Ankara
14 Kasım 2018 Çarşamba
Bugün
Bulutlu
7 °C
-4 °C
Perşembe
Bulutlu
8 °C
0 °C
Cuma
Bulutlu
8 °C
-1 °C
DOLAR
5.4770
EURO
6.1575
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Son Yorumlananlar
Ankara için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:17 08:01 13:01 15:25 17:43 19:15
Bugün bana yarın sana lazım olacak nedir? ADALET GENE ADALETTİR

Unutma !
-Günümüzde evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. (Bak bunu duyduğum iyi oldu ben zaten evlenmiyecem böylece kamçılamış oldum bu sözlerle) -Rodin’in ünlü ‘düşününen adam’ heykeli aslında İtalyan şair dante’nin portresidir. -Uranüs çıplak gözle görülen

İlginç Bilgiler 4
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Erdoğan´ın tek ve gerçek rakibi
Elit Gazete
Tarih: 3.7.2018 19:27:45/ 115okunma / 0yorum

Erdoğan´ın tek ve gerçek rakibi
28/06/2018 20:34

PrintPocketPinterestFlipboardGoogle+TumblrWhatsAppTelegramKindle ItTwitterFacebook1,918

LEVENT GÜLTEKİN

acikcenk@gmail.com / @acikcenk

Reklam

Mevcut siyasi aktörler, partiler Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan´ın rakibi değil.

Bu seçim sonucu bunu bize bir kez daha gösterdi.

Reklam

Peki niçin olamıyorlar? Niçin olamazlar?

Bunun iki nedeni var.

Birincisi: Partilerin yapısı. Yani her birinin toplumun bir kesimini temsil ediyor olması.

Kimi Kürtlerin, kimi milliyetçilerin kimisi Atatürkçü/Alevilerin kimi de muhafazakar dindarların siyasi temsilcisi konumunda.

Türkiye´yi bütün gören, ona göre kadro kuran ona göre politika belirleyen bir siyasi parti yok ne yazık ki.

Söylemde hepsi demokrat, hepsi özgürlükçü, hepsi hukuktan, eşitlikten yana gibi gözükse de kadrolarını ve politikalarını temsil ettikleri toplum kesimi ve onların hassasiyeti belirliyor.

Böyle olunca de en geniş kesimi temsil eden parti/lider her seçimde bütün olumsuzluklara rağmen zaferle çıkıyor.

Partiler bu yapıda kaldığı sürece parti liderinin değişmesinin bir yararı olmuyor.

Bunu yıllardır görüyoruz.

Çünkü o kabın içine giren lider kabın seklini alıyor.

İnsanlar değişiyor, hassasiyetler, değerler, öncelikler değişiyor ama mevcut siyasi partiler bu değişimden hiç etkilenmiyor.

Ortaçağ´dan kalma siyaset anlayışıyla 21. yüz yıl insanına hitap etmeye çalışıyorlar.

Böyle olunca da toplum, bütün olumsuzluklara rağmen mecburen eskiler arasında kendine en yakın gördüğü en güçlü olanı tercih ediyor.

Yeni seçmen eski siyaset
Daha önce de yazdım, Türkiye´de artık iki türlü seçmen var.

Bir tarafta kimliği, inancı, mezhebi, ideolojiyi, yaşam tarzını öncelikli gören, siyasi tercihini bu değerler üzerinden belirleyen seçmenler var. Bunlar her partiye dağılmış durumda.

Diğer tarafta gerçek anlamda demokrasiyi, hukuku, özgürlüğü, eşitliği, saygınlığı, dürüstlüğü önemseyen bu değerleri gerçek anlamıyla benimsemiş zihninde ‘biz ve onlar´ ayrımı olmayan bir siyasi anlayışa sahip olanlar var. Bunlar da kendine en yakın gördüğü partiye/adaya oyunu kerhen veriyor.

Mevcut partilerin hepsi birinci gruptaki seçmenlere hitap ediyor.

İkinci grupta olan, ülkenin iyi eğitimli, üreten, düşünen farklı kesimlerdeki insanları bir araya toplayacak bir siyasi anlayış, bir aktör çıkmadığı sürece eskiler içinde en güçlü olan mevcut iktidar kazanmaya devam edecek.

Peki Muharrem İnce ikinci grubun ihtiyacını karşılayamaz mı?

Ne yazık ki hayır.

Cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyasında kullandığı kuşatıcı, birleştirici, demokrasi, eşitlik, özgürlük temalı konuşmaları dikkat çekmiş olsa da Muharrem İnce iki nedenle bu ihtiyacı karşılayacak bir siyasi profil değil.

Birinci nedeni parti kimliği.

Bir makama talipken seçim kampanyasında yapılan demokrasi, özgürlük, eşitlik temalı konuşmalar topluma inandırıcı gelmiyor.

