Ankara
16 Kasım 2018 Cuma
Bugün
Bulutlu
8 °C
-1 °C
Cumartesi
Sağanak
10 °C
2 °C
Pazar
Fırtına
13 °C
3 °C
DOLAR
5.3412
EURO
6.0565
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Son Yorumlananlar
Ankara için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:17 08:01 13:01 15:25 17:43 19:15
Bugün bana yarın sana lazım olacak nedir? ADALET GENE ADALETTİR

Unutma !
Soğuk iklimde yaşayan tatlı su kaplumbağası türü olan kaplumbağaların,sonbaharda derin bir nefes alarak girdikleri sudan,ilkbaharda çıktıklarını ve bu kaplumbağaların üç ay oksijensiz hayatta glikolizden enerji sağlayarak kalabildiklerini ve bunların kalp atışlarının dakikada bir olduğunu,

Su kaplumbağları hakkında bilgi
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Genetik Biliminde Son Durum: Artık Erkeğe Gerek Yok (mu?)
OGGİTO
Tarih: 6.11.2018 09:53:55/ 22okunma / 0yorum

Genetik Biliminde Son Durum: Artık Erkeğe Gerek Yok (mu?)
Ergin Ozan Ekşioğlu
0 3
“Çin´de yapılan bir araştırma deneyi sonucunda bilim insanları, sadece iki dişi fare kullanarak yavru fareler elde etti. Aynı deney, iki erkek fare üzerinde denendiğinde ise başarılı sonuç alınamadı!”
Son günlerde, ülke genelinde, yazılı basında lider olan yayın organlarının da dahil olduğu yüzlerce haber sitesinin genel olarak attığı bir manşet bu. Manşetin, okurun ilgisini çekme kaygısında olduğu açık ve anlaşılır bir durum fakat, haber içeriğinin hatalı olması bir yana, genellikle birbirinden kopyala-yapıştır ile türetilmiş, kaynağı belli olmayan hatalı çeviri ve önermelerle dolu olduğu apaçık gözükmekte. Ayrıca, haberi yapan yayın organlarının hemen hepsi, yapılan deneyin genel olarak neyi amaçladığı ya da nasıl yapıldığını açıklamaktan ziyade, okuyucu kitle üzerinde bir algı manipülasyonu yaratma hedefinde. Bilimdeki gelişmeleri halka anlatma kaygısı gütmeyen medya kesimi, her zaman olduğu gibi, yine yoğurdun sadece kaymağı ile ilgilenmekte.

Hâl böyle iken, deneyin sanal sosyal dünyada izdüşümünün trajikomik olması da kaçınılmaz. Dayanak olarak bilim alınınca, üremenin sperm olmadan, çift olan kadınlar tarafından yapılabileceği ve erkeğin aslında işlevsiz olduğu sonucuna varan görüşten hoşlanan (ya da dalga geçen) kimi okur, erkek egemen toplumdan, az da olsa hıncını alabilmenin keyfini sürmekte.

Ve hikâyenin kurmaca yapısı öyle bir evrilmiş durumda ki, deneyi yapan araştırmacıların yapacakları detaylı bir açıklama bile deneyin kimi okur üzerindeki algı seyrini değiştiremeyecek gibi gözükmekte. 1947´de ilk UFO gözlemini yapan sivil pilot Kenneth Arnold´un, gazete haberleri sonrasında, gördüğü cisimlerin daire şeklinde olduğunu söylemediğini beyan etmesinin gazeteler tarafından umursanmaması gibi, bu konu da artık raydan çıkmış gözükmekte. (Halk, Uçan Daire terimini çok sevmişti ve medya patronları satışlardan memnundu.)

Ve sonuç olarak, kimi bilinçli okur güvenilir bilimsel içerik yayınlayan kaynaklardan detaylı ve doğru bilgi edinme kaygısında olsa da, köpeğin insanı ısırmasının değil, insanın köpeği ısırmasının haber olduğu düsturuyla hareket eden haber siteleri genel kitlenin algısına hâkim olmuş gözükmekte.

Peki nedir bu bilim insanlarının derdi? Erkek ya da kadını işlevsizleştirmek gibi bir kaygının olmadığını anladık. O zaman genetik araştırmaların hedefi ne? Doğanın kurallarını bozmaya mı çalışıyoruz? Bunun, medeniyetimizin ilerlemesine ne katkısı olacak? Tanrının rolünü çalmak zorunda mıyız?

Genetik ile ilgili bilinen ilk modern çalışmalar 19. yüzyılın ortalarına, Çek asıllı bir rahip olan Gregor Mendel´in bezelye deneylerine dayanır. O döneme kadar kalıtımla ilgili önde gelen iki kuram vardı. İlki, ebeveynlerin özelliklerinin bir çocuk yaratmak için eşit derecede ve beraber harmanlanmış olduğunu öne sürüyor, ikincisi ise bir çocuğun içine doğduğu çevrenin, çocuğa özelliklerini verdiğini öngörüyordu. Mendel her iki kuramı da çürüttü.

Mendel´in, manastırın bahçesinde yaptığı yürüyüşlerin birinde, sıradan bezelye tohumları arasındaki renklerin ayırdına varmasıyla başladı bu macera. Bitkiler üzerinde incelemeleri sonucunda toplamda bulduğu yedi niteliğin, kesinlikle beraber harmanlanmış olmadığını anladı ve deneyler yapmaya başladı.

Yeşil tohumlu bezelyelerle sarı tohumlu bezelyeleri çiftleştirdiğinde, çıkan bezelyelerin tümü yeşil tohumlu oluyordu. Ama ilk nesli kendi arasında çiftleştirdiğinde, gelecek neslin dörtte biri sarı tohumlu oldu. Aynı şey, boylara göre yaptığı deneylerde de gerçekleşti. Uzun saplı bezelyelerle kısa saplı bezelyeleri çiftleştirdiğinde, takip eden nesil tümüyle uzundu, ama torunlarının dörtte biri kısaydı.

Bu model, Mendel´in sonraları aleller, genler ve baskın-çekinik kalıtım olarak adlandırdığı özellikleri anlamasını sağladı. Temelde Mendel, her bir bitkinin her bir ebeveyninden her bir özellik veya gen için, bir kalıtımsal birim veya alel aldığı sonucuna vardı. Dış görünüşte alellerden sadece biri etkin olabilmesine karşın –baskın alel– sonraki nesle aktarılmada her ikisinin de eşit şansı bulunuyordu. Bu yüzden uzun saplı bezelyeler, kısa saplı bezelyelerle çiftleştirildikten sonra, döllerinin tümü baskın alel olan uzunluğa ve çekinik alel olan kısalığa sahipti.

Bu temel gözlem, modern genetiğin çıkış noktasıdır ve neden belli özelliklerin nesilleri atlayıp daha sonra ortaya çıktığını açıklar. Mendel´in çalışmalarını, bilim insanları 20. yüzyılın başlarında yeniden keşfetmiş ve bu, genetik bilimindeki çalışmaları kökünden değiştirmiştir.

Genetik biliminin dünyayı sallaması ise 20. yüzyılın sonuna denk gelir. Bizim de dahil olduğumuz grup olan memeliler üzerinde ilk çoğaltımsal klonlama 1997 yılında başarıyla gerçekleştirildi. Roslin Enstitüsü´nde bir grup bilim insanı, çekirdek transferi denilen bir süreçle, erişkin bir donör hücreden genetik madde alıp, genetik maddesi çıkarılmış döllenmemiş bir yumurtaya naklettiler. Dolly adı verilen kuzu, annesinin çekirdek DNA´sından kopyalanmıştı yani başka bir deyişle annesi ve Dolly aslında farklı nesillerde doğmuş tek yumurta ikizleriydiler.

Dolly´nin ömrü her ne kadar kısa olduysa da, vücudun belli bir göreve hizmet eden bir parçasından alınan bir hücrenin, tümüyle yeni bir organizma yaratmak için kullanılabileceği bilimsel olarak ispatlandı. Dolly´den önce hemen hemen tüm bilim insanları, bir hücrenin belli bir görev edindikten sonra ancak aynı göreve hizmet eden hücreler üretebileceğini düşünüyordu. Ama Dolly tamamıyla annesinin meme bezinden alınan bir hücreden yapılmıştı ki bu da belli bir göreve kodlanmış hücrelerin yeniden programlanabildiğini kanıtlıyordu.

Bu tarihten sonra genetik bilimi üzerindeki çalışmalar hız kazandı. 2003 yılında başlatılan Encode isimli uluslararası araştırmanın ilk sonuçları dört yıl sonra yayınlanmaya başladı. Pilot uygulamayla başlayan bu projede 2016 yılına kadar, DNA diziliminin bütününü oluşturan üç milyar çift gen incelendi. Projenin sadece izin verilen bir kısmı Nature ve benzeri bilimsel dergilerde yayınlanmaya devam ediyor. Zamanla geliştirilen deneylerde, kök hücrelerden yumurta üretilip laboratuvar ortamında yetiştirilmeye başlandı. Olgunlaşan yumurtalar ise dişi deneklere implante edilerek başarılı sonuçlar elde edilmeye başlandı. Ve ayrıca Dolly´den sonra, günümüze kadar, inekler, fareler, keçiler ve domuzlar çekirdek transferi kullanılarak başarılı bir şekilde üretildi.

Erkeklerin sonunun geldiği önermesini sunduğu zannedilen dişi fareler deneyi ise IVG (in vitro gametogenesis) denilen yeni bir süreç. Araştırmacılar, bunu dişi farelerin birinden yumurta, diğerinden de yarı kromozomlu embriyonik kök hücre alarak sağladı. Bilim insanlarının "bimaternal" (iki anneli) deney yapmasının amacı, aynı cinsiyetten ebeveynlerle yavru fare üretebilmek için eşeyli üremenin hangi kurallarını bozmanın gerektiğini anlamaktı. Gen düzenleme teknolojisiyle, iki fareden alınan yapıların birbiriyle uyumlu hale gelmesi için üç farklı genetik komutun silinmesi gerekiyordu. İki babadan yavru üretmek ise benzer fakat daha karmaşık bir süreçti. Bunun için bir sperm, bir yarı kromozomlu embriyonik kök hücre, tüm genetik bilgileri alınmış bir yumurta ve tüm bunların uyumlu olabilmesi için yedi genin silinmesi gerekiyordu. Deney hem iki dişi fare hem de iki erkek fare ile başarılı oldu, ne var ki erkek fareler deneyinden elde edilen yavruların ömrü birkaç gün sürdü. Bunun sebebini, araştırmayı yapan ekip, bu sürecin daha karmaşık ve zor olmasından kaynaklandığını açıkladı.

Sonuçta, iki anneli farelerdeki hataların silinebileceği ve ayrıca memelilerde iki babalı üreme engelinin de aşılabileceği deneyimlendi. Teknik olarak bu yöntem, erkek hücrelerinden yumurta hücreleri üretmek için de kullanılabilir, böylece bir bebeğin aynı cinsiyetten çiftlerden yaratılması mümkün olur.

Böyle bir teknolojinin insanlarda kullanıma ne zaman hazır olacağını tahmin etmek zor. Ancak çalışma sürekli ilerliyor ve 20 yıl gibi bir zaman diliminde inanılmaz bir ilerleme kaydedileceğine ilişkin görüşler çoğunlukta. IVG tıpta devrim niteliğinde çünkü kemoterapi benzeri ağır tedaviler nedeniyle çocuk sahibi olamayanlara da umut vermekte. Infertil (doğurganlığını yitirmiş) hastaların başka hücrelerinin, sağlıklı yumurtalara veya spermlere dönüştürülmesi bu süreçle olanaklı hale gelebilir.

Kompleks canlı türlerinin laboratuvar ortamında üretilmesinin, inanç sahibi büyük bir kitle içerisinde huzursuzluk yarattığını ve birçok ülkenin bu araştırmalara kanuni sınır koyduğunu biliyoruz. Tanrının rolünü çalan bilim insanları, otoriteler tarafından yıllardır baskı altında tutulmakta, fakat özel sektörün mali olarak desteklediği ve kamudan gizli, uluslararası sularda kurulan laboratuvarlarda, insan üretim çalışmalarının bile yapıldığına ilişkin söylentiler de yayılmakta.

İleri Okuma: Dissociating Genome & Identity-Molhoek, Braden / On Cloning-John Harris / Principles of Cloning-Robert Lanza








