19 Temmuz 2018 Perşembe
Ankara için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:17 08:01 13:01 15:25 17:43 19:15
DOLAR
4.6560
EURO
5.4274
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Son Yorumlananlar
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ? -Hapşırdığınız zaman kalbinizde dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur. (Ya bi kez griptim hesapladım 120 kez hapşırmışım demek ki kalbim 1 dakika durmuş o gün) -Eiffel kulesinin tepesine çıkana kadar

İlginç Bilgiler
Bugün bana yarın sana lazım olacak nedir? ADALET GENE ADALETTİR

Unutma !
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
dünyanın farklı ülkelerindeki fayton ve at arabaları.
Elit Gazete
Tarih: 1.7.2018 09:51:20/ 35okunma / 0yorum

Adalı Gezginler´in gözünden “dünyanın farklı ülkelerindeki fayton ve at arabaları...”
Ayşegül Bayraktar
yazı boyutu
Paylaştır3
Öğeyi Oyla1 2 3 4 5 (2 oy)
Küba
KübaFotoğraflar: Ayşegül-Nezih Bayraktar
Yurt içi veya yurt dışında gezip gördüğümüz ülkelerde, soluklandığımız dinlenme anlarındaki sohbetlerimizde, gördüğümüz, öğrendiğimiz yeni şeylerde, hep çok sevdiğimiz Adalar´ımızla ilgili kıyaslamalar yaparız.

Fayton taşımacılığı üzerine yapılan tartışmaların yine yoğunlaştığı bugünlerde sizlere “Adalı Gezginler” olarak gittiğimiz yerlerde rastladığımız faytonlardan ve at arabalarından söz etmek istiyorum.

Küba
Her ne kadar Küba´yı, parlak renkli, eski model Amerikan araba cenneti olarak hatırlasak da, bilhassa güney kısmında halkın fayton benzeri at arabaları ile dolaştığını görüyoruz. Bu arabalar bizim alıştığımız faytonlara göre daha derbederler. Günlük hayatın vazgeçilmezleri gibiler.

1 kuba 1 280x
Küba

1 kuba 3 280x
Küba

Mısır
Mısır´da at, eşek ve katırların çektiği arabalar her yerde. Hatta başkent Kahire´de en merkezden biraz ayrıldığımızda trafiğin içinde daima onlar var. Faytonlar Assuan ve Luksor´da turistleri tapınaklara taşıyorlar. ‘Galebeya´ları (uzun elbiseleri) içinde Nubyalı faytoncular birbirleri ile yarışırken yüreğimiz ağzımıza geliyor. Faytonlar biraz dökülüyor olsa da biçimleri bizimkileri andırıyor. Fayton durakları da bizdekilerden çok daha pis, yollar zaten oldukça kirli olduğundan at dışkılarının bu pisliğe etkisi belli olmuyor

2 misir 0 280x
Mısır

2 misir 1 280x
Mısır

2 misir 2 280x
Mısır

Sevilla
Endülüs Sevilla´da, Alkazar Sarayı´nın önünde rastladığımız ve fotoğrafladığımız faytonlar, pek parlak pek afili duruyor. Bakımlı, çok güzel ve iri yarı tek bir atın çektiği fayton arabası adeta şık bir mobilyayı andırıyor. Şehrin turistik bir bölgesinde parke taşlarla kaplı yolda asil bir çeviklikle ilerliyor.

3 sevilla 0 280x
Sevilla

3 sevilla 1 280x
Sevilla

Malta
4 malta 280x
Malta

Geçmişi Roma, Arap, Mağribi, İngiliz ve Avrupa kültürü ile bezenmiş Akdeniz´in bu çok kültürlü adasında Mdina ve Rabat ismi ile anılan eski şehrin dar sokaklarında faytonlar şehrin olmazsa olmazı. Meydandan kalkan tek atın çektiği zarif faytonlar eski şehrin daracık sokakları arasında kaybolurken atların nal sesleri ve havada şaklayan kamçının sesi yankılanıyor, ortama nostaljik ve gizemli bir hava veriyor. Buranın atları da pek bakımlı, pek süslü, hatta tepelerine kocaman bir tüy yerleştirilmiş olanlarını da görüyoruz. Malta´da fayton kendi görünmeden çok önce kulağa ulaşan kişneme ve nal sesi demek.

