Ankara
14 Kasım 2018 Çarşamba
Bugün
Bulutlu
7 °C
-4 °C
Perşembe
Bulutlu
8 °C
0 °C
Cuma
Bulutlu
8 °C
-1 °C
DOLAR
5.4770
EURO
6.1575
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Son Yorumlananlar
Ankara için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:17 08:01 13:01 15:25 17:43 19:15
Bugün bana yarın sana lazım olacak nedir? ADALET GENE ADALETTİR

Unutma !
-Global ısınma yükselen deniz seviyesi 2050 yılında shangai ve deniz kıyısındaki Çin şehirlerinde büyük sellere neden olacak.bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak. -Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wringleys marka sakızdır. -Kereviz yerken harcanan ka

İlginç Bilgiler 3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Kozmik Adresimizin Son Satırı: Bil(me)diğimiz Güneş Sistemi
OGGİTO
Tarih: 6.11.2018 09:50:35/ 19okunma / 0yorum

Kozmik Adresimizin Son Satırı: Bil(me)diğimiz Güneş Sistemi
Ergin Ozan Ekşioğlu
0 2
Güneşimiz, galaksimizde tahmin edilen 200 ila 400 milyar yıldızdan sadece biri ve içinde bulunduğumuz evrende yaklaşık iki trilyon daha galaksi var.
Dünyadayız. Var olabileceğimizi bildiğimiz tek yerde. Ayrıcalıklı olduğumuz yanılgısı içinde, muazzam bir kozmik arenanın küçücük bir sahnesinde, yaşamın barındığını bildiğimiz tek gezegendeyiz. Oysa, sıradan sarı bir yıldızın, suyun sıvı halde bulunmasına olanak tanıdığı bir kuşakta, yörüngede gezinen, minik, mavi, sıradan bir gezegen burası.

Yuvarlak bir küre olarak gördüğümüz Güneş, uzaktan bakınca katı bir cisme benzese de aslında orta büyüklükte bir nükleer gaz bulutundan ibaret, ama bilinen tüm canlıların yaşam kaynağı. Galakside milyarlarca benzeri olan Güneş, Samanyolu ölçeğini göz önüne aldığımızda ise, sıradan, sarı bir nokta.

En yakın komşumuz ve uydumuz olan Ay, şimdilik üzerine ayak izi bırakabildiğimiz tek yer. Olası bir senaryoya göre Dünya, oluşum aşamasındayken Güneşin yörüngesinde olmayan başıboş bir gezegenle çarpıştı. Yaşamın karaya çıkmasında rolü çok büyük olan uydumuzu oluşturan tüm kütle, bu çarpışmadan artakalan moloz yığınının birleşmesinden oluştu.

Güneş´e en yakın yörüngede olan gezegen, çıplak gözle Güneş ufkun hemen altındayken görülebilen Merkür. Şehirde yaşayan insanların onu gözlemleme şansı neredeyse hiç yok. Merkür aslında birçok yıldızdan daha parlak olabilir, ama gözlemi zorlaştıracak şekilde her zaman Güneş´e çok yakın bir konumda. Hızlı hareket ettiği için ona tanrıların habercisi Hermes´in adı verilmiş. Hatta Merkür´ün coğrafyası bu yüzden Hermografya olarak adlandırılmakta. Amatör gözlemcilerin pek fazla ilgisini çekmeyen bu gezegen, bilimkurgu içinde de kendine pek yer edinememiş. “Kocaman bir güneşin burnunun dibinde hayal gücünü zorlamanın anlamı yok!” diyen yazarlar suçu Merkür´ün üstüne atmış ve Merkür bu yüzden aklımızda sevimsiz bir gezegen olarak kalmış.

Konumu nedeniyle gündüzleri gözlemlenemeyen Venüs, yörünge ortalaması itibariyle dünyamıza en yakın olan gezegen. Kendi etrafındaki dönüşü ise diğer gezegenlerin tam aksi istikametinde. (Adının tanrıçadan alınmasının bir anlamı olmalı derdim hep!) Venüs, Güneş sistemi ve yıldızımız henüz gençken, büyük olasılıkla Dünya gibiydi; ve kim bilir belki yaşama da sahipti. Güneş´e yakınlık açısından ikinci olmasına karşın yüzey sıcaklığı en yüksek olanı. Venüs´ün yüzeyi kurşunu bile eritebilecek kadar sıcak, çünkü günışığının yüzeye ulaşmasını engelleyen sülfürik asit bulutlarıyla çevrili. Bir dakika! Güneş ışığı az geliyorsa daha soğuk olması gerekmez mi peki bu gezegenin?