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Genetik Biliminde Durum Artık Erkeğe Gerek
21. yüzyılın en iyi dünya filmleri
21. yüzyılın en iyi dünya filmleri
BBC
Elon Musk´ın Devrim Niteliğindeki Projesinin Detayları
Elon Musk´ın Devrim Niteliğindeki Projesinin Detayları
BEYINSIZLER
Evrim bilginizi bu mini sınavla test edinYayınlandı
Evrim bilginizi bu mini sınavla test edinYayınlandı
BEYINSIZLER
Antalya´da 2200 yıllık antik kent gün yüzüne çıkarıldı
Antalya´da 2200 yıllık antik kent gün yüzüne çıkarıldı
BEYINSIZLER
Sit alanı olan tarihi köye mermer ocağı ruhsatı!
Sit alanı olan tarihi köye mermer ocağı ruhsatı!
ACIK GAZETE
Almanya´da karnaval sezonu başladı
Almanya´da karnaval sezonu başladı
DW
Caddeler Elektrikli Scooter İstilası Altında
Caddeler Elektrikli Scooter İstilası Altında
VOA
Yeraltı trenlerinde iletişim kurabilmek artık mümkün…
Yeraltı trenlerinde iletişim kurabilmek artık mümkün…
LONDRA GAZETE
Güneş enerjisini 18 yıl boyunca depolayabilen molekül bulundu
Güneş enerjisini 18 yıl boyunca depolayabilen molekül bulundu
AÇIK GAZETE
30. Ankara Uluslararası Film Festivali Yarışma Başvuruları 12 Kasım´da Başlıyor!
30. Ankara Uluslararası Film Festivali Yarışma Başvuruları 12 Kasım´da Başlıyor!
GAİA DERGİ
Miskinlik Tuzağında Yapay Zekânın Kucağına Sürüklenen İnsanlığını Bekleyen Trajik Son
Miskinlik Tuzağında Yapay Zekânın Kucağına Sürüklenen İnsanlığını Bekleyen Trajik Son
OGGİTO
Kozmik Adresimizin Son Satırı: Bil(me)diğimiz Güneş Sistemi
Kozmik Adresimizin Son Satırı: Bil(me)diğimiz Güneş Sistemi
OGGİTO
Yapay Bir Özgürlük Vaadi; Teknoloji
Yapay Bir Özgürlük Vaadi; Teknoloji
DUNYALILAR
´Herakles´in sopası´ Adıyaman´da bulundu
´Herakles´in sopası´ Adıyaman´da bulundu
GAZETE DUVAR
Yapay zeka neler getiriyor, neleri götürecek?
Yapay zeka neler getiriyor, neleri götürecek?
GAZETE DUVAR
Alman arkeologlardan Gaziantep´teki antik kentte keşif
Alman arkeologlardan Gaziantep´teki antik kentte keşif
DW
Kıbrıs´a özgü yeni bir örümcek türü keşfedildi!
Kıbrıs´a özgü yeni bir örümcek türü keşfedildi!
GIDA HATTI
NASA Test Sırasında Dünya Rekoru KırdıYayınlandı
NASA Test Sırasında Dünya Rekoru KırdıYayınlandı
BEYINSIZLER
BİLİMİnsanlara Diğer Canlılardan Daha Zeki Olduğunu Düşündürten Sebeple
BİLİMİnsanlara Diğer Canlılardan Daha Zeki Olduğunu Düşündürten Sebeple
BEYINSIZLER
Z Kuşağı ve Öncesi Arasındaki 8 Anahtar Fark!Y
Z Kuşağı ve Öncesi Arasındaki 8 Anahtar Fark!Y
BEYINSIZLER
Gülümseyen Bebek  .
Gülümseyen Bebek .
Elit Gazete
Ay Piramidi´nde ‘yeraltı dünyasına´ çıkan tünel bulundu
Ay Piramidi´nde ‘yeraltı dünyasına´ çıkan tünel bulundu
ARTI GERCEK
Bitkiler herhangi bir tehdit sırasında nasıl savunmaya geçiyor?
Bitkiler herhangi bir tehdit sırasında nasıl savunmaya geçiyor?
GAIA DERGI
Hattuşaş´da 3 bin 500 yıllık boğa biçimli içme kabı bulundu
Hattuşaş´da 3 bin 500 yıllık boğa biçimli içme kabı bulundu
BEYINSIZLER
Son Dönemlerde Keşfedilen 10 Maya GizemiYayınlandı
Son Dönemlerde Keşfedilen 10 Maya GizemiYayınlandı
BEYINSIZLER
Dünyanın en önemli arkeolojik buluntularıYayınlandı
Dünyanın en önemli arkeolojik buluntularıYayınlandı
BEYINSIZLER
Çin´de kurulacak fabrikada robotlar robot üretecek
Çin´de kurulacak fabrikada robotlar robot üretecek
SPUTNIKNEWS
Umut vaat eden yeni ´Truva atı´ antibiyotiği
Umut vaat eden yeni ´Truva atı´ antibiyotiği
BBC
Hiç Sesli Kitap Dinlediniz mi?
Hiç Sesli Kitap Dinlediniz mi?
OGGİTO
4. Ankara Uluslararası Komedi Festivali´nin programı belli oldu!
4. Ankara Uluslararası Komedi Festivali´nin programı belli oldu!
GAİA DERGİ