Çek Cumhuriyeti Prag
5 prag 280x
Prag

Ünlü Stare Mesto Meydanı´nda pelerinli, silindir şapkalı sürücüsünün kullandığı çift atlı faytonlar parke taşlı meydanı adeta yankılatarak azametle dolaşıyorlar. Atlar güzel, sürücüler kibar, onlar her turistin anılarında meydandaki ünlü saat kadar derin izler bırakıyorlar.

Stockholm
6 stockholm 280x
Stockholm

Kraliyet Sarayının yanı başında bekleyen kalın gövdeli, iri bacaklı katanalar ara sıra huysuzlanarak, sizi şöyle bir dolaştırmak için sıra bekliyorlar. Çalışkan ve yaptıkları işten memnun görünüyorlar. Tüyleri parlak, bakımlı ve semizler. Sürücüleri rahat ve temiz kıyafetler içinde, arabalar kocaman. Avrupa´nın en zengin ülkelerinden birinin atları olmaktan gurur duyuyor gibiler.

Dresden
7 dresden 280x
Dresden

Almanya-Dresden´de fayton arabaları, bir tramvay vagonunu andırıyor. Bu koca vagonu çekecek katana irisi bir çift at uslu uslu sırasının gelmesini bekliyor. Sırası gelenler yükünü alıp, geniş meydanın tarihi yapıları arasında neşe içinde, adeta bir oyun bahçesindeymişçesine turistleri dolaştırıyorlar.

New York
Amerika-New York´ta Central Park´ın caddeye açılan kapısının önünde tek bir kadananın çektiği fayton, zengin görünümde, zirve yapıyor. Times Square´e komşu en işlek caddelerden birinde gördüğümüz, üzerlerindeki kadın polisleri, hoplata, zıplata, iri bir çeviklikle taşıyan katanalar, işte bu... dedirtiyorlar.

Kocaman Amerikan arabalarının varlığına aldırmıyorlar. Caddenin sahibi oluyorlar.

8 new york 0 280x
New York

8 new york 1 280x
New York

Krakow

Polonya-Krakow´da biz Adalı gezginler, unuttuklarımız ve fotoğraflayamadıklarımız da dahil olmak üzere faytonların ve faytoncuların en güzelini burada diye ilan ediyoruz. Polonya´nın Krakow şehrinin eski şehir meydanında gördüklerimiz müthiş. Atlar ve bakıcılar çok özenle seçilmişler, meydanın yıldızı olmuşlar. Hele gece ışıklandırılmış olanları, Sinderella´yı baloya götürür gibiler...

9 krakow 0 280x
Krakow

9 krakow 1 280x
Krakow

9 krakow 2 280x
Krakow

Atlar, muhteşem hayvanlar; en önemli özellikleri hassas canlılar olmaları. Köpeklerden sonra bizim en sadık dostlarımız. Evcil atlar, sahiplerini hiçbir zaman terk etmezler. Saatte 64 km. hız yapabilirler. Bunu, ağırlığının %20´sini aşan ağırlıkta bir insanı sırtında taşırken yapabilir.

Atların ömrü ortalama 20-30 sene arasındaymış. Bir yavru on bir ayda dünyaya geliyor, doğduktan birkaç daki­ka sonra ayağa kalkabiliyor.

Sadık ve yetenekliler. Ulaşımda, yük taşımada, savaşta, yarışlarda ve günlük hayatın birçok alanında kullanılmaktalar. Terbiye edilmeye uygundurlar. Atlar, cesur ve atılganlar...

Atların bacakları yalnız ağır yükleri taşıyabilmeleri için değil, aynı zamanda da hızlı koşabilmeleri için özel yaratılmışlar. Atlarda, diğer hayvanlarda olduğu gibi köprücük kemiği yok. Bu da onların daha büyük adım atabilmelerini sağlıyor. Ayrıca atların bacaklarında hızlandıkça harcadıkları kuvveti düşüren, buna karşın hareket edebilme yeteneklerini artıran bir kemik-kas mekanizması var. Bu mekanizmanın çalışmasını otomobillerdeki vites sistemine benzetebiliriz. Hızlanan bir arabanın vitesini büyütmesi gibi atlar da hızlandıkça adeta vites büyütürler. Bu sayede itme için harcanan güç azaltılırken, hareket yeteneği artar.

Atlar, eski çağlarda kutsal varlıklar olarak görülmüş ve onlara efsanelerde, masallarda hep olağanüstü özellikler verilmiştir. Kanatlı at Tulpar da üstün özelliklere sahip efsanevi bir varlık olarak Türk Mitolojisinde yerini almıştır. Manas Destanı´nda söylendiği gibi rüzgardan bile hızlı koşarlar. Kahramanların atıdır ve zaten Kuday (Tanrı) tarafından onlara yardım etmesi için yaratılmıştır.

Tulpar´ın Yunan Mitolojisindeki karşılığı “Pegasus”tur. Phaeton ise, güneş tanrısı Helios´un oğludur. Atların çektiği güneş arabasını sürmüştür.

Osmanlılar da ata ve biniciliğe son derece önem vermiş, atı can yoldaşı bilmiş, onu eşi ve evlatları mertebesinde tutmuş, gözü gibi bakmış. 15. asırda daha Avrupa´da yokken onlar için haralar kurup, otlaklar tahsis etmiş, cins atlar yetiştirip Av­rupa´ya örnek olmuşlardır. Avrupa´da at yarışları ancak 1603´te yapılmış ama dedelerimiz asırlarca önce cirit oynamaya başlamıştır.

Türkiye´de at yarışları ilk olarak 1900´de İzmir´de düzenlendi. Burada kurulan hipodromda, İngiltere´den getirtilen at ve jokeylerle at yarışlarına başlandı. At meraklısı olan Harbiye Nazırı Enver Paşa´nın desteğiyle Veliefendi Çayırı Hazine-i Hassa´dan alınarak bu işe ayrıldı.

İstanbul´daki ilk at yarışları 1911´de düzenlendi. At meraklısı olan dönemin başbakanı İsmet Paşa (İnönü) konuya önemle eğildi bir “Türk Yarış Islah Encümeni” ortaya çıkarıldı. Atatürk de bu konuyu ciddi biçimde benimsedi, emir ve izniyle oluşturulan Türk derbisi “Gazi Koşusu”, 1927´de başlayarak at yarışlarına ayrı bir heyecan getirdi. Haralarda yarış atı yetiştirilmesine de önem verildi. 1933´ten başlayarak Karacabey Harası´nda yetişen atlar, başta Gazi Koşusu olmak üzere, birincilikler kazandı.

1954´te çıkarılan bir yasayla, Türkiye´de at yarışları düzenleme hakkı, Türkiye Jokey Kulübü´ne geçti. O tarihten bu yana Türkiye´de at yarışları İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Bursa´daki hipodromlarda düzenlenir. Gazi Koşusu, Cumhurbaşkanlığı Koşusu, Başbakanlık Koşusu, İnönü Koşusu, Çaldıran Koşusu, Karabekir Koşusu, Tarım Bakanlığı Koşusu, Türkiye Jokey Kulübü Koşusu, Türkiye´de koşulan önemli klasiklerdir.

Atlar üzerine günlük hayatımıza girmiş pek çok atasözü de vardır.

At, sahibine göre kişner.
At binenin, kılıç kuşananın.
At adımına göre değil, adamına göre yürür.
Ata eyer gerek, eyere adam gerek.
Atına bakan, ardına bakmaz.
Atta, avratta uğur vardır.
At, yiğidin yoldaşıdır.
Atın suçunu eyerin üstünde aramalı.

Türkiye´de halen bazı şehirlerde, hatta İstanbul´un pek çok yerinde yük taşıma amaçlı at arabaları bulunmaktadır. Genellikle kısa mesafelerde ve hafif yüklerin taşınmasında kullanılan bu araçların sayısı oldukça çoktur.

Faytonlar ise pek çok kentte kullanılıyor. Bazı büyükşehirlerde nostaljik birer ulaşım aracı olarak görülse de sadece İstanbul´un Adalar ilçesindeki ruhsatlı faytonlarda çalışan atların 1500 dolayında olduğu biliniyor.

Antalya gibi turistik bölgelerde, Edirne gibi düz arazilere sahip şehirlerde faytonların çalıştıkları özel hatları bulunmaktadır. Eskişehir ve İzmir´de de faytonlar çalışmaktadır.

Adalar ve Kapadokya gibi turistik bölgelerin simgesi haline gelmiş faytonların sürekli görmezden gelinip ihmal edilen atları, insanların onlarla işi bittiğinde nasıl bir kadere terk ediliyorlar? Hipodromlarda, haralarda başladıkları hayatları çöplüklere, ormanlara terk edilerek son bulan bu güzel, masum hayvanların yaşamına, 2000 yılında ekspres dergisinde yayımlanan aşağıdaki söyleşi hafif de olsa ışık tutuyor ve geçen on yedi yılda bu hayvanların kaderinde değişen hiçbir şey olmadığını da gözler önüne seriyor...

“Büyükada´nın atları İstanbulludur. Çoğu haralardan geliyor. Yakışıklıdırlar ama yokuşa gelemezler. Heybeli atları Siirt´ten gelir, ufak tefek dayanıklıdır. Bunların çoğu kaçakçı atıdır. Dağ bayır dinlemez, mayın tarlalarında yetiştirilirler. Üniformalı birini görünce kulaklarını dikerler.

Milyarlık bir at olduğunu nasıl anlıyorsunuz?

At kendini belli eder abi, hiç anlamayan bile güzel atı fark eder. Büyükada´da Tahsin diye bir at var, Şaban´ın atı, çok akıllı. Sanki arkadaş gibi. Gece saat yarım-bir arası meyhaneye gelir; Şaban alıştırmış. Gelip meyhaneden sahibini alıyor, o kadar akıllı. Şimdi sen Şaban´a değil bir, on milyar versen yine vermez. Tahsin müzik de dinliyor, herhalde meyhanede alıştı. Yalnız iki kötü huyu var: Yol seçer, kimi bayırlara da öldür Allah girmez. Başka arabacı olsa hemen satar ama Şaban atının bu huyunu da seviyor. İkincisi abi, karpuza karşı aşırı zaafı var. ‘Gel Tahsin karpuz vericem´ de, anında Şaban´ı satar, alır başını arkandan gelir. Karpuz yerken bir göreceksin...

Atları Siirt´ten buraya nasıl getiriyorsunuz?

Canbaz elinde 10-12 tane at toplandı mı, kasası brandalı bir kamyona rampada yükleyip getiriyor. Veya biz getiriyoruz. Kartal´a kadar non-stop; vapur iskelesinin orada indiriyoruz. Atlar ilk defa orda betona basıyorlar, ilk defa asfaltla tanışıyorlar, ilk defa denizi görüyorlar. Kamyondan indirdikten sonra bunları görmeniz lazım: Şahlanıyorlar, çifteler savuruyorlar, acayip kişniyorlar. Oradan motora yükleyip adaya getiriyoruz.

Bundan belediyenin haberi oluyor mu?

Tabii tabii, zaten daha Siirt´ten çıkmadan atların ‘baytariye´sini alıyoruz, aşısını vurduruyoruz, muayene ediyorlar. Yoksa getiremezsin. Hastalıklı mı, değil mi, nerden bileceksin...

Dört at mecburi. Kış gelince dördüne de bakıcam dedin mi, ayda eve sırf atlar için 300 milyon para getirmen lazım. İkisini, üçünü salıyoruz ormana...

Çöp varillerinin başında görüyoruz onları...

Çöplükten besleniyorlar, ormanda, çayırda otlanıyorlar. Devamlı sulu-yeşil yiyorlar. Kış iyice bastırınca yeşil kalmıyor, bu sefer sokaklara iniyorlar, çöplükleri karıştırıyorlar. Çöpte ekmek ararken naylon, plastik poşet yiyorlar. Sökemeyince, poşetleriyle beraber yiyorlar. Poşetler bağırsaklarda düğümlenirse çıkmıyorlar, azcık koşunca çatlayıp ölüyor at.

Kış aylarında adalara günübirlik gelenlerin dikkatini ilk çeken, çöp varillerinden beslenen atlar oluyor. Çok üzüntü verici. Bunun bir çaresi yok mu?

Yok, hatta şikâyet konusu oluyor. Atlarımızı da şikâyet oluyormuş diye toplayıp toplayıp karşıda Maltepe çöplüğüne atıyorlar. Kim tutarsa onun elinde kalıyor. Orda yaşayan Çingeneler var, hurdacılar. Onlar bu atları kesip ucuza gecekondu mahallelerinde satıyorlar.”

...17 sene önce yapılmış bir röportajdan alıntı. Değişen çok şey var mı, emin değiliz...

Adalar´da faytonlar ve faytonculuk
Adalar´da faytonlar ve faytonculuk devası bulunamamış bir dert gibi, herkes bir tarafa çekiyor. Bu güzel hayvanlara layık olduğu değer verilmiyor, üzerlerinden ne kadar para kazanılır, sadece ona bakılıyor. Bakım ve temizlik ihmal ediliyor. Tedavileri yapılmıyor.

Onları tamamen ortadan kaldırmak isteyenler ise tüyler ürpertici propaganda faaliyetleri yürütüyorlar. Bir küçük çocuğun ağlayarak faytona binmek istemediğini görmüştüm. Neden diye sorunca büyüklerin “Ata binmeyin, Atlar ölüyor!” dediklerini söyledi. Minik kalbinde atlara zarar vermemek düşüncesi vardı. Bu miniği atlarla kaynaşmaktan alıkoymak adil mi?

Adalar´da faytonlar devam etmeli, sürücüler eğitimli, kontrollü olmalı, sayıları azaltılmalı ama onlardan asla vaz geçilmemeli. Acil olarak Adalarda hayvan hastanesi kurulmalı, temizlik ve bakım bir numara olmalı.

Daha da ileri gidelim: bir fayton festivali ve güzellik yarışması düzenleyelim, neden olmasın?

Ada´ya ayak bastığımızda nasıl çam ormanlarının yeşilini, denizin, göğün mavisi, güneşin sarısı, gün batımının moru, turuncusunu istiyorsa gözlerimiz, kulaklarımız da vapurların sesini, martıların çığlıklarını, atların nal seslerini duymak istiyor; aidiyetimiz, benliğimizde oluşan duyumsamalarımızdır bu. Bunları duymadığımızda O yer bizim için yok olmuştur...

Yoldan, yokuştan şikâyet edenlere,
Faytona binmeyin atlar ölüyor deyip, motorlu araç özlemi çekenlere...

Lütfen siz suyun öteki tarafında kalın, arabanızın kontağını çalıştırın, mis gibi egzoz dumanı çekin ciğerlerinize, korna sesleri müzik olsun kulaklarınıza... Ada´ya dönmeyin...

http://www.adalidergisi.com/cms/adali-dergisi/2010-2019/2018/sayi-152-subat-2018/makale/2337/adali-gezginler-in-gozunden-dunyanin-farkli-ulkelerindeki-fayton-ve-at-arabalari