Dünyamızı da tehdit eden sera gazı etkisini anlatmanın tam yeri işte! Güneş enerjisi, bir gezegenin yüzeyine eriştiğinde bir kısmı emilir ve yeri ısıtır, bir kısmı ise dış uzaya geri yansır. Venüs´ün kavrulmasının sebebi Güneş´in yoğun ışığı değil, yüzeye ulaşabilen az miktardaki ışığın bile geri çıkamaması. Gezegenin aldığı enerji akımı, yoğun karbondioksit içeren atmosferi yüzünden dışarı çıkamıyor ve yüzeye geri gönderiliyor.

Dünyamızın atmosferindeki karbondioksit oranı ise sanayi devriminden bu yana yüzde 40 oranında artış gösterdi ve metan seviyesi üç katından fazlasına çıktı. Fakat daha da önemlisi, atmosferde artık eskisinden daha fazla su olması. Kutuptaki buz kütleleri eridiği için deniz seviyesi on ila yirmi cm arasında yükseldi ve dünya genelinde yağış miktarı ortalama yüzde 1 artmış durumda. Yağışın artması kulağa hoş gelebilir fakat bu durum açıkça bir kısırdöngü yaratmakta. Atmosferde daha fazla su olması yüzeyde daha fazla ısının tutulması demektir. Yüzey daha çok ısındıkça buz kütleleri daha hızlı eriyecek, okyanuslardaki su miktarıyla beraber atmosferdeki su buharı miktarı da artacak ve bu da yüzeyin daha sıcak olması, buz kütlelerinin de daha hızlı erimesi anlamına gelecektir. NASA´dan gelen son raporlara göre, yazları görülen erime oranlarına bakılırsa, kutuplarda bu yüzyılın sonunda hiç buz kalmayacak. Doğanın çevirebileceğinden daha fazla karbondioksit üretmeye devam edersek Dünya´nın sonu da kaçınılmaz bir Venüs olacak!

Dünyamızın hemen diğer yanında, kayalık yüzeyi ve ince atmosferi ile keşifler için en uygun gezegen, Hollywood´un baş aktörü, Kızıl Gezegen lakabıyla Mars yer almakta. Yakın bir zamana kadar üzerinde yaşam barındırdığı düşünülen Mars, bizi biraz hayal kırıklığına uğratsa da yine de popülaritesinden bir şey kaybetmedi. Curiosity kaşif robotu 2012 yılından beri gezegenin insan yaşamına uygunluğunu araştırmakta, Mars iklimi ve yüzeyi ile ilgili bizlere bilgi yollamakta. 2015 yılında, suyun donmuş formunun dışında sıvı halde de bulunduğuna ilişkin kanıtların bulunması, insanoğlunu heyecanlandırıp İkinci Dünya ümitlerini arttırdı ama NASA´ya göre bavul toplamak için pek de acele etmemize gerek yok.

Mars´taki su kaynakları büyük ihtimalle yeraltındaki akarsuların varlığına işaret ediyor ve bu da gezegenin yüzeyi altında mikrobiyolojik bir yaşam olabileceğine işaret ediyor. Fakat tuzlu su keşfine rağmen Mars´taki radyasyon ve yüzde 95 oranındaki karbondioksit seviyesi insanın yaşayabileceği bir ortamı desteklemiyor. İnsanoğlunun burada hayatta kalabilmesi için yüzde 0,13´lük oksijen oranının oldukça arttırılması gerekiyor ve bunun yolu da Mars´a bir sera kurmaktan geçiyor. Şişme malzemelerle kurulması planlanan seralarda yetiştirilecek bitkiler bu yer altı kaynaklardan beslenebilirse, yetiştirilen bitkiler sayesinde karbondioksit emilimi sağlanarak oksijen seviyesi yükseltilebilir. Atmosferdeki oksijen oranını arttırmak için de henüz daha mantıklı bir çözüm üretilmiş gözükmüyor. Nasa yöneticilerinden Grunsfeld´e göre, sera projesi gelecek nesiller için yapılacak iyi bir yatırım. Ve bu arada sera projesini çok benimseyen kimi girişimciler kolları birkaç yıl önce sıvadı bile. 2050 yılına kadar Mars´ta bir milyon insanın yaşayabileceği bir Serakent kurmaktan bahseden özel şirket, bilet fiyatlarını (tek yön gidiş ve ancak bir milyon kişi kayıt alınırsa) 200.000 $ olarak açıkladı bile.

