ve olasılıklar
Zeytin Dalı´nda riskler ve olasılıklar
Elit Gazete
Güncelde Boǧulmak
Güncelde Boǧulmak
Elit Gazete
Türkiye - ABD İlişkileri Karşılıklı Yalanlama Kronolojisi
Türkiye - ABD İlişkileri Karşılıklı Yalanlama Kronolojisi
Elit Gazete
´ABD Menbiç´ten YPG ile çekilip orta yol bulabilir´
´ABD Menbiç´ten YPG ile çekilip orta yol bulabilir´
Elit Gazete
Gazetecinin görevi halkın morali değil, gerçeklerdir
Gazetecinin görevi halkın morali değil, gerçeklerdir
Elit Gazete
Hem silah satıp hem de barış için arabulucu olunamaz
Hem silah satıp hem de barış için arabulucu olunamaz
Elit Gazete
ABD, Ankara ve PYD´yi yeniden uzlaştırmalı
ABD, Ankara ve PYD´yi yeniden uzlaştırmalı
Elit Gazete
YERLİ MİLLİ/PİLLİ ZİLLİ
YERLİ MİLLİ/PİLLİ ZİLLİ
Elit Gazete
PKK´yı silahlandırdık... Ankara´ya dürüst davranmadık...
PKK´yı silahlandırdık... Ankara´ya dürüst davranmadık...
Elit Gazete
‘ABD, Türkiye´yi kendine yaklaştırmak için PYD´yi kullandı ama bu taktik işe yaramadı´
‘ABD, Türkiye´yi kendine yaklaştırmak için PYD´yi kullandı ama bu taktik işe yaramadı´
Elit Gazete