20 Ocak 2019 Pazar
DOLAR
5.3429
EURO
6.0908
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Son Yorumlananlar
Ankara için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:17 08:01 13:01 15:25 17:43 19:15
Bugün bana yarın sana lazım olacak nedir? ADALET GENE ADALETTİR

Unutma !
Soğuk iklimde yaşayan tatlı su kaplumbağası türü olan kaplumbağaların,sonbaharda derin bir nefes alarak girdikleri sudan,ilkbaharda çıktıklarını ve bu kaplumbağaların üç ay oksijensiz hayatta glikolizden enerji sağlayarak kalabildiklerini ve bunların kalp atışlarının dakikada bir olduğunu,

Su kaplumbağları hakkında bilgi
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Esneyen İnsanlar Ülkesi
DUNYALILAR
Tarih: 6.11.2018 09:44:44/ 56okunma / 0yorum

Esneyen İnsanlar Ülkesi
03/10/2018 Kültür-Sanat Bir yorum bırakın 1,304 Görüntüleme

Bir varmış, bir yokmuş, sana varsa bana yokmuş, bana varsa ona yokmuş. Bir zamanlar yeryüzünün bir yerinde bir ülke varmış. Bu ülkedeki kişiler mutluluk içinde yaşar dururlarken, Tanrı vermesin, bir bilinmez salgın hastalık onları kırıp geçirmeye başlamış. Öyle bir hastalık ki, ülkedeki insanların birtakımı zayıflamaya, küçülmeye, birtakımları da şişmanlamaya, irileşmeye başlamış. Zayıflayanların boyları da günden güne ufalıyormuş. Ama bu ufalma, küçülme, zayıflama o kadar yavaaaş yavaş oluyormuş ki hiç kimse ne kendisinin, ne de başkalarının küçüldüğünün farkına varmıyormuş.

Günde ancak beş on gram zayıflıyor, bir iki milimetre küçülüyorlarmış. İnsanlar küçüle ufala, zayıflaya sıskalaşa, bir zaman gelmiş, baston kadar incelmiş, sacayağı kadar kısalmışlar. Günden güne daha da kısalıp ufalıyorlarmış.

Beri yandan birtakım insanlar da günden güne şişmanlıyor, irileşiyorlarmış. Öbürlerinin küçülmesi, ufalması gibi, bu irileşme, şişmanlama da, günden güne bikaç milim, günde beş on gram olduğundan, ne kendileri, ne de başkaları onların her gün biraz daha devleştiklerinin farkına varmıyorlarmış. Boyları yangın kuleleri kadar uzamış, gövdeleri vapurlar kadar irileşmiş. Ama o ülkede büyüyenlerin sayısı, zayıflayıp ufalanların sayısına denk değilmiş. İki yanın sayısı birbirine eşit olmuyormuş. Beş on küçülene, ufalana karşılık, ancak bir kişi kocamanlaşırmış. Zayıfların çocukları. da zayıf, fındık kadar küçük doğmaya başlamışlar. Buna karşılık, irilerin çocukları da fil yavrusu kadar büyük, kocaman doğuyorlarmış. Doğuştan küçük olanlarla, doğuştan büyük olanlar, oldum olasıya bu işin böyle gelip böyle gittiğini sanırlar, bunda hiçbir ayrılık, uygunsuzluk, olağanüstülük görmezlermiş. Görmedikleri gibi, küçülenler, kendilerinden daha küçüklerini görüp, onlara bakarak, “Tanrım, buna da şükürler olsun, küçüğün küçüğü var. Ben yine iyiyim!” diye avunurlarmış.

Günden güne irileşenler de, kendilerinden daha irilerini gördükçe, “Tanrım, beni ondan daha iri yap!” diye yakarırlarmış. Dileklerini, yakarmalarını Tanrı da dinler, onları günden güne şişirir de şişirirmiş. Bir zaman gelmiş ki, şişmanlayanlar, irileşenler, oturdukları evlere; yattıkları yataklara, geçtikleri yollara sığmaz olmuşlar. Her ne yapsalar, ayakları yorganlarından dışarı çıktığından, yorganlarını ayaklarına göre uzatmaya, yolları gövdelerine göre açmaya, evlerini de boylarına göre büyütmeye başlamışlar.

Bir zaman gelmiş, açtıkları yollardan da geçemez, büyüttükleri evlere de giremez, uzattıkları yorganlarına da sığamaz olmuşlar. Yeniden, evlerini yollarını, yorganlarını büyütmüşler. Alanlar küçük gelmiş, alanları açmışlar. Yaşadıkları kent küçük gelmiş, kentten dışarı kaçmışlar. Yayıldıkça yayılmışlar, taştıkça taşmışlar.

Küçülenler de küçüldükçe küçülmüşler, ufaldıkça ufalmışlar, artık öyle olmuş ki, bir zaman sonra kimisi ev diye karpuz kabuğuna, kimisi ceviz, kimisi de fındık kabuğuna girer olmuş. İş bu kadarla da kalmamış, bir zaman sonra küçüle küçüle temelli kaybolmaya başlamışlar. Gözle görülemez olmuşlar. Ancak mikroskopla bakılınca görülebiliyorlarmış. Bütün bu olan bitenleri, herkes olağan bişey sanır, hiçbiri yakınmada bulunmazmış.

Gel zaman, git zaman, irileşenlerin irileşmesi, şişmanlayanların şişmanlaması durmuş. İş bununla da kalmamış. Onlar da küçülmeye, ufalmaya başlamışlar. Gündengüne zayıflıyorlarmış. Ne var ki, zayıflamaları, şişmanlamaları gibi yavaş yavaş değil, birdenbire oluyormuş. Eskiden boylan günde bir iki milim uzarken, şimdi günde bir iki karış birden kısalıyorlarmış. Eskiden günde bikaç gram şişmanlarken, şimdi günde beş on gram birden zayıflıyorlarmış. Boyu beş metre, ağırlığı iki ton olanlar gece yataklarına böyle yatıyor, sabah, boyları iki metre, ağırlıkları iki yüz kilo olarak uyanıyorlarmış. Büyük bir hızla erimeye başlamışlar. Bir zaman gelmiş, artık birbirlerini bile tanımıyor, aynadaki hayallerinden korkuyorlarmış. Büyük bir korkuya düşmüşler. Bu büyük korkuyla küçüle küçüle büsbütün yok olmaktansa, kendi canlarına kıyanlar bile olmuş. Arka arkaya kendilerini öldürüyorlarmış. Kentin her yanında ağlamalar, bağırtılar göklere yükseliyormuş:

– Zayıflıyoruz!.. – Eriyoruz!… – Bitiyoruuuz!.. Ağlamak, sızlamak, bağırmak bir işe yaramamış.

“Büsbütün ortadan yok olup gitmeden aklımızı başımıza devşirelim. Küçülmemizi önleyici bir çıkar yol bulalım!” demişler.

Artık şişmanlamaktan, büyümekten geçmişler, oldukları gibi kalsalar, çoktan razılar. Doktorlara başvurmuşlar. Doktorlar onlardan beter. Herkes kendi başının derdine düşmüş. Göz göre göre ufalıyor, eriyorlar. Bu öyle amansız bir salgın hastalıkmış ki, ondan ona geçiyormuş. Doktorlar, şişmanlık ilaçlan vermişler, kemikleri besleyici iğneler yapmışlar. “Bol bol yiyin!” demişler “Üzülmeyin, canınızı sıkmayın!” demişler. Ama bütün bunların hiçbiri yararlı olmazmış. O zaman o ülkede yaşayanlar, düşünmüşler, taşınmışlar, “Başka bir ülkeden, derdimize derman bulacak bir uzman arayalım,” demişler. Dedikleri gibi de yapıp, dünyanın en büyük şişmanlatma uzmanını kendi ülkelerine çağırmışlar. Uzman gelmiş, küçülenlere, ufalanlara bakmış.

– Bu yeni bir hastalık değil, demiş. Dünyanın başka yerlerinde de görülmüştür. Her ne kadar salgın bir hastalıksa da önlenebilir. Aranızda bir zaman yaşayacağım. Ben ne yaparsam, siz de gözünüzü, kulağınızı açın, benim yaptığım gibi yapın. Göreceksiniz ki, benim yaptıklarımı yaparsanız, hem zayıflamanız, küçülmeniz, hem şişmanlamanız duracak… Nasılsanız öyle kalacaksınız. Bunu söyledikten sonra uzman, onların gözleri önünde tartılmış, ölçülmüş. Ağırlığı 75 kilo, boyu da 1.79 gelmiş.

O ülkede yaşayanlar, neler yapacak diye uzmandan gözlerini ayırmamışlar. Hepsi göz kulak kesilmiş. Hep ona bakıyorlarmış. Uzman o ülkede kırk gün, kırk gece kalmış. Sonra orada yaşayanları çevresine toplayıp,

– Bunca zaman aranızda yaşadım. Neler yaptığımı gördünüz, siz de benim gibi yapar, benim gibi yaşarsanız, bu dertten kurtulursunuz!.. demiş. Demiş ama, o ülkede yaşayanlar, uzmanın kendilerinden ayrı onların yaptıklarından başka bişey yaptığını görmemişler. Görseler de anlamamışlar. Uzman,

– İşte bakın, yine gözünüzün önünde tartılıyorum!… demiş. Tartılmış, ağırlığı 75 kilo; ölçülmüş, boyu 1.79… Nasıl geldiyse yine öyle. Ne şişmanlamış, ne zayıflamış. O ülkede yaşayanlar büsbütün şaşırmışlar. “Bu uzman bizden ayrı, bizim yaptıklarımızdan başka ne yaptı da, hiç zayıflamadı, kısalmadı?..” demişler. Uzman, vapura binip, o ülkeden ayrılırken,

– Anladınız ya… demiş, ben ne yaptımsa siz de öyle yapın!… Allasmarladık. Uzman bir gece önceden uykusuz olduğu için, bu sözleri söyledikten sonra küçük dili görünene kadar ağzını açıp, bir de esnemiş.

O ülkede yaşayanlar bunu görünce, hep birden sevinçle bağırmışlar: – Tamam… – Uzman esnedi… – Uzman gerindi… – Şimdi anladık neden zayıflamadığını… – Uzman ne yaptıysa, biz de onu yapalım…

O günden sonra, o ülkede yaşayanlar, uzman esnedi, gerindi diye, onlar da hiç durmadan esnemeye, gerinmeye başlamışlar. Gerçekten de zayıflamaları, küçülmeleri, kısalmaları durmuş. İriler iri, ufaklar ufak kalmış. Hiçbir değişme olmamış. Çünkü, esnemekten, gerinmekten vakit bulup da yaşayamıyorlarmış ki küçülsünler, ufalsınlar, ya da büyüyüp irileşsinler… Hep esniyor, hep geriniyorlarmış.

Aziz Nesin

Dünyalılar








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Esneyen İnsanlar Ülkesi
Trump´ın Suriye sürprizi
Trump´ın Suriye sürprizi
LONDRA GAZETE
Ben de halümce Bedreddinem…
Ben de halümce Bedreddinem…
ACIK GAZETE
 Alnının akıyla gazeteci
Alnının akıyla gazeteci
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE
Türkiye´nin Fırat´ın doğusuna yapmayı planladığı operasyon seçimler öncesinde bir tiyatro
Türkiye´nin Fırat´ın doğusuna yapmayı planladığı operasyon seçimler öncesinde bir tiyatro
SPUTNIK NEWS
‘Trump çekilme kararını niye aldı?
‘Trump çekilme kararını niye aldı?
SPUTNIK NEWS
ABD´nin Suriye´den çekilmesi Türkiye´nin başarısıdır
ABD´nin Suriye´den çekilmesi Türkiye´nin başarısıdır
SPUTNIK NEWS
Dünya ve Türkiye ekonomisini 2019´da ne bekliyor?
Dünya ve Türkiye ekonomisini 2019´da ne bekliyor?
SPUTNIK NEWS
´AKP ekonomideki derin bunalımı halka ödetecek´
´AKP ekonomideki derin bunalımı halka ödetecek´
ARTIGERÇEK
Türkiye ekonomisi, içinde bulunduğu labirentten bir türlü çıkamıyor
Türkiye ekonomisi, içinde bulunduğu labirentten bir türlü çıkamıyor
T24
ABD´nin Suriye´den çekilmesi büyük bir hata
ABD´nin Suriye´den çekilmesi büyük bir hata
SIZE HABER
Türkiye ve Suriye mesajları ne anlama geliyor?
Türkiye ve Suriye mesajları ne anlama geliyor?
SPUTNIKNEWS
ABD çekiliyor, Suriye´de kartlar yeniden dağıtılıyor
ABD çekiliyor, Suriye´de kartlar yeniden dağıtılıyor
BBC TURKCE
ABD´nin ardından Türkiye´ye de yol görünebilir
ABD´nin ardından Türkiye´ye de yol görünebilir
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
T24
 Erdoğan´ın amacı 40 gün kazanmak
Erdoğan´ın amacı 40 gün kazanmak
ABC GAZETESİ
Askerlerin Suriye´den Çekilmesi Türkiye´nin Güvenliği İçin Kötü´
Askerlerin Suriye´den Çekilmesi Türkiye´nin Güvenliği İçin Kötü´
AMERİKANIN SESİ
Suriye´den Çekilme Kararı Ne Anlama Geliyor?
Suriye´den Çekilme Kararı Ne Anlama Geliyor?
AMERİKANIN SESİ
‘Türkiye, ABD´ye diz çöktürdü´
‘Türkiye, ABD´ye diz çöktürdü´
SPUTNIKNEWS
2019: Bazı önemli sorunlar
2019: Bazı önemli sorunlar
LONDRA GAZETE
Erdoğan Fatih Portakal´ı Neden Hedef Aldı?
Erdoğan Fatih Portakal´ı Neden Hedef Aldı?
AMERİKANIN SESİ
Troller, erkekler…
Troller, erkekler…
Deutsche Welle Türkçe
Ankara´daki tren kazasının olası nedenleri
Ankara´daki tren kazasının olası nedenleri
SPUTNIK NEWS
N´olcak 2019´da bu dünyanın hali?
N´olcak 2019´da bu dünyanın hali?
ACIK GAZETE
Fırat´ın doğusundaki harekatın kapsamı ne olacak?
Fırat´ın doğusundaki harekatın kapsamı ne olacak?
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE
Fırat´ın doğusunda Türkiye´yi ne bekliyor?
Fırat´ın doğusunda Türkiye´yi ne bekliyor?
BBC TURKCE
Huawei veliahtının tutuklanması
Huawei veliahtının tutuklanması
EURO NEWS
Sarı Yelekliler-Gezi benzetmesi ne kadar doğru?
Sarı Yelekliler-Gezi benzetmesi ne kadar doğru?
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE
Muhalefetin "Ankara" imtihanı
Muhalefetin "Ankara" imtihanı
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE
Enflasyon alışveriş olmadığı için, cari açık ithalat yapacak para kalmadığı için düştü
Enflasyon alışveriş olmadığı için, cari açık ithalat yapacak para kalmadığı için düştü
SPUTNIKNEWS
´Sarı Yelekliler sadece Fransa´ya özgü değil, AB´nin sorunu´
´Sarı Yelekliler sadece Fransa´ya özgü değil, AB´nin sorunu´
SPUTNIKNEWS