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Toroslarda köylüler HES şirketini üçüncü kez yendi!
Toroslarda köylüler HES şirketini üçüncü kez yendi!
Elit Gazete
İnsanlar kaçıyor …Tsunami tatil cennetini vurdu!
İnsanlar kaçıyor …Tsunami tatil cennetini vurdu!
Elit Gazete
Genç hissedin, beyniniz genç kalsın
Genç hissedin, beyniniz genç kalsın
Elit Gazete
"Bu Ülke, Her Yerden Nükleer Atıkların Depolanacağı Bir Yer Haline Gelecek"
"Bu Ülke, Her Yerden Nükleer Atıkların Depolanacağı Bir Yer Haline Gelecek"
Elit Gazete
Vücudumuzun yarısı bakterilerden oluşuyor
Vücudumuzun yarısı bakterilerden oluşuyor
Elit Gazete
İrlanda Fosil Yakıt Kullanımından Çekilen İlk Ülke Oldu
İrlanda Fosil Yakıt Kullanımından Çekilen İlk Ülke Oldu
Elit Gazete
Tayvan´da tayfun hazırlığı: Okullar kapatıldı, uçuşlar iptal edildi
Tayvan´da tayfun hazırlığı: Okullar kapatıldı, uçuşlar iptal edildi
Elit Gazete
Türkiye´de su kuşu yaşıyor?
Türkiye´de su kuşu yaşıyor?
Elit Gazete
Yeni salgın tehlikesi
Yeni salgın tehlikesi
Elit Gazete
Kayıp kedi 17 yıl sonra sahibine geri döndü
Kayıp kedi 17 yıl sonra sahibine geri döndü
Elit Gazete
Japonya´da aşırı yağış felaket getirdi: 83 ölü
Japonya´da aşırı yağış felaket getirdi: 83 ölü
Elit Gazete
Suyun Ölümü
Suyun Ölümü
Elit Gazete
İklim değişikliği Kanada´yı vurdu:
İklim değişikliği Kanada´yı vurdu:
Elit Gazete
Şarabın tadında toprağın etkisi var mı?
Şarabın tadında toprağın etkisi var mı?
Elit Gazete
Mağarada mahsur kalan çocukları karanlık nasıl etkiler?
Mağarada mahsur kalan çocukları karanlık nasıl etkiler?
Elit Gazete
Amsterdam´da köpeğine iyi bakmayan turist gözaltına alındı
Amsterdam´da köpeğine iyi bakmayan turist gözaltına alındı
Elit Gazete
Türkiye´nin orman yangınları haritası
Türkiye´nin orman yangınları haritası
Elit Gazete
Tayland´daki çocuklar ´aylar boyunca mağarada kalabilir´
Tayland´daki çocuklar ´aylar boyunca mağarada kalabilir´
Elit Gazete
Vücudun kanserli hücreleri ´yemesini´ sağlayan ilaç üretildi
Vücudun kanserli hücreleri ´yemesini´ sağlayan ilaç üretildi
Elit Gazete
Times: Van kedileri için yüzme vakti
Times: Van kedileri için yüzme vakti
Elit Gazete
Yeme alışkanlıklarımız yaşla birlikte nasıl değişiyor?
Yeme alışkanlıklarımız yaşla birlikte nasıl değişiyor?
Elit Gazete
Doğa Takvimi-Temmuz
Doğa Takvimi-Temmuz
Elit Gazete
Bahçe ve balkonda Latin çiçeği yetiştirmek için 13 neden
Bahçe ve balkonda Latin çiçeği yetiştirmek için 13 neden
.
Marmara Adası´nda yaban hayatı
Marmara Adası´nda yaban hayatı
Elit Gazete
Tarihten siyasete Arnavutluk Zeytinleri
Tarihten siyasete Arnavutluk Zeytinleri
Elit Gazete
Sofralar ´yerli´ olmaktan çıktı; buğday Rusya´dan, pirinç Amerika´dan...
Sofralar ´yerli´ olmaktan çıktı; buğday Rusya´dan, pirinç Amerika´dan...
Elit Gazete
Karaburun´da acele kamulaştırma kararı
Karaburun´da acele kamulaştırma kararı
.
Yumurtalarını donduran kadın sayısı artıyor
Yumurtalarını donduran kadın sayısı artıyor
.
Uyku hakkında 5 gerçek
Uyku hakkında 5 gerçek
.
Gülümseyemeyen insanlar
Gülümseyemeyen insanlar
.