Ankara
15 Aralık 2018 Cumartesi
Bugün
Bulutlu
7 °C
3 °C
Pazar
Fırtına
8 °C
2 °C
Pazartesi
Bulutlu
8 °C
3 °C
DOLAR
5.3710
EURO
6.0755
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Son Yorumlananlar
Ankara için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:17 08:01 13:01 15:25 17:43 19:15
Bugün bana yarın sana lazım olacak nedir? ADALET GENE ADALETTİR

Unutma !
Soğuk iklimde yaşayan tatlı su kaplumbağası türü olan kaplumbağaların,sonbaharda derin bir nefes alarak girdikleri sudan,ilkbaharda çıktıklarını ve bu kaplumbağaların üç ay oksijensiz hayatta glikolizden enerji sağlayarak kalabildiklerini ve bunların kalp atışlarının dakikada bir olduğunu,

Su kaplumbağları hakkında bilgi
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İklim Savaşları: H.A.A.R.P
Elit Gazete
Tarih: 4.2.2018 16:07:42/ 392okunma / 0yorum

İklim Savaşları: H.A.A.R.P

https://diplomatikstrateji.com/wp-content/uploads/2017/12/484208_502382133156409_1775678422_n.jpg
İklim Savaşları: H.A.A.R.P
Yazar : Caner Çiftçi

İklim değişikliğiyle alakalı savaş ve insani kriz senaryoları artık dünya siyasetinin gündemindedir. Dünya´da artık savaşlar çeşitli hale gelmiştir. Değişen ”Ekolojik Dengeler” de artık savaşlara sebep olabiliyor.Küresel Güçler arasında, artık İklim Savaşları da yapılıyor.

2006-2010 yılları arasında Suriye´de yaşanan kuraklık,Suriye´nin yaşadığı en büyük kıtlıkla sonuçlandı. Tarımı ve köy yaşantısını bitiren kuraklık sebebiyle,köylü ve halk perişan oldu,yokluk içine gömüldü.Kuraklığın sürmesiyle beraber, 2011 sonbaharında Suriye iç savaşı başladı. Kolombiya Üniversitesi´nden İklim Bilimci Richard Seager; “Savaşı çıkartanın kuraklık olduğunu söylemiyoruz; fakat var olan diğer bütün etkenlere bir de kuraklık eklendiğinde, her şey olabileceğinden daha büyük bir isyanla patlak verdi” şeklinde durumun iklim değişikliğiyle göründüğünden çok daha ilgili olduğunu açıklıyor.

Önceden yapılan araştırmalar, yüksek sıcaklık ve kuraklık gibi iklim anormalliklerinin, insan psikolojisini aşırı uçlara yönelten etkenler olduğunu ortaya koymuştu. Psikolojilerdeki değişikliklerin etkileri, kişisel saldırılardan, büyük savaşlara kadar uzanan bir sürede değişiklik gösterebiliyor. Suriye´de olduğu gibi açlık ve yokluk halkları toplu bir isyan ve “artık ne olacaksa olsun” ruh haline sokup,psikolojik savaşa sürüklemişti. Bu durumda da insanlar adalet ve para kazanma arayışı içerisinde,çözümü üretecek örgütlenmeye başlıyorlar.Hedef şaşırtmak,asıl hedeflerin yüzyıllardır kullandığı bir yöntemdir.Bunu başarmanın yolu,gerek medya ve basın yoluyla gerek toplum içindeki insanları inançlarına göre birbirinden izole etmekle zemini çok kolay hazırlamalarıdır.

https://i.hizliresim.com/LOrl21.jpg

İklim değişikliğinin nedenleri, etkileri ve çözüm yollarının binlerce uluslararası nitelikte akademisyen tarafından tartışıldığı ve her 6 yılda bir konuyla ilgili raporların hazırlandığı BM-IPCC´nin açıkladığı 5. Değerlendirme Raporu´nda çarpıcı sonuçlar çıkmıştı.Rapor´da İklim değişikliği´nin başlıca nedenlerinden biri olan ”%95 oranında insan kaynaklı sera gazı emisyonu” yazıyordu.Raporun sonuçlarına göre, yaşanabilir bir gelecek için şimdiden yaklaşık 1 santigrat dereceye ulaşan yerkürenin sıcaklık artışının azami 2 santigrat derece seviyesinin altında kalmasını sağlamak ve ülkelerin sera gazı emisyonlarının azaltılması konusunda acil önlemler alması gerekmektedir.