Etkili de olmuyor. Olmadığını da gördük.

Yani hem parti hem de kişisel bagajı buna engel.

İkinci nedeni ise kişisel üslubu, tarzı, yaklaşımı.

Bu seçimde muhalefetin en büyük yanlışı ‘Erdoğan´ı ancak onun gibi biri yener´ yaklaşımıydı.

‘Onun gibi kavga eden, onun gibi bağıran, laf sokan, meydan okuyan, haddini bildiren bir lider olursa Erdoğan´la baş edebilir´ düşüncesi, kanaatim odur ki bu seçimin en talihsiz stratejisiydi.

İnce bu tarzıyla Erdoğan´ın tuzağına düşüp seçimin horoz dövüşüne dönüşmesine neden oldu.

Sosyal medyanın zehirleyici gazıyla ‘Ağzının payını nasıl verdim ama´, ‘Nasıl da haddini bildirdim ama´, ‘Kavgaysa kavga´ yaklaşımı insanların psikolojik olarak en yakın gördüğü adayın etrafında toplanmasına neden oldu.

Bu kavgacı tarz, Erdoğan´ın bu tarzından rahatsız olan yukarıda bahsettiğim ikinci gruba ait AK Partili seçmen kitlesini de yeniden Erdoğan´ın yanına itti.

Halbuki Erdoğan´ın rakibi olan adayın üslup, yaklaşım, tarz olarak Erdoğan´a da ders verecek bir bilgelikte, olgunlukta, saygınlıkta olması gerekiyordu.

Saygınlık, olgunluk, içtenlik, efendilik, ağırbaşlılık ama beraberinde kararlılık, cesaret, dirayet barındıran bir yaklaşım Erdoğan´ı da toplum nezdinde açığa çıkarabilirdi.

Yukarıda bahsettiğim, evrensel değerleri, saygınlığı, efendiliği, dürüstlüğü önemseyen ikinci gruptaki seçmen bu değerleri siyasetçinin sadece söylemlerinde değil kişiliğinde de görmek istiyor.

Daha iyi anlaşılması için bir anekdot aktarayım.

Seçimden birkaç gün önce bir taksiye bindim.

Taksici beni görür görmez “Yıllardır AK Parti´ye oy veriyorum, seni okudum, dinledim AK Parti´den koptum, şimdi söyle bakalım bana ben kime oy vereceğim?” deyince “Muharrem İnce´ye verebilirsin” dedim.

“Abi ben Erdoğan´dan kopup çakma Erdoğan´a oy vermem” deyip kestirip attı.

‘Çakma Erdoğan´ algısını yaratan, ne yazık ki sosyal medyanın gazıyla kavgacı, had bildiren, meydan okuyan üslubu, yaklaşımı toplumda geçerli değer sanan, İnce´nin kendisi oldu.

Peki İnce´nin mitinglerindeki kalabalığa, heyecan dalgasına, değişim özlemine ne diyeceğiz?

Hepimiz biliyoruz ki bu kalabalıkların, bu heyecan dalgasının toparlayıcısı İnce değildi.

Toplumdaki değişim talebiydi.

Ülkenin gidişatına karşı toplumda oluşan ‘Yeter´ duygusuydu.

İktidarın ülkeyi götürmeye çalıştığı istikamete duyulan isyandı.

Bu insanları bir araya getiren İnce´nin kendisi değil belki ama değişimi temsil eden konumu ve konuşmalarıydı.

İnce, değişim talep eden fakat kişisel/partisel bagajından dolayı farklı partilerdeki seçmenleri çekemediği için muhalefetin bir kısmını toplamakla yetindi.

Peki bu durumda Erdoğan´ın rakibi kim olacak?

Erdoğan´ın tek ve gerçek rakibi toplumdaki değişim talebidir.

Yani o mitinglere katılan, hatta katılmadığı halde o değişimi arzulayan toplum kesimleridir.

Onların taşıdığı özlemdir, heyecandır, yaşanabilir Türkiye hayalidir.

Kimsenin kimliğine, inancına, mezhebine, ideolojisine, yaşam tarzına bakmayan, özgür, eşit, refah seviyesi yüksek; bilme, sanata, eğitime, hukuka önem veren bir Türkiye hayali taşıyanlardır.

Erdoğan sandıkta herkesi yenebilir ama toplumda her geçen gün biraz daha artan, büyüyen bu değişim talebini yenemez.

Esas olan bu heyecanı, bu arzuyu korumak ve sürdürmektir.

Olana razı olmadan daha iyi, daha yaşanabilir, daha özgür, daha huzurlu bir Türkiye hayalini canlı tutmak, yaşatmak ve gerçekleştirmek için herkesin elinden geleni yapmasıdır.

Zaman Erdoğan´ın olsa da vakit değişimden yanadır.

Sonunda kazanacak olan da bu değişim talebidir, arzusudur.