Genel öngörüm bu teklife balıklama atlayacak bir milyon insanın kısa bir sürede rahatlıkla bulunabileceği yönünde ama akılcı yanım diyor ki: “Bu uyanıklar bedavaya iyi reklamlarını yaptılar!” İnsanoğlunun kısa bir süre içinde Mars´a ayak basacağına ilişkin hiçbir şüphem yok; özel sektörün de bu alanda bilimsel atılımlarda bulunması tek kelime ile harika, ve fakat 30 yıl gibi kısa bir sürede bu gezegen kolonileşmek için uygun hale getirilemez, bundan da adım gibi eminim...

Ve sıra geldi ‘mahallenin kabadayısı´ Jüpiter´e. Sistemimizdeki diğer tüm gezegenlerin toplamından daha büyük olan Jüpiter, dördü devasa toplam 69 uydusuyla tüm saltanatın başında. (Bu yazıyı hazırladığım sırada iki tane daha keşfedildi ve sayının daha da artacağı neredeyse kesin! “Aslında burnumuzun ucunu bile göremiyoruz!” dersek yalan değil…)

Jüpiter, kelimenin tam anlamıyla katı değil ve bizim bugüne kadar gözlemleyebildiğimiz de üst katmanlardaki bulutlardan başka bir şey değildi. 2011 yılında fırlatılan ve beş yıl süren bir yolculuğun ardından Temmuz 2016´da Jüpiter yörüngesine konuşlanan Juno uzay aracı sayesinde bu gezegen hakkında daha detaylı bilgi edinmeye başladık. Yakın zamanda elde edilen veri, onun bir gezegen değil, bir yıldız olmak için doğduğuna işaret ediyor. Yıldız olma hevesiyle yola düşen Jüpiter, öyle görünüyor ki, nükleer füzyonu başlatamayınca gaz topu olarak yaşamını sürdürmek zorunda kalmış. Juno, bize sadece Jüpiter´in iç katmanları hakkında bilgi vermekle kalmıyor, Güneş sisteminin oluşum dönemi hakkında daha isabetli öngörülerde bulunmamıza da yardımcı oluyor. Juno, yoğun radyasyon altında uzun yıllar yaşamını sürdüremeyecek ama NASA, sizin de (ev bilgisayarınızdan) Juno´ya eş zamanlı bağlantı yapıp gezegenin yörüngesinde sanal seyahat etmenize olanak sağlıyor.

Satürn´e geçmeden önce, Mars´la Jüpiter arasında dönen meteor kuşağını atlamayalım, çünkü hafızamızda yerleşik bir film karesini silmemiz gerekecek.

– Meteor kuşağına giriyoruz Kaptan!

Meteor kuşaklarına evrenin her yerinde rastlanabilir ve dışarıdan herhangi bir müdahale olmadıkça, irili ufaklı bu gökcisimleri, genellikle gezegenler gibi sabit bir yörüngede seyahat ederler. Ama uzay mekiğinin kaptanı bu haberi alınca gözleri faltaşı gibi açılır ve gemi kumanda odasına koşar. Bütün mekik personeli görev yerlerine geçip birbirlerine süper-teknolojik terimler savurarak gerekli ön hazırlığı yapar ve adını bile anlamadığımız ekipmanı devreye sokarlar. Yakışıklı olduğu kadar deneyimli de olan kaptan, meteorların arasından ustalıkla slalom yaparak geçer. Meteorun biri son anda sıyırıp geçer, heyecan dorukta; nefesler tutulur…

“Az kalsın çarpıyorduk kaptan; paramparça olacaktık!” der gemi personelinden genç ve güzel bir kadın kaptana sarılırken...

Olur ya Mars´ın ötesine bir seyahate çıkacak olursanız korkmayın. Geçeceğiniz meteor kuşağında bırakın çarpışmayı, herhangi bir meteoru görme şansınız bile çok az. Büyük olasılıkla tek bir meteor görmeden yolunuza devam edersiniz. Bir meteora çarpma ihtimaliniz ise piyangodan üst üste büyük ikramiye kazanmanız kadar olası değil. Hatta kimi meteorlar arasındaki uzaklık Dünya ile Ay arasındaki uzaklıktan bile fazla.

– Meteor kuşağına giriyoruz Kaptan!!!

– Kaptır gitsin, sıkıntı yok! Yıllardır giriyorum bu meteor kuşağına, bir tane bile gördüğüm olmadı!

... şeklinde bir diyalog filmin heyecanını kaçırır diyorsanız tabii ki haklısınız, ama bilimkurgu gerçekçi olmalı derseniz filmde olabilecek diyalog da ancak bu!

Fen bilgisi derslerinin favorisi olan Satürn, bir teleskopla bakıldığında tartışmasız Güneş sistemindeki en güzel gezegen. Yüzey şekillerinin etkileyici olmadığını itiraf edelim fakat irili ufaklı kartoplarından oluşan halkaları onu Süperstar yapmaya yetiyor. Ayrıca uydularından bir tanesi olan Titan´ı da anlatmadan geçmeyelim. Ne özelliği mi var? Biraz fazlaca yoğun ama çoğunluğu bizimkisi gibi azottan oluşan bir atmosferi var. Ve ayrıca uçsuz bucaksız buz dağları, nehirleri, gölleri, vadileri, ovaları ile tıpkı bizim yuvamıza benziyor. Tüm Güneş sisteminde, bildiğimiz kadarıyla, Dünya dışında yağmur yağan tek gök cismi de o. Tek bir farkla; Titan´da yağan yağmur sıvı metan ve etandan oluşuyor. Titan, suyun hiç sıvı hale gelemediği kadar soğuk.

Teleskopun icadından sonra gözlemlenebilen Uranüs ve rüzgarın 1600 km hızla estiği en uzak gezegen Neptün ile Güneş sistemimizde tanımladığımız gezegenler son buluyor. Plüton, 2006 yılında 134340 adı verilerek gezegenlikten atılmasına karşın, diğer cüce gezegenler ve sayısız gök cismi ile, gördüğü hakaret umurunda bile olmadan, Güneş´in etrafında dönmeye devam etmekte. Kuiper kuşağının da içinde yer aldığı Oort Bulutu ise güneşimizin özgürlük alanını belirlemekte.

Bir yıldızın kütleçekim alanı, bir bireyin özgürlük alanı gibidir. Bireysel özgürlüğümüzün başka bir bireyin özgürlük alanına taştığında sonlanması gibi, bir yıldızın kütleçekim alanı da başka bir yıldızın kütleçekim alanına taştığında son bulur. Güneşimizin bu özgürlük alanını ve sistemin sınırını Oort Bulutu dediğimiz bu bölge çizer.

Şimdi sıra ders kitaplarında, görsellerde ve hatta bilimsel makalelerde (şu an okuduğunuz dahil) gördüğünüz Güneş sistemi resimlerini çöpe atmaya geldi. Neden mi? Çünkü hepsi hatalı!

Gelin bir A4 kağıdına Güneş sistemini doğru ölçekte çizmeyi deneyelim. Kâğıdımızı alalım ve ortasına bozuk para büyüklüğünde küçük bir daire ile Güneş´i çizelim. Unutmayın ki Güneş Dünyadan 1.3 milyon kat büyük. İlk dört gezegeni sadece birer nokta olarak çizmemiz gerekecek. Güneş´in 3 cm yanına küçük bir nokta olarak Merkür´ü koyduk. 2 cm daha ileri Venüs, 2.5 cm ileri Dünya, 3 cm de araya Mars´la koysak ortalama ölçek tutuyor; şimdilik sorun yok… Fakat geri kalan çizime kağıdımız yetmeyecek. Hatta, Neptün´ü 2 metre, Plüton´u ise 3 metre uzağa çizmemiz gerekecek.

Oort Bulutu´nun sınırını da çizmek istiyorsanız kağıdı kalemi bırakıp evden çıkın. Bu arada, yürümekten çok haz etmiyorsanız arabaya ihtiyacınız olacak; çünkü yaklaşık altı km yol gideceksiniz. Güneş sisteminin kütleçekim alanında bulunan gök cisimleri bu kadar geniş bir alanda bulunuyor.

Kendinizi küçük mü hissettiniz? O zaman şunu da hesaba katın. Güneşimiz, galaksimizde tahmin edilen 200 ila 400 milyar yıldızdan sadece biri ve içinde bulunduğumuz evrende yaklaşık iki trilyon daha galaksi var.








Kaynak:

