Ankara
11 Aralık 2018 Salı
Bugün
Bulutlu
3 °C
-1 °C
Çarşamba
Hafif kar - Sağanak
1 °C
-6 °C
Perşembe
Karlı - Yağmurlu
4 °C
0 °C
DOLAR
5.2810
EURO
6.0289
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Son Yorumlananlar
Ankara için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:17 08:01 13:01 15:25 17:43 19:15
Bugün bana yarın sana lazım olacak nedir? ADALET GENE ADALETTİR

Unutma !
-Global ısınma yükselen deniz seviyesi 2050 yılında shangai ve deniz kıyısındaki Çin şehirlerinde büyük sellere neden olacak.bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak. -Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wringleys marka sakızdır. -Kereviz yerken harcanan ka

İlginç Bilgiler 3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Beş yılın ardından neden Gezi direnişi?
GAZETE DUVAR
Tarih: 6.12.2018 17:17:01/ 8okunma / 0yorum

Dinçer Demirkent
dincerdemirkent@gmail.com
Perşembe, 6 Aralık, 2018

Beş yılın ardından neden Gezi direnişi?
Beş yıl sonra iktidar cephesinden gelen itibarsızlaştırma ve kriminalize etme girişimlerinin nedenini, muhalefetin bir pozisyon alamama, politizasyonun önünü kapama süreçleri ile birlikte düşündüğümüzde, sistem karşıtı bir hareket olarak Gezi´nin Erdoğan´ın rüyasında bile göremeyeceği bir kurucu potansiyeli ve yaratıcılığı taşıdığını vurgulamak gerek.
Türkiye tarihinin kitleselliği bakımından en yaygın, repertuvarı bakımından en özgül toplumsal hareketini deneyimledik beş yıl önce. Türkiye´nin her yerinde insanların sokaklara çıkarak ve çok çeşitli yöntemler kullanarak gerçekleştirdiği barışçıl protestoların, karar alma süreçlerini ve eylemlerini gerçek eleştirinin yerine geçirdikleri isyan günleri hakkında sıcağı sıcağına çok şey yazılmıştı. “Haysiyet isyanı”, “küçük burjuva hareketi”, “sınıf karakteri taşıyan bir hareket” tanımlamaları bunlardan en aşina olduklarımız. Bugün hükümetin Gezi´yi tekrar gündeme getirmesi, Gezi´de adı ön plana çıkmış insanlar hakkında yakalama kararı çıkarması, yüzlerce insan hakkında soruşturmalar başlatılması ve bunun bugünlerde başlatılması bir anlam taşıyor. Dolayısıyla hem Gezi´nin öngördüğü kurumsallaşan diktatörlük eleştirisinin öznesi olan Erdoğan hem de muhalefet için Gezi´nin aşılamamış olması yaygın tanımlama ve anlama girişimlerinin ötesinde, bu harekete içkin olan başka bir özelliği tartışmamızı gerektiriyor.

GEZİ´NİN KURUCULUĞU

Bu özelliği doğrudan doğruya tartışmak için asıl olarak eleştirinin adeta dile geldiği repertuvara bakmak gerekir. Türkiye´de kurumsallaşmış bütün yapılara, eylemlerin içinde yer alan siyasal parti ve demokratik kitle örgütleri yapılarına kadar kökten bir eleştiri barındıran bu eleştirilerin kurucu bir gücü olduğunu ilk elde söylemek gerekir. Yüksek düzeyde ve yaygın bir politizasyonun yaşandığı haziran günlerinde yaş, cinsiyet ve kimlik bakımından birbiri ile çelişkili pozisyonlarda da dursalar yan yana gelen insanların ilişkisinin ne kadar yüksek bir yaratıcılığı ve üretkenliği hayata geçirebildiğini görmek gerekir. Şiir sokakta gibi sanat girişimlerinden görselliğin çeşitli biçimlerine; bugün artık çöp haline gelmiş medyaya karşı kendi medyasını oluşturma becerisinin ne kadar hızlı geliştiğine; politik örgütlerin kavrayamadığı muhalefet biçimlerinin ne kadar hızlı örgütlenebildiğini gördük. Haziran günlerinin ardından henüz birkaç ay geçmişken üretilen kitaplar, belgeseller, fotoğraf albümleri, şarkılar çıktı karşımıza. Bildirilerden anlama çabasına, ülkenin geleceğine ilişkin umutlu söylevlerden ütopik fikirlere onlarca politik eserle buluştuk.

