16 Şubat 2019 Cumartesi
DOLAR
5.2601
EURO
5.9335
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Son Yorumlananlar
Ankara için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:17 08:01 13:01 15:25 17:43 19:15
Bugün bana yarın sana lazım olacak nedir? ADALET GENE ADALETTİR

Unutma !
-Global ısınma yükselen deniz seviyesi 2050 yılında shangai ve deniz kıyısındaki Çin şehirlerinde büyük sellere neden olacak.bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak. -Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wringleys marka sakızdır. -Kereviz yerken harcanan ka

İlginç Bilgiler 3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
BEYRUT, HABİBİ!
Elit Gazete
Tarih: 11.2.2018 19:29:59/ 141okunma / 0yorum

BEYRUT, HABİBİ!
AYLİN ASLIM | 29 Aralık 2017 #yaşam
Bana Beyrut için tek bir kelime seç deseniz, “Zarafet” derdim. Parmağınıza ipi dolayıp sizi yavaşça kendine doğru çeken, kulağınıza fısıldayan ve nihayet kalbinizi çalan bir tür zarafet...

“Beyrut” diyince biz Türkler ne diyoruz? Ben söyleyebilirim hemen çünkü geçen hafta Beyrut´a gidişimden önce şunlar dendi bana: “Güvenli değil pek”, “Karışık oralar”, “Karışacak oralar”, “Akıl kârı değil şimdi”, “Yemekler, Allah!”, “Gece hayatı”, “Dikkat et”.

Şunu kabul edelim ve öyle devam edelim: Orta Doğu siyasi tarihine meraklı olan veya oraya bizzat gitmiş olanları ayrı tutuyorum; biz Türkler, Beyrut ve Lübnan hakkında “hiçbir şey” bilmiyoruz. Bildiğimiz de yarım yamalak, çoğu yanlış. Peki, ne bildiğimizi sanıyoruz?

Dille başlayalım: Arapça konuşulan bir ülke Lübnan. Biz Türklere göre Arapça yekpare bir dil ve çoğumuz özellikle İstanbul´a körfez ülkelerinden tatile gelen zengin Araplar´dan duyduğumuz gibi sanıyoruz Arapça´yı. Maalesef bu insanların çoğunun kabalıkları, gösterişi pespayelik derecesinde sevmeleri, kadınlarına uluorta ikinci sınıf insan gibi davranmaları sebebiyle de sevmiyoruz duymayı bu dili, açık konuşalım. Sıfır Arapça bilgime rağmen Beyrut´ta ilk dikkatimi çeken, başka türlü bir Arapça konuşulduğuydu; çok daha yumuşak, tatlı ve melodik. Gerçekten benzemiyor bizim duymaya alışık olduğumuz Arapçaya. Neredeyse herkes Fransızca ve İngilizce konuşuyor; sadece Fransızca bilen biri rahatça yolunu bulabilir burada.

Bana Beyrut için tek bir kelime seç deseniz, “Zarafet” derdim. Parmağınıza ipi dolayıp sizi yavaaaşça kendine doğru çeken, kulağınıza fısıldayan ve nihayet kalbinizi çalan bir tür zarafet... Kafe/restoran çalışanlarından bakkalına ve büfecisine kadar, insanın başını döndüren bir tatlı dille akıyor hayat Beyrut´ta. “Mersi”ler, “Habibi”ler havada uçuşuyor.

Trafiği İstanbul kadar kötü. Birçok yerde trafik ışığı yok ama bizim gibi manyakça korna çalmıyor kimse, inanır mısınız? Sabırla bekliyorlar ortadaki düğümün çözülmesini. Yayaların üstüne araba süren yok, camdan çıkıp ana avrat söven yok.