Elon Musk´ın Devrim Niteliğindeki Projesinin Detayları
Elon Musk´ın Devrim Niteliğindeki Projesinin Detayları
BEYINSIZLER
Evrim bilginizi bu mini sınavla test edinYayınlandı
Evrim bilginizi bu mini sınavla test edinYayınlandı
BEYINSIZLER
Antalya´da 2200 yıllık antik kent gün yüzüne çıkarıldı
Antalya´da 2200 yıllık antik kent gün yüzüne çıkarıldı
BEYINSIZLER
Sit alanı olan tarihi köye mermer ocağı ruhsatı!
Sit alanı olan tarihi köye mermer ocağı ruhsatı!
ACIK GAZETE
Almanya´da karnaval sezonu başladı
Almanya´da karnaval sezonu başladı
DW
Caddeler Elektrikli Scooter İstilası Altında
Caddeler Elektrikli Scooter İstilası Altında
VOA
Yeraltı trenlerinde iletişim kurabilmek artık mümkün…
Yeraltı trenlerinde iletişim kurabilmek artık mümkün…
LONDRA GAZETE
Güneş enerjisini 18 yıl boyunca depolayabilen molekül bulundu
Güneş enerjisini 18 yıl boyunca depolayabilen molekül bulundu
AÇIK GAZETE
30. Ankara Uluslararası Film Festivali Yarışma Başvuruları 12 Kasım´da Başlıyor!
30. Ankara Uluslararası Film Festivali Yarışma Başvuruları 12 Kasım´da Başlıyor!
GAİA DERGİ
Genetik Biliminde Son Durum: Artık Erkeğe Gerek Yok (mu?)
Genetik Biliminde Son Durum: Artık Erkeğe Gerek Yok (mu?)
OGGİTO
Miskinlik Tuzağında Yapay Zekânın Kucağına Sürüklenen İnsanlığını Bekleyen Trajik Son
Miskinlik Tuzağında Yapay Zekânın Kucağına Sürüklenen İnsanlığını Bekleyen Trajik Son
OGGİTO
Yapay Bir Özgürlük Vaadi; Teknoloji
Yapay Bir Özgürlük Vaadi; Teknoloji
DUNYALILAR
´Herakles´in sopası´ Adıyaman´da bulundu
´Herakles´in sopası´ Adıyaman´da bulundu
GAZETE DUVAR
Yapay zeka neler getiriyor, neleri götürecek?
Yapay zeka neler getiriyor, neleri götürecek?
GAZETE DUVAR
Alman arkeologlardan Gaziantep´teki antik kentte keşif
Alman arkeologlardan Gaziantep´teki antik kentte keşif
DW
Kıbrıs´a özgü yeni bir örümcek türü keşfedildi!
Kıbrıs´a özgü yeni bir örümcek türü keşfedildi!
GIDA HATTI
NASA Test Sırasında Dünya Rekoru KırdıYayınlandı
NASA Test Sırasında Dünya Rekoru KırdıYayınlandı
BEYINSIZLER
BİLİMİnsanlara Diğer Canlılardan Daha Zeki Olduğunu Düşündürten Sebeple
BİLİMİnsanlara Diğer Canlılardan Daha Zeki Olduğunu Düşündürten Sebeple
BEYINSIZLER
Z Kuşağı ve Öncesi Arasındaki 8 Anahtar Fark!Y
Z Kuşağı ve Öncesi Arasındaki 8 Anahtar Fark!Y
BEYINSIZLER
Gülümseyen Bebek  .
Gülümseyen Bebek .
Elit Gazete
Ay Piramidi´nde ‘yeraltı dünyasına´ çıkan tünel bulundu
Ay Piramidi´nde ‘yeraltı dünyasına´ çıkan tünel bulundu
ARTI GERCEK
Bitkiler herhangi bir tehdit sırasında nasıl savunmaya geçiyor?
Bitkiler herhangi bir tehdit sırasında nasıl savunmaya geçiyor?
GAIA DERGI
Hattuşaş´da 3 bin 500 yıllık boğa biçimli içme kabı bulundu
Hattuşaş´da 3 bin 500 yıllık boğa biçimli içme kabı bulundu
BEYINSIZLER
Son Dönemlerde Keşfedilen 10 Maya GizemiYayınlandı
Son Dönemlerde Keşfedilen 10 Maya GizemiYayınlandı
BEYINSIZLER
Dünyanın en önemli arkeolojik buluntularıYayınlandı
Dünyanın en önemli arkeolojik buluntularıYayınlandı
BEYINSIZLER
Çin´de kurulacak fabrikada robotlar robot üretecek
Çin´de kurulacak fabrikada robotlar robot üretecek
SPUTNIKNEWS
Umut vaat eden yeni ´Truva atı´ antibiyotiği
Umut vaat eden yeni ´Truva atı´ antibiyotiği
BBC
Hiç Sesli Kitap Dinlediniz mi?
Hiç Sesli Kitap Dinlediniz mi?
OGGİTO
4. Ankara Uluslararası Komedi Festivali´nin programı belli oldu!
4. Ankara Uluslararası Komedi Festivali´nin programı belli oldu!
GAİA DERGİ
Hamam böceğinden radyasyon geçirmez yelek üretildi
Hamam böceğinden radyasyon geçirmez yelek üretildi
BEYINSIZLER