Türkiye´ye yönelik iklim değişikliği riskinin temeli:

Dünyada en fazla güneş ışığı ekvator hattıdır. Ekvator´daki hava ısınır, yükselir ve sonra kuzeye ve güneye doğru hareket eder.Hem soğuma,hem de yağışla nem kaybı sonucu hava bu süreçte ağırlaşır ve 30 derece enlemine doğru çöker. Çöken hava ısındığı için bulut, dolayısıyla yağış oluşamaz. Zaten Ekvator´un 30 derece kuzey ve güneyi civarına tropikler altı çöl kuşağı adı verilir.Havanın ekvator civarında yükselmesi, 30 derece enlemi civarında çökmesi ve tekrar geri Ekvator´a dönmesi ile oluşan döngüye ”Hadley Sirkülasyonu” denir.Küresel ısınma,sirkülasyonu genişleterek çökmenin oluştuğu kısmı kutuplara doğru kaydırıyor. Türkiye´nin güney enlemi 36 derecede. Bu durumda kuzey yarı kürede bu kayma tropikler altı çöl kuşağını Türkiye´ye yaklaştırıyor. Dolayısıyla Türkiye ve bu hattaki diğer Akdeniz ülkeleri iklim değişikliğine karşı gittikçe artan bir şekilde kırılgan hale geliyor. Gelecekte, küresel ısınmanın devam etmesiyle beraber çöl iklimine sebep olan bu yüksek basınç kuşağı daha da kuzeye kayacak ve Türkiye´ye yaklaşarak ülkenin güneyini etkileyecek. Ülkenin en büyük iki ovası Harran ve Çukurova bu bölgede yer aldığı için, ilk etkilenen yerler olacaklar.Suriye´de kuraklığın tarım üzerindeki etkisine benzer olumsuzluklar, Türkiye´de de yaşanabilir.

haarp ile ilgili görsel sonucu

KÜMÜLONİMBUS: YAPAY BULUT

Hava durumlarını kontrol etme süreci 1800´li yıllar da başladı.Bu süreçte teknoloji gelişerek daha verimli sonuçlar elde edilmişti.Bugün yaşanan tüm hava koşullarında insanoğlu´nun parmak izi olduğu şüphesiz elde ettiğimiz veriler karşılaştığımız olaylar, kayıtlar, belgeler, dokümanlar, patentlerin hepsi hava durumlarının kontrol edildiği yönündedir. Bunun aksini kanıtlayabilen bugüne kadar olmadı ve yalanı doğruymuş gibi gösteren eğitilmişleri dinleyenler sayesinde hava modifikasyonu bulut tohumlama konuları da yaygınlaşamıyor ve yalanlanıyor.Alttaki gördüğünüz fotoğraf yapay hava durumları´nın bir göstergesidir.Atmosfer iletken hale getirilip, iyonize edilmiş gökyüzüne gönderilen yüksek akımlı ELF frekanslarıyla oluşturulmuştur.

https://i.hizliresim.com/YO0Qvz.jpg

Kümülonimbus bulutumsular bir sistem tarafından üretilmekte ve çeşitli kimyasalların karışımı ile atmosfere doğru püskürtülmektedir. Kümülüs bulutlar bilindiği üzere doğal yollar ile oluşmamaktadır. Kümülonimbus bulutumsular üretildikten sonra doğal olarak atmosferde yerini alacak ve sonrasında içeriğinde ki kimyasallar ile birlikte farklı bölgelere yavaş yavaş taşınır.Bu esnada zaten belirlenen bölgeye yönelik üretilen Kümülonimbuslar, planlanan aşırı yağışların ve doluların tetikçisidir.Bu teknik ile zeminden üretilen yapay bulutlar,frekanslar ile işlenmek üzere atmosfere gönderilir.Bölge´deki antenler ve radarlar ile frekans dalgaları uygulanarak,belirli hedefe doğru sürüklendirilir. Zeminden üretilen Kümülonimbusu, bir silaha dönüştürmek için kullananlar bölgenin ekonomik ve tarımsal potansiyelini değişime uğratırlar.Aşırı hava olaylarına maruz bırakılırken,tarım alanları dolu yağmuruna tutulabilir.Etkenler zincir halkasında bu teknikler üzerinde uygulanırken,fabrikasyon ürünü kullanma alışkanlığımızı depreştirme ve teşvik etme politikalarıdır.Hava durumu modifikasyonu ve her gün üzerimize tonlarca miktar da nano teknoloji ürünü kimyasal/ağır metal püskürtüldüğü hakkında bilgi sahibi olup,bilinçlenmemiz gerekir.

İlgili resim

H.A.A.R.P – Yüksek Frekanslı Etkin Kutupsal Güneş Işığı Araştırma Programı

HAARP, Yüksek Frekanslı Etkin Güneşsel Araştırma Programı demektir.Bu program ABD Silahlı Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Alaska Üniversitesi tarafından ortak yürütülür ve iyonosferin özelliklerini ve davranışlarını araştırmak üzere kurulmuştur.Araştırma merkezi Alaska´dır. HAARP fikri, ilk kez Sırp asıllı ABD´li bilim adamı Nikola Tesla tarafından ortaya atılmıştır.Bu projenin hayata geçirilmemesi için birçok ülkede kampanyalar olmuştur.Çünkü HAARP projesi iklim kontrol ve yapay deprem silahı olarak kullanılabilme iddialarından dolayı çok tartışmalı bir konu halini almıştır. HAARP, Pentagon´un kontrolünde ve ABD ordusunun hizmetinde olan önemli bir projedir.Projenin yapımı 1995 yılında bitmiştir.

Avustralya´nın kırsal bölgelerinde denendi ve geliştirildi.Daha sonra deprem bölgelerinde denemek için çalışmalar arttırıldı.

https://i.hizliresim.com/mJBM51.jpg

H.A.A.R.P´in Yapabildikleri:

– Yeraltındaki Enerji ve Maden yataklarını ortaya çıkarma,
– Düşman Nükleer Füzeleri´nin hedef saptırılması
– İklimler´i kontrol edebilme,
– Suni Deprem oluşturma,
– Radar ve Uyduları kontrol edebilme,
– Termo-Nükleer patlama oluşturuyor.
– Ozon tabakası ile oynayabilir,
– Okyanus dalgalarını kontrol edebilir,
– Kutupları eritebilir ve yerinden oynatabilir.

Elektromanyetik dalgalar üzerine birçok deneyin yapıldığı Alaska´daki HAARP tesisi, uçaklar için çok tehlikelidir. Bu yüzden HAARP tesislerinde,uçak kontrol sistemi kurulmuştur.Herhangi bir uçağın yaklaşması durumunda antenlerin faaliyetleri otomatik olarak durdurulmaktadır. HAARP fikrinin temeli olan Nicola Tesla, iyonosfer´e gönderdiği radyo frekanslarının kuvvetli bir şekilde geri döndüğünü fark etmiş ve bunun üzerine çalışmıştır. Çalışmanın ana işlevi;iyonosfere doğru çok yüksek radyo frekansları göndermektir. HAARP tam 180 kablodan oluşur ve toplamda 36 Milyon Watt enerji açığa çıkarır.ABD´de ise bir elektrik santrali sadece 52 bin Watt kullanabilmektedir.Bu projenin gücü,burada çok daha iyi anlaşılır. HAARP, gelişen Teknoloji ile ileride çıkacak olası savaşlarda kullanılabilecek en önemli ve çok tehlikeli bir silahtır.Bu nedenle Rusya başta olmak üzere,birçok ülke,ABD´den HAARP proje çalışmalarını durdurmasını talep etmiştir.Proje aynı zaman´da canlılar üzerinde de büyük zararlar vermektedir. HAARP´in oluşturduğu ELF sinyalleri; Davranışsal, Sinirsel bozukluklar, Embriyonik dokuda tahrip,katarakt,metabolizma değişiklikleri,kan yapısının bozulması,bağışıklık sisteminin çökmesi vb. gibi canlılar/insanlar üzerinde tehlikelere yol açabiliyor.

https://i.hizliresim.com/bL3VM8.jpg

H.A.A.R.P ”SUNİ DEPREM” YAPABİLİR Mİ ?

İki şekilde yapabilir.Birincisi;Direk olarak uygun frekanstaki elektromanyetik dalgaların yerin altına enjekte edilerek yapılabilir.İkincisi ise; Deprem´e hassas bir bölge´de radyasyon yaymayan belli güç´te termo-nükleer patlama oluşturularak,fay hattı´nın harekete geçirilmesi.

MARMARA DEPREMİ

Ülkemiz yıllardır,sismik espiyonaj altındadır. 17 Ağustos 1999´da Marmara´da yaşanan bu olay, HAARP projesinin Türkiye üzerinde denendiğinin bir göstergesidir.Deprem´den önce Gölcük´ten,Avcılar´a kadar görünen ”ateş topu” ile ilgili de bilimsel bir açıklama yapılmamıştır.Deprem´den sonra kimileri Rusya bomba patlatmış,kimileri de Yugoslavya´ya atılan bombaların yer kabuğunun dengesini bozması sebebiyle depremin gerçekleştiğini söylüyordu.Deprem´den hemen sonra Türk Telekom´un Türkiye´nin sismik bilgilerini Pentagon´a ileten NATO üssü´nün iletişimini nasıl kestiğini,depremden 2-3 sonra gazeteler yazmaya başlamıştı.Asıl hedef,Kuzey Anadolu fay hattından elde edilen tecrübe ve bulguları,San Andreas Fay Hattına uygulamaktı. Gölcük depremi sırasında yaşanılanlar,deprem mi, HAARP saldırısı mı dedirten bu tesadüfleri ortaya çıkarır;

– Deprem günü Gölcük´de basit bir devir teslim töreninde ABD´li ve İsrail´li üst düzey komutanların oluşu,
– Deniz üssünde hiç bir Türk subaya giriş izni verilmeyen bir ABD deniz altısının oluşu,
– Olay daha dünya basınına yansımamışken,İsrail´lilerin yardım çalışmalarına başlamış olması,
– Depremden önce denizde büyük bir ateş topu ortaya çıkması,
– İstanbul´da depremden önce gökyüzü renginin değişmesi,
– Depremin 45 saniye sürmesi,
– Deprem´den önce telefonların frekansları´nın çalışmaması.

https://i.hizliresim.com/g9ar85.png

(Hava´daki Ateş Topu)

https://i.hizliresim.com/jQZg3m.jpg

(Deniz´deki Ateş Topu)

Bu olay´a göre,ABD/San Andreas fay hattında meydana gelebilecek bir depremin ABD ekonomisine zarar verebileceğini bilen Pentagon,yer kabuğundaki değişimleri izleyerek daha deprem oluşmadan tektonik katmanlar arasında artan basıncı değişik noktalardan patlatıp boşaltarak,olabilecek büyük depremi küçük depremler haline dönüştürmenin yollarını bulmuştu. Bu yöntemle uzay´dan,geniş alanlarda tahribat yapabileceklerdi. Türkiye, Japonya, Endonezya ve benzeri deprem bölgelerinde sismik ağ şebekeleri kurularak bu bölgelerin tektonik verileri saniyesi saniyesine kayıt altına alındı.

H.A.A.R.P Rusya´ya karşı kullanıldı mı ? ( 30/07/2010 )

2010 yılında Rusya´da 40 derece´yi bulan aşırı sıcaktan,Rus bilim adamları ABD´yi sorumlu tuttu.Bu iddia üzerine ülkenin en büyük gazetelerinden Komsomolskaya Pravda gazetesi, uzmanlardan görüş alarak böyle bir ihtimalin bulunduğu sonucuna vardı. Kavurucu sıcakların doğal olamayacak kadar uzun sürdüğünü dile getiren Rus fizikçiler, ”ABD, bize gizli iklim silahı HAARP ile savaş açmış olabilir” görüşünü öne sürmeye başladılar. En büyük şüphe ise; Pentagon´un kontrolünde 1997 yılından beri, Alaska´da çalıştırılan yüksek frekans dalga yayıcı HAARP istasyonu üzerinde toplandı. Tektonik silah Moskova Devlet Üniversitesi Fizik Fakültesi hocalarından Georgiy Vasiliyev, Alaska´daki HAARP istasyonunu resmen jeofizik ve tektonik bir silah olarak tanımlamıştı. G.Vasiliyev; ”HAARP istasyonu tam güçle çalıştırıldığında, 1 saatte 3.5 megawatt elektrik enerjisi tüketiyor. 14 hektarı kaplayan 22 metrelik 180 dev anten üzerinde göklere yükselen enerji plazma kümesi oluşturuyor. HAARP çalıştırıldığı günden bu yana,Dünya´nın değişik bölgelerinde iklim anormalleri gözlemlenmeye başladı.Kar yağması gereken yerleri güneş kavururken,Afrika´da kar yağışları gözlemlenmekte.Bu tuhaf olgular genelde küresel ısınma´ya fatura ediliyor.Ama bize göre anormallerin asıl sorumlusu Pentagon´un HAARP sistemidir” dedi.Rusya Silahlı Kuvvetleri´nde iklim uzmanı olarak çalışan Nikolay Karavayev ise,ABD´nin Rusya´ya iklim silahıyla saldırı düzenlendiğine emin olduğunu söyledi. Karavayev;”ABD Hava Kuvvetleri raporunda,net bir dille ‘2025 yılına kadar iklimi müttefikimiz yapmalıyız´ ifadesi yer alıyor.Hatta Pentagon,günümüzde sadece sivil kuruluşların araştırma yapmaya yetkili olduğu uluslararası iklim anlaşmasından çıkmayı da düşünüyor.Bana göre ABD,iklim silahı konusunda öylesine ileri gitti ki,yakında bunu gizlemeden dünya´ya sergilemeye başlayacak.Rusya kavrulurken,Avrupa niye serin? Moskova´nın 40 dereceyle kavrulduğu srada Avrupa ülkelerinde yaz nispeten daha serin geçiyor. Berlin 18, Varşova 25, Viyana 20, Paris 20 derece. Batı´da Ukrayna sınırında etkisini kaybeden yüksek basınç cephesi,Karadeniz kıyılarından kuzeyde Murmansk kutup bölgesine kadar uzanıyor.Ülke sınırlarını takip eden yüksek basınç cephesi onu besleyecek ortam bulunmamasına rağmen dağılmıyor” dedi.

https://i.hizliresim.com/o6vXE9.jpg

(Moskova/2010)

ABD İklim Anlaşmasından Çekildi.1 HAZİRAN 2017

ABD Başkanı Trump, Paris İklim Değişikliği Anlaşmasından çekildiğini ve bu kararını Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri´ne hemen ileteceğini duyurdu.Ancak, anlaşmanın yasal hükümlerine göre, Genel Sekreter bu bildirimi en erken 4 Kasım 2019 tarihinde kabul edebilir. Bu da, ABD´nin ancak resmi olarak anlaşmadan 4 Kasım 2020´de çekileceği anlamına geliyor.

https://i.hizliresim.com/o6vXj9.jpg

KITALARARASI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

Aşağıda ki görseller,NASA uydu kaynaklarındandır.Görseller, Dünya´nın iklimi üzerinde yapılan değişiklikleri gösteriyor.Ayrıca,birçok farklı yönde değişim ile ilgili kanıtlar sunuyor.Yüksek derecede toksik yönden ağır metaller ve kimyasallar, son derece güçlü radyo frekansı sinyalleri ile maniple edilebilir. ELF sinyalleri, çeşitli iletim platformlarından (HAARP, SBX radar, NEXRAD, vb)dünya üzerindeki bölgelere iletilir. Üstelik bu frekansların bulut oluşumlarındaki etkileri de bilinmektedir.Görüntülerde radyo frekans bulutu etkilerindeki birçok farklılık gözlemlenebiliyor. Geçtiğimiz senelerde ABD´yi etkileyen kasırgaların yüzde 85´inin;Afrika sahillerinin batısından,ABD´ye doğru göç ettiği ortaya çıktı.

Bu noktada iklim mühendisleri konu üzerinde çalışmalara devam ettiler ve bu görüntülere rastladılar.İklim müdahalesinin etkilerini maskelemek için iklim mühendisleri,Afrika sahillerindeki toz bulutlarını suçladılar.Bu konu hakkında açıklama yapılmadı, fakat görüntüler her şeyi açığa çıkarıyor. İklim mühendislerinin çalışmaları,dünyamızın yaşam destek sistemlerini iyileştirmekten çok daha öteye geçebilecek bir potansiyele sahip.Bu tarz durumların etkileri Dünya´nın her bölgelerinden hissedilebiliyor.

https://i.hizliresim.com/XEAMPD.png

(Afrika´nın Batı Sahili)

https://i.hizliresim.com/nJnQOB.png

(Avustralya´nın Kuzey Batısı)

https://i.hizliresim.com/d7pvv7.png

(Avustralya´nın Doğu Kıyıları)

https://i.hizliresim.com/ZO4X5g.png

(İspanya´nın Güneyi)

https://i.hizliresim.com/bL3VvG.png

(ABD/Kaliforniya Kıyıları)

KONTROL EDİLEBİLİR HAVA DURUMU:KİMYASAL PÜSKÜRTMELER (CHEMTRAİLS)

H.A.A.R.P.: Alçak frekans dalgaları ile çok güçlü etkiler ortaya çıkarmaktadır. 80 anten ile atmosfere verilen alçak dalga boylarında olan frekanslar, etkin olarak kullanılan ve tanık olduğumuz hava durumlarını, iklimleri ve kötü hava şartlarının oluşmasını kontrol edebilmektedir. H.A.A.R.P aynı zamanda,alçak dalga boylarında frekanslar üreterek,canlılar üzerinden değişiklik gösteren psikolojik dejenarasyon etkenlerini de ortaya çıkarır.Alçak frekanslar;hem doğa da,hem de canlılar üzerinde büyük ve değişik etkiler oluşturur.Kimyasal Püskürtmeler: kimyasal ve biyolojik vücut işlevini,düşünce yetisini yok edici kimyasal biyolojik silah sınıfı maddeler içerir. Kimyasal Püskürtmelerin içerisinde bulunan, nano boyutta indirgenmiş ağır metaller ve karbon nanotüpler, hava´da ve atmosfer´de iletkenlik sağlayarak, HAARP gibi hedefi vuran cihazlara yüksek potansiyel yaratır ve verimli zemini oluşturur.Belirli hesaplamalar ile gökyüzünde kullanılan frekanslar;insanlar üzerinde iç ses gibi telkinler üretebilir,statik duruma getirebilir. Özellikle psikotronik alanda kullanılan bu metodlar, gizli servislerin ve medya ağının algı operasyonlarına entegreli biçimde harekete geçirilir.Bunun etkilerini,akıllı ve farkındalık kapasitesi yüksek olan kişiler az çok tahmin edebilir.Kimyasal Püskürtmeler her ne kadar Güneş´i,Küresel olarak engellemek amaçlı atıldığını iddia etseler de;yaşam,tarım alanlarının ve su havzalarının üzerinde yoğunlaştığı açık bir şekilde ortada´dır.

https://i.hizliresim.com/kXo97r.jpg

H.A.A.R.P, Kimyasal Püskürtmelerin içeriğini kullanarak yağışlar üretir. Çeşitli operasyonlara entegreli olan harekatlara dahil bu yağışlar;toplumları ve şehirleri baskı altında tutmak ve zayıflatmak için kullanılır.Yağış kontrolünün sebebi ise,ani yağışlar ile belirli bir bölgeye yağdırılarak,o bölge´deki enerji rezervlerine su dolumuyla basınç yaratmak,yerin gerilimini arttırmak ve HAARP dalgaları ile de katmanları harekete geçirerek,yeraltı patlaması yaratabilme tekniklerini de içermektedir.Atmosfer´in ısısını kontrol edebildikleri gibi,yer altını da ısıtabilir.Küresel ısınmayı tetikleyen mikro ve makro hava durumu değişimleri,küresel hava akımlarının yönlendirilmesi ve kontrol edilmesine kadar büyük etkilere sahiptir.Bu yüzden 50´den fazla anten kullanmaktadırlar.

Yerel radar ve hava durumu radarlarının çoğu da,mikro iklim değiştirilmesi hava durumunun silah olarak kullanılmasına olanak verir.Kimyasal Püskürtmeler, yüksek elektromanyetik cihazların frekanslarına zemin hazırlarken,bunları kontrol eden ticari piyasalar oluştururlar. Gündem 21 ve karbon salınımı piyasaları,küresel ısınmaya karşı kurulan planların perde arkasında tüm bu olanları gerçekleştirir ve düzenler.Dünya ısınıyor,kurtaralım derken;insanların herşeyini ellerinden alıp,şirketlere ve şirkete dönüştürülmüş hükümetlere devrini sağlamak ve kendi sömürü düzenlerini bedava´ya getirmekte gibi planları dahilinde işlerini yürütürler.Ülkemizde son 50 yılda olanlar,Kimyasal Püskürtmeler ile birlikte yürütülen, HAARP ile kontrol edilmiştir ve edilmeye devam ediyordur.İstanbul Üniversitesi´nin 10 yıllık bilimsel araştırma ve sonuçlarında,ülke genelindeki %80-%90 oranındaki yağışlar,%50´nin altına inmiştir.Salgın hastalıklara da sebep olduğu bilinen Kimyasal Püskürtmeler´in, 1950´li yıllara dayandığı bilinmektedir.Ülkemiz´de uzun zaman önce yaşanan Siroz´dan ölen yüksek sayıdaki kayıplar´ın sebebi de kimyasal püskürtmelerin neden olduğu operasyonlarıdır.Diğer etiyolojisi bilinmeyen ve kimyasallar ile ilişkili olan ölümler de,bu zehirlenmelerin ürünüdürler.(Hepatit,çoçuk felci, memenjit, çiçek vb. …)Küresel ekonomiyi elinde tutan elitler;onlarca defa organ nakli yaptırarak,yaşamlarını koruma gayreti içerisindelerdir.

https://i.hizliresim.com/Ma7V27.jpg

Dipnot:

Yıllardır gelecekte olası bir Marmara Depreminden bahsedenler, hangi bulgu ve bilgilere dayanarak olası Marmara Depreminin şiddetinde iddialılar ? Jeofizik alanında bazı araştırmacı ve Profesörler´in olası Marmara Depremi için, şiddeti ve bölgesi konusunda bu kadar iddialı olmaları neye dayanmaktadır? Yıllardır halk üzerinde sözde tedbir amaçlı,korku oluşturmaya çalışan bazı Profesörler ve araştırmacılar ilk önce, Ülkemiz´in Fay hatlarını ve Jeofiziki yapısını yeniden gözden geçirip,incelesinler.Türkiye´deki asıl en önemli Deprem bölgesi, Ege Bölgesi´dir. Bilgi kirliliğine kapılarak, halka yanlış bulgularla bir şey anlatmaya çalışanlar lütfen samimiyetini ortaya koyarak vatandaşlık görevini yapsınlar. Teşekkürler…

Kaynakça:

LİNK : http://www.tarihiolaylar.com/tarihi-olaylar/haarp-157

LİNK : https://en.wikipedia.org/wiki/High_Frequency_Active_Auroral_Research_Program

LİNK : http://www.gi.alaska.edu/haarp

LİNK : http://geokomplo.net/chemtrails-nedir-kimyasal-puskurtmeler/

Taner Çiftçi








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: İklim Savaşları
1,5 ay sürecekti, 1,5 yılı geçti: İşte OHAL´in ağır faturası
1,5 ay sürecekti, 1,5 yılı geçti: İşte OHAL´in ağır faturası
Elit Gazete
Türk ve Amerikalı Askeri Uzmanlar Afrin Operasyonu´nu Anlattı
Türk ve Amerikalı Askeri Uzmanlar Afrin Operasyonu´nu Anlattı
Elit Gazete
‘Yazar okuyucuyu gündemden uzaklaştırmalı´
‘Yazar okuyucuyu gündemden uzaklaştırmalı´
Elit Gazete
Duvar gerçekten yıkıldı mı?
Duvar gerçekten yıkıldı mı?
Elit Gazete
Hukukun üstünlüğünde de gerileme
Hukukun üstünlüğünde de gerileme
Elit Gazete
İktidar Da Muhalefet De Koltuğa Japonla Yapışmış…
İktidar Da Muhalefet De Koltuğa Japonla Yapışmış…
Elit Gazete
Komşunuzu almaya geldiklerinde ne yapacaksınız, karar verdiniz mi?
Komşunuzu almaya geldiklerinde ne yapacaksınız, karar verdiniz mi?
Elit Gazete
Özgür Suriye Ordusu´nun çöküşü
Özgür Suriye Ordusu´nun çöküşü
Elit Gazete
Türkiye ve Rusya´nın Afrin´deki hedefi ne?
Türkiye ve Rusya´nın Afrin´deki hedefi ne?
Elit Gazete
Kuvayi Milliye
Kuvayi Milliye
Elit Gazete
Ağır çekim tren kazasına tanık oluruz
Ağır çekim tren kazasına tanık oluruz
Elit Gazete
 Ortadoğu
Ortadoğu
Elit Gazete
Nedir Bu “Kızıl Elma” Dedikleri? /2
Nedir Bu “Kızıl Elma” Dedikleri? /2
Elit Gazete
“Türkiye´de korku hukuk sistemini zehirliyor”
“Türkiye´de korku hukuk sistemini zehirliyor”
Elit Gazete
ABD´nin Türkiye planı çöktü
ABD´nin Türkiye planı çöktü
Elit Gazete
“FETÖ TARİKATINI TEMİZLEMEYE ÇALIŞIRKEN YENİ TARİKATLARA YOL AÇIYORSUNUZ”
“FETÖ TARİKATINI TEMİZLEMEYE ÇALIŞIRKEN YENİ TARİKATLARA YOL AÇIYORSUNUZ”
Elit Gazete
Erdoğan´ın kefil olduğu ‘Milli Ordu´
Erdoğan´ın kefil olduğu ‘Milli Ordu´
Elit Gazete
Zeytin Dalı´na katılan milisler, uyumsuz, dağınık ve başıbozuk bir koalisyon
Zeytin Dalı´na katılan milisler, uyumsuz, dağınık ve başıbozuk bir koalisyon
Elit Gazete
Gelecek geçmişe benzeyecek mi?
Gelecek geçmişe benzeyecek mi?
Elit Gazete
Zeytin Dalı´nda riskler ve olasılıklar
Zeytin Dalı´nda riskler ve olasılıklar
Elit Gazete
Güncelde Boǧulmak
Güncelde Boǧulmak
Elit Gazete
Türkiye - ABD İlişkileri Karşılıklı Yalanlama Kronolojisi
Türkiye - ABD İlişkileri Karşılıklı Yalanlama Kronolojisi
Elit Gazete
´ABD Menbiç´ten YPG ile çekilip orta yol bulabilir´
´ABD Menbiç´ten YPG ile çekilip orta yol bulabilir´
Elit Gazete
Gazetecinin görevi halkın morali değil, gerçeklerdir
Gazetecinin görevi halkın morali değil, gerçeklerdir
Elit Gazete
Hem silah satıp hem de barış için arabulucu olunamaz
Hem silah satıp hem de barış için arabulucu olunamaz
Elit Gazete
ABD, Ankara ve PYD´yi yeniden uzlaştırmalı
ABD, Ankara ve PYD´yi yeniden uzlaştırmalı
Elit Gazete
YERLİ MİLLİ/PİLLİ ZİLLİ
YERLİ MİLLİ/PİLLİ ZİLLİ
Elit Gazete
PKK´yı silahlandırdık... Ankara´ya dürüst davranmadık...
PKK´yı silahlandırdık... Ankara´ya dürüst davranmadık...
Elit Gazete
‘ABD, Türkiye´yi kendine yaklaştırmak için PYD´yi kullandı ama bu taktik işe yaramadı´
‘ABD, Türkiye´yi kendine yaklaştırmak için PYD´yi kullandı ama bu taktik işe yaramadı´
Elit Gazete
Amerika´nın garanti verme oyununa gelmeyelim
Amerika´nın garanti verme oyununa gelmeyelim
Elit Gazete