Sokağa çıkalım: Kendi ülkemde tonla laf duyup nahoş enstantaneler yaşayacağım (tecrübeyle sabit) bir aktivite olarak saatlerce sahilde tek başıma yürüdüm. Bir dönem bakışlara dayanamayıp siyaha boyadığım şu turuncu kafama dönüp bakan bile olmadı. Sahilin en ucunda, Boulevard Beyrut´ta muhteşem Akdeniz manzarasına karşı tek başıma oturdum, içkimi mezemi söyledim, ne tuhaf bir bakış aldım ne de çalışanlardan rahatsız edici bir yüz ifadesi. Tersine, nezaketleri orada çok daha uzun oturmama sebep oldu. Çalan büyüleyici şarkılarla iyice yerleştim yerime; çoğunu biliyorum bu şarkıların, Türkçesini bildiğim Arapça şarkılar. Tek başına gelip oturmuş başka insanları izleyip, hayatlarını tahmin etme oyunu oynuyorum kendi kendime. Akdeniz´e bakıyorum, dalgalar ne getiriyor acaba bana? Ne getirirse kabulüm. Şu an tam burada duruyorum ve durmak istiyorum. Daha önce hiç duymadığınız bir parfümü koklayarak takip etmek gibi Beyrut´un sokaklarında yürümek. Nereye gittiğimi bilmiyorum, ama pek düşünmeden gitmek istiyorum.

Yemekler inanılmaz, evet. Bu kadar zengin mutfağı olan bir yerden gelen bizlerin bile ağzını açık bırakacak kadar olağanüstü. Her öğün. Sırf bunun için gidilir mi Beyrut´a? Vallahi gidilir. Alt tarafı bir buçuk saatlik bir uçak yolculuğu; Kıbrıs´a gider gibi. Vize de yok, ne âlâ.

Gemmayze ve Hamra´da kafe ve barlarda gezin, Rawshe´de yürüyün, Byblos´ta kayalıklarda oturup denize bakın. Dağlara gidip gün batımını izlerken “iyi ki yaptım bunu” deyin. Diyeceksiniz çünkü, biliyorum.

Müslümanlarla Hristiyanlar arasında on beş yıl sürmüş iç savaştan öğrendikleri bir şey var bu insanların ve bunu görmemek imkânsız: Birbirlerini seviyorlar mı bilmiyorum ama kibarca kabul ediyorlar birbirlerinin varlığını. En azından sosyal hayatta bu böyle. Bizde Noel Baba dövenler, yılbaşında kuruyemiş satıyor diye dükkânlara saldıranlar bir tarafa, Beyrut´un çeşitli yerlerine kurulmuş dev Noel ağaçlarının altında Müslüman´ı Hristiyan´ı çoluk çocuk koşuşturuyor, fotoğraflar çekiyor. Müslüman nüfusun yoğun olduğu, Hizbullah bayraklarıyla donatılmış bölgelerde bile Noel ağaçları ve yılbaşı süsleri var. Üstelik Hristiyanlar çoğunlukta da değil artık; mevzu çoğunluk olmak değil demek ki. Mevzu, birlikte yaşamayı bilmek. Beyrut´a gidin ve Türkiye´ye oradan bir bakın. Bu şehirde karşınıza çıkan güzelliklere şaşırabilir ve hatta ne yazık ki, halimize üzülebilirsiniz. Dönüş uçağında yanımda oturan on dokuz yaşında, kara çarşaflı Fatima saçı başı dağılmış elinde bira şişesiyle uçağa binen bana önce yemeğini teklif etti. “Ben aç değilim, alın isterseniz” dedi. Sonra bana Beyrut´u nasıl bulduğumu sordu. Ne kadar etkilendiğimi anlattım. Tepkisini ölçmek için gece hayatından, içip eğlenmekten bahsettim çokça, mutlulukla gülümsedi. “Beyrut´u sevmeniz beni çok mutlu etti.” dedi. Öcü görmüş gibi davranmadı, “Bu ne biçim bir kadın” diye konuşmayı kesmedi, ileride oturan çarşaflı annesi ve ablasına el salladık, onlar da gülümseyerek el salladılar. Uçak inerken Fatima incecik bileğinden bilekliğini çıkartıp benim bileğime taktı. “Bunu size vermek istiyorum, Beyrut´u hatırlayın” diyerek. Gözyaşlarıyla indim uçaktan.

Savaş zamanı bile gece hayatını durdurmayıp delice eğlendikleri söylenir ya hep Beyrutluların, evet, eğlenmeyi seviyorlar. Bizdeki gibi bir yere gidip dans etmeden sap gibi dikilip görülmek amacıyla değil, gerçekten eğlenmek amacıyla çıkıyor dışarı insanlar. Bir barda bir kız tek başına dans ediyor rahatça. Bizde olsa “deli herhalde” derler dansına; dönüp bakan yok. Alternatif müzik mekânı Radio Beirut”ta sahnede bir kız bağıra çağıra şarkısını söylüyor, sonra gidip DJ´liğe devam ediyor, mekân gece boyunca dolup dolup boşalıyor. Herkes kendi dalgasında.

Bunu ne kadar özlediğimi fark ediyorum kendi ülkemde. İnsanların birbirini yargılamayı vazife edinmeden, gerçekten kendileri gibi davranabildikleri, gülümseyip dans etmekten çekinmedikleri bir hayatı… “İstanbul´da gülen yüz kaldı mı” derseniz, gelin bir Beyrut´u görün derim. Herkesin ısrarla “Aman şimdi gitme”, “Tehlikeli oralar” dediği Beyrut´ta insanlar nasıl eğleniyor, bir bakın.

Gittiğinizde, şu sıralar “aslında o kadar kötü değil” diye ikna etmeye çalıştığınız, içinizden “öff amma da abartıyor bunlar da” dediğiniz, Türkiye´ye gelmekten korkan yabancılar gibi davranmış olduğunuzu fark edeceksiniz. Göreceksiniz ki, her an her şeyin olabileceği bir ülkede yaşamanın ne demek olduğunu artık biz de çok iyi öğrenmişiz meğerse. İstanbul´da bir maç çıkışında, bir gece kulübünde ya da havaalanında, ya da herhangi bir Avrupa şehrinin göbeğinde ölmeyeceğimi kim garanti edebilir artık bana? Korkuyla yerime çakılıp kalacağıma, hayatın peşinden koşarak gitmeyi tercih ederim. Öleceğimiz varsa da, olmak istediğimiz yerde mutlu ölelim en azından.

Korkmak insanî bir duygu, bilmediğimiz her şeyden biraz korkmak hiç garip değil, buna da diyecek bir şeyim yok. İki yıldır yazdığım bu blogdaki son yazıma kısmetmiş, bir yeni yıl önerisi isterseniz benden: Yaşamayı seven insanların şehri Beyrut´u görmeden ölmeyin bence.

http://blog.kia.com.tr/yasam/beyrut-habibi








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: BEYRUT HABİBİ
‘ABD Nisan Sonuna Kadar Suriye´den Tamamen Çekilmeye Hazırlanıyor
‘ABD Nisan Sonuna Kadar Suriye´den Tamamen Çekilmeye Hazırlanıyor
AMERİKANIN SESİ
ski Kafkas halkları, Amerikan yerlileri ve Sibirya halklarıyla akrabaymış
ski Kafkas halkları, Amerikan yerlileri ve Sibirya halklarıyla akrabaymış
SPUTNIK NEWS
Ufukta Kıbrıs İçin Yeni Bir Müzakere Masası Görülüyor mu?
Ufukta Kıbrıs İçin Yeni Bir Müzakere Masası Görülüyor mu?
AMERİKANIN SESİ
İki Müslüman Kadın Kongre Üyesi Riyad´ı Tedirgin Ediyor
İki Müslüman Kadın Kongre Üyesi Riyad´ı Tedirgin Ediyor
AMERİKANIN SESİ
RTÜK Başkanı Yerlikaya neden istifa etti, yerine kim gelecek?
RTÜK Başkanı Yerlikaya neden istifa etti, yerine kim gelecek?
BBC TURKCE
IMF´ten Dünya ve Türkiye Ekonomisi Tahmini
IMF´ten Dünya ve Türkiye Ekonomisi Tahmini
AMERİKANIN SESİ
Eski Mısır´ da Hayat
Eski Mısır´ da Hayat
BEYINSIZLER
İkinci Trump-Kim Zirvesi Şubat Sonunda
İkinci Trump-Kim Zirvesi Şubat Sonunda
AMERİKANIN SESİ
CHP´li vekilden AP´ye çağrı: Müzakere sürecini askıya almayın
CHP´li vekilden AP´ye çağrı: Müzakere sürecini askıya almayın
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE
Okyanuslar düşünülenden daha hızlı ısınıyor
Okyanuslar düşünülenden daha hızlı ısınıyor
GAZETE DUVAR
Karlov suikastı davası başladı
Karlov suikastı davası başladı
Deutsche Welle Türkçe
Ne demek ‘Ülkemde Suriyeli istemiyorum´?
Ne demek ‘Ülkemde Suriyeli istemiyorum´?
DİKEN
İnsanlar egemen din anlayışını reddediyor
İnsanlar egemen din anlayışını reddediyor
DİKEN
32 milyon kişi ‘soy´unu sorguladı, 165 bin ad-soyad değişikliği
32 milyon kişi ‘soy´unu sorguladı, 165 bin ad-soyad değişikliği
DİKEN
 AKP ve CHP seçmeninde ciddi bir çözülme var
AKP ve CHP seçmeninde ciddi bir çözülme var
ARTI GERCEK
Yeni Sykes-Picot ve Suriye´de jandarma olmak
Yeni Sykes-Picot ve Suriye´de jandarma olmak
GAZETE DUVAR
´Namaz, siyasi iktidara itaatin bir ifadesi olarak kılınıyor´
´Namaz, siyasi iktidara itaatin bir ifadesi olarak kılınıyor´
ABC GAZETESİ
CHP ve İyi Parti Adıyaman´da eski AKP milletvekilini destekleyecek
CHP ve İyi Parti Adıyaman´da eski AKP milletvekilini destekleyecek
ABC GAZETESİ
Vakıf üniversiteleri akademiyi metalaştırıyor
Vakıf üniversiteleri akademiyi metalaştırıyor
BİR GÜN
Dava yeterli değil, uluslararası soruşturma açılmalı
Dava yeterli değil, uluslararası soruşturma açılmalı
AMERİKALI TURK
Dağarcıktan plastik torbaya nasıl geldik
Dağarcıktan plastik torbaya nasıl geldik
ACIK GAZETE
Bolton Ankara´dan YPG garantisini alabilir mi?
Bolton Ankara´dan YPG garantisini alabilir mi?
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE
 Macron diyalogdan kaçmamalı
Macron diyalogdan kaçmamalı
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE
Müzede spagat
Müzede spagat
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE
BM: İnsan ticareti mağdurları cinsel istismara da maruz kalıyor
BM: İnsan ticareti mağdurları cinsel istismara da maruz kalıyor
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE
Sırplar Vuçiç´e karşı beşinci kez sokağa çıktı
Sırplar Vuçiç´e karşı beşinci kez sokağa çıktı
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE
Biz kavga gürültü peşinde değiliz, öyle şeyler filmlerde olur
Biz kavga gürültü peşinde değiliz, öyle şeyler filmlerde olur
SPUTNIKNEWS
Dileğimiz nakdin seçim in harcanmaması
Dileğimiz nakdin seçim in harcanmaması
SPUTNIKNEWS
İlahiyatçı Kılıç: Ateistlerin yaşamı Kuran´a daha uygun
İlahiyatçı Kılıç: Ateistlerin yaşamı Kuran´a daha uygun
SPUTNIKNEWS
Menbicliler konuşuyor: ´Halkın çoğu savaşın bitmesini istiyor´
Menbicliler konuşuyor: ´Halkın çoğu savaşın bitmesini istiyor´
BBC TURKCE