Dünya dönerken, insanlar değişirken, evrensel değerlerden uzak siyaset anlayışı varlığını sürdüremez.

Sürdüremeyeceğini hep birlikte göreceğiz.

http://www.diken.com.tr/erdoganin-tek-ve-gercek-rakibi/








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Erdoğan gerçek rakibi
Telekomünikasyonda Türkiye´yi zorlu günler bekliyor
Telekomünikasyonda Türkiye´yi zorlu günler bekliyor
Elit Gazete
Suriye´de Güney Cephesi nasıl çöktü, ülkenin kuzeyini ne bekliyor?
Suriye´de Güney Cephesi nasıl çöktü, ülkenin kuzeyini ne bekliyor?
Elit Gazete
Siyasetin ilkel güdülere geri dönüşü ve kimlik siyaseti
Siyasetin ilkel güdülere geri dönüşü ve kimlik siyaseti
Elit Gazete
Keyfi, hoyrat ve kaba, kısaca KHK
Keyfi, hoyrat ve kaba, kısaca KHK
Elit Gazete
‘Yabancılaşmada sınır tanımaz olduk´
‘Yabancılaşmada sınır tanımaz olduk´
Elit Gazete
İkinci Cumhuriyet
İkinci Cumhuriyet
Elit Gazete
Muhalefete İnce´den yeni bir soluk gelir mi?
Muhalefete İnce´den yeni bir soluk gelir mi?
Elit Gazete
Herkül Millas ile Mavi Ülkede Kırmızı Ülkeyi Hatırlamak
Herkül Millas ile Mavi Ülkede Kırmızı Ülkeyi Hatırlamak
Elit Gazete
Gıda güvenliği ve bağımsızlığında tohum açmazı
Gıda güvenliği ve bağımsızlığında tohum açmazı
Elit Gazete
Tarım karnemizi aldık yine sınıfta kaldık
Tarım karnemizi aldık yine sınıfta kaldık
Elit Gazete
Suriye, mülteciler ve siyaset
Suriye, mülteciler ve siyaset
Elit Gazete
Türkiye´nin tam üyeliği çıkmaza girdi
Türkiye´nin tam üyeliği çıkmaza girdi
Elit Gazete
Feyzioğlu´ndan idam yorumu:
Feyzioğlu´ndan idam yorumu:
Elit Gazete
Mücadele için medya şart, CHP´ye büyük iş düşüyor
Mücadele için medya şart, CHP´ye büyük iş düşüyor
Elit Gazete
´24 Haziran seçimlerinde hükümet ve muhalefet seçmenin kafasında soru işaretleri yarattı´
´24 Haziran seçimlerinde hükümet ve muhalefet seçmenin kafasında soru işaretleri yarattı´
Elit Gazete
Sen, bu kurşunu yine mi yedin Türkiye
Sen, bu kurşunu yine mi yedin Türkiye
.
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi´ yapan nedir?
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi´ yapan nedir?
Elit Gazete
Bu rüzgâr kurultaya yeter mi?
Bu rüzgâr kurultaya yeter mi?
Elit Gazete
Beş soruda Türkiye´deki yeni devlet yapısı
Beş soruda Türkiye´deki yeni devlet yapısı
Elit Gazete
Seçmeni Korkutma Stratejisi´ Sonuç Verdi
Seçmeni Korkutma Stratejisi´ Sonuç Verdi
Elit Gazete
Edebiyat dergileri
Edebiyat dergileri
Elit Gazete
Erdoğan´ı destekleyenlerin nesi var?
Erdoğan´ı destekleyenlerin nesi var?
Elit Gazete
Avusturya´nın dönem başkanlığı Türkiye-AB ilişkilerini etkileyecek mi?
Avusturya´nın dönem başkanlığı Türkiye-AB ilişkilerini etkileyecek mi?
Elit Gazete
‘Türkiye, Avrupa Birliği´nden vazgeçemez´
‘Türkiye, Avrupa Birliği´nden vazgeçemez´
Elit Gazete
İçişleri Bakanı Soylu´ya: Hadsizliktir, densizliktir
İçişleri Bakanı Soylu´ya: Hadsizliktir, densizliktir
.
Türkiye-ABD İlişkilerindeki Husumet Devam Edecek´
Türkiye-ABD İlişkilerindeki Husumet Devam Edecek´
.
Seçim sonuçları ne anlama geliyor?
Seçim sonuçları ne anlama geliyor?
.
   Siyaset değil sosyoloji
Siyaset değil sosyoloji
.
´AK Parti, HDP´nin barajı aşmasını içine sindiremedi´
´AK Parti, HDP´nin barajı aşmasını içine sindiremedi´
.
´Siyasal İslam´ın realiteyi anlama sıkıntısı var,
´Siyasal İslam´ın realiteyi anlama sıkıntısı var,
.