Bütün bu olup bitenleri değerlendirirken eleştirinin ve üretici potansiyelin, yaratıcı gücün bir arada düşünülmesi gerekir. Türkiye´deki yapısallaşmış iktidar ve muhalefet ilişkilerini kökten dönüştürecek bu yaratıcı gücün hem muhalefetin düzeni tarafından bütün boyutlarıyla kuşatılamaması hem iktidar tarafından bütün boyutlarıyla ortadan kaldırılmak istenmesinin nedenini böylece kavramak mümkündür çünkü. Gezi´nin eleştirisi ve üretici gücü Türkiye´deki yapısallaşmış temsil ilişkilerine karşı bir direniş, onun yerine özyönetimi, demokrasinin gerçek bir uygulamasını koyan nüveleri yaratmasındaydı en çok. Dolayısıyla kurucu iktidarın demokratik formunun en sade göstergeleri oldular. Halk dediğimiz somut olarak neye tekabül ettiğini geceleri ve gündüzleri sokaklarda yankılanan sloganlarda, salonlarda icra edilen müziklerde, duvarlara yazılan şiirlerde gösterdiler. Ne muhalefetin mevcut formuyla yönlendirebileceği ne iktidarın zapt edebileceği bir enerjiyi ortaya koydular.

AKP NEDEN KURUCU OLAMAZ?

AKP, Haziran 2013 günlerinden beri kurucu olma kapasitesini asla edinemeyeceğini gördüğü bir yıkıcı faaliyet içinde. Bunu açık bir biçimde görebilmek adına iktidarda kalmak için kalan tek dayanağına bakmak yeter. “Beka sorununa.” Beka sorunu kuruculuktan ziyade koruyuculuğa işaret eder. Hatta koruyuculuğun en sert, en katı formuna. Peki, AKP siyasal birliğin bütün unsurlarını dönüştürme, kültürel yapıyı tasfiye etmeye, kurumsallığı tamamen ortadan kaldırıp insanların ertesi günlerini öngöremeyecekleri kaotik bir ortam içinde ve hiçbir gelecek vaadi taşımadan neyi korumaktadır, neyin bekasıdır söz konusu olan? Bu retorik sorunun yanıtı açık elbette, kendi bekası, bir ailenin, aileye bağlı bir çıkar örgütünün ve onları finanse eden imtiyazlı inşaat, medya vs. şirketlerinin bekası.

Yine Haziran 2013 günlerinden beri Türkiye´de yapısal olarak hareket etme konumunda olmayan, başta CHP olmak üzere muhalefet, örgütsel formlarını muhafaza ederek örgütlerinin ellerinden kaymasını izleyen sendikalar, partiler nasıl ilişkileniyorlar bu üretici, kurucu potansiyel ile? Yapısal olarak kuşatmaları mümkün olmayan bu potansiyelin, yaratıcılığın gerçekleştiği haziran günlerinin hemen ardından CHP´nin Ekmek için Ekmeleddin formülü, politize olmuş her yaştan, her cinsiyetten ve her gelir durumundan muhalif kitleleri depolitize etmenin en etkili yolu oldu. Bu depolitizasyon sürecini bozan 7 Haziran seçimleri öncesi politik atmosferi de CHP-AKP arasındaki istikşafi görüşmelerin ardından gelişen kanlı süreçle sona erdirildi.

Beş yıl sonra iktidar cephesinden gelen itibarsızlaştırma ve kriminalize etme girişimlerinin nedenini, muhalefetin bir pozisyon alamama, politizasyonun önünü kapama süreçleri ile birlikte düşündüğümüzde, sistem karşıtı bir hareket olarak Gezi´nin Erdoğan´ın rüyasında bile göremeyeceği bir kurucu potansiyeli ve yaratıcılığı taşıdığını vurgulamak gerek. Bunun da orada kalmadığını, bir potansiyel olarak varlığını sürdürdüğünü.

Evet sözü yine aynı yere getireceğim, içi boşalmış prosedürlerin amaçsız ve programsız biçimde takip edilmesinin yerini, yerel seçimler bağlamında kurucu ve üretici potansiyeli harekete geçirecek bir politizasyon sürecinin, yeni örgütsel formlar bağlamında zeminini oluşturmak için uğraşmadan; demokratik araçların yeniden tesisini bu zeminin üzerinde yükseltmeden, seçimler yoluyla hiçbir şeyin değişmeyeceğine inanmakta olan “kurulu seçmene” muhalefetin hiçbir kanadı hitap edemeyecektir.








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: yılın ardından neden Gezi direnişi
Orta Doğu´da ´yeni güç ekseni´ mücadelesi: Katar hangi hesapları yapıyor?
Orta Doğu´da ´yeni güç ekseni´ mücadelesi: Katar hangi hesapları yapıyor?
BBC TURKCE
Türkiye´nin büyüme performansı: ´Stagflasyona çeyrek kaldı´
Türkiye´nin büyüme performansı: ´Stagflasyona çeyrek kaldı´
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE
Orta Doğu´da eksen arayışlarının merkezi Suriye
Orta Doğu´da eksen arayışlarının merkezi Suriye
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE
Angela Merkel: Kökleri, kariyeri, kişiliği, siyaseti ve mirası
Angela Merkel: Kökleri, kariyeri, kişiliği, siyaseti ve mirası
EURO NEWS
Türkiye´de vatandaşlar döviz kurlarının değişimini doğru tahmin ediyor
Türkiye´de vatandaşlar döviz kurlarının değişimini doğru tahmin ediyor
EURO NEWS
Yargı reformu derken?
Yargı reformu derken?
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE
Merkel Başbakan kalacak
Merkel Başbakan kalacak
SIZE HABER
Merkel´in halefi Türkiye´ye yönelik politikaları nasıl etkileyecek?
Merkel´in halefi Türkiye´ye yönelik politikaları nasıl etkileyecek?
SIZE HABER
Deniz suyu seviyeleri dünya çapında 7 metre yükselebilir
Deniz suyu seviyeleri dünya çapında 7 metre yükselebilir
T24
"Biz magazin nedir, bilmeyiz!"
"Biz magazin nedir, bilmeyiz!"
T24
´Rakı ve yaşam tarzı siyaseti artık bitti´
´Rakı ve yaşam tarzı siyaseti artık bitti´
SPUTNIKNEWS
Dinden Bıkmak ve Bıktırmak
Dinden Bıkmak ve Bıktırmak
KITALAR ARASI
TÜİK´in enflasyon rakamları gerçekçi mi?
TÜİK´in enflasyon rakamları gerçekçi mi?
YESİL GAZETE
Yapay Zeka; İlaç mı, Zehir mi?
Yapay Zeka; İlaç mı, Zehir mi?
DUNYALILAR
İnsansızlıktan Üşürken
İnsansızlıktan Üşürken
DUNYALILAR
´Fransa´daki gerçek anlamıyla halk hareketi,
´Fransa´daki gerçek anlamıyla halk hareketi,
SPUTNIKNEWS
´ABD Kongresi´nde Türkiye dostları çoğalmadı´
´ABD Kongresi´nde Türkiye dostları çoğalmadı´
SPUTNIKNEWS
´Trump´ın Erdoğan´la resmi görüşmeyi iptal etmesi,
´Trump´ın Erdoğan´la resmi görüşmeyi iptal etmesi,
SPUTNIK NEWS
Küresel ısınma: Geç kalıyoruz
Küresel ısınma: Geç kalıyoruz
LONDRA GAZETE
Türkiye ve Venezuela neden yakınlaştı?
Türkiye ve Venezuela neden yakınlaştı?
BBC TURKCE
Irkçı söylemler istisna: Sarı Yelekliler sağdan çıkıp sola evrilmiş bir hareket
Irkçı söylemler istisna: Sarı Yelekliler sağdan çıkıp sola evrilmiş bir hareket
ARTI GERCEK
Sarı Yeleklerinki hor görülmeye isyan
Sarı Yeleklerinki hor görülmeye isyan
GAZETE DUVAR
Dört büyük kulüp batıyor mu?
Dört büyük kulüp batıyor mu?
SPUTNIKNEWS
Biz cemevlerine ayrıcalık değil eşit yaklaşım istiyoruz
Biz cemevlerine ayrıcalık değil eşit yaklaşım istiyoruz
SPUTNIKNEWS
‘ABD Fırat´ın doğusunu kendisi için kırmızı çizgi yaptı,
‘ABD Fırat´ın doğusunu kendisi için kırmızı çizgi yaptı,
SPUTNIKNEWS
Karadeniz´de "fırtına alarmı"
Karadeniz´de "fırtına alarmı"
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE
Fransız Baharı´ mı ´faşizmin ayak sesleri´ mi?
Fransız Baharı´ mı ´faşizmin ayak sesleri´ mi?
BBC TURKCE
Çevre Yasası: Günlük yaşamda neleri değiştirecek?
Çevre Yasası: Günlük yaşamda neleri değiştirecek?
BBC TURKCE
‘Bilim ve Sanat İtibar Görmediği Ülkeyi Terk Eder´
‘Bilim ve Sanat İtibar Görmediği Ülkeyi Terk Eder´
AMERİKANIN SESİ
Türkiye Rusya-Ukrayna krizinde arabulucu olabilir mi?
Türkiye Rusya-Ukrayna krizinde arabulucu olabilir